Ev Temizliği’ için Arşiv

Ev Temizliği

25 Nisan 2011 Yazan admin

ev temizliğiEv temizliği Sağlıklı hayat için TEMİZ EVLER!
Alerjik maddeler içermeyen ve çevreyle dost ürünlerle dekore edilmiş bir evin; fiziksel sağlığımızı en iyi biçimde koruyacağı bilinen bir gerçek. Peki bunu nasıl sağlayabilirsiniz? İşte size evinizin çeşitli bölümlerinde sağlığınızı korumanızı ve daha rahat yaşamanızı sağlayacak pratik öneriler: Ev temizliği
* Oturma alanlarında: Koltukların ve iskemlelerin arkaları, bel sağlığını koruyacak şekilde ergonomik olmalı. Oturma gruplarının güneş görmesine özen gösterin ve odayı her gün havalandırın. Masa ve sehpaların köşeleri tehlike oluşturabileceği için yuvarlak olmaları daha iyi. Döşemelik kumaşları ve perdeleri yanmaz tipte olanlardan tercih edin.
* Mutfakta: Keskin ve ağır objeleri dolap ya da çekmece içlerinde saklayın. Mutfak yerlerini ve tezgah üstlerini temizlemek için mikropları öldüren anti-bakteriyel temizlik malzemelerini kullanın. Mutfakta yiyeceklerin temas ettiği yüzeyleri kimyasal maddelerle temizlemekten çekiniyorsanız, buraları tuza batırılmış limonla silerek bu işi doğal bir şekilde yapabilirsiniz.Ev temizliği
* Banyoda: Çocuklar için çok tehlikeli olabilecek ilaçları, tıraş bıçaklarını ve tırnak makaslarını her zaman dolapların içinde bulundurmaya özen gösterin. Islak zeminlere, kaymayan paspaslar serin. Lavabo ve küvetleri, anti-bakteriyel malzemeyle yapılanlardan seçebilirsiniz. Banyonuzun yerlerini kuru tutmaya özen gösterin. Mümkün olduğunca sıvı sabun kullanın.
* Yatak odalarında: Yün yatak ve kuştüyü yastık yerine sentetik olanları tercih edin. Nevresim takımlarını 60 derecenin üzerinde sıcak suda yıkayın. Yatak odalarını boyatırken kurşun-bazlı boya kullanılıp kullanılmadığını özellikle kontrol edin.

EĞİTİM ÖNEMLİ

Prof. Dr. Şükran Şafak, konutlarda çöplerin ağzı kapalı çöp kovalarında toplanması ve içine plastik torbalar geçirilmesi gerektiğini belirterek, şu bilgiyi verdi:

‘‘Araştırmaya katılan kadınların yüzde 69.4′ü konutlarında çöpleri sağlık kurallarına uygun olarak toplarken, yüzde 30.6′sının buna özen göstermedikleri tespit edildi. Çöp kutularının her gün düzenli olarak deterjanlı su ile yıkanması gerekir. Ancak kadınların yüzde 62.9′unun bu kurala uymadıkları anlaşıldı.’’

Şafak, ev temizliğinde haşerelerle mücadelenin önemli bir yer tuttuğuna işaret ederek, kadınların yüde 8′inin haşerelerin yaşayabileceği ortam yaratmamaya dikkat ederken, yüzde 92′sinin bu konuya özen göstermediklerini söyledi.

Şafak, konutları temizleme şekli ile eğitim düzeyi arasında yakın ilişki bulunduğuna dikkati çekerek, eğitim düzeyi yükseldikçe, sağlık kurallarına uygun temizlik yapma şeklinin de yükseldiğini belirtti.

Prof. Dr. Şükran Şafak, kurallara uymaksızın, gelişigüzel yapılan temizliğin daha çok bakteriye neden olacağını belirterek, bu konuda herkesin bilgi sahibi olması gerekiğini sözlerine ekledi.

Bahar temizliği yaparken sakat kalmayın

Ev hanımlarının bahar temizliği yaparken hiç farkında olmadan ters hareketlerle sakat kalabileceği belirtildi. Bahar temizliği yaparken birçok sorunun ortaya çıkabildiğini belirten beyin, omurilik ve sinir cerrahı Doç. Dr. Ahmet Yıldızhan, ev hanımlarına uyarıda bulunarak, “Eğer hanımlarımız kendilerine dikkat etmezlerse temizlik esnasında yapılan yanlış bir hareket bel fıtığına dahil birçok bel rahatsızlığına davetiye çıkaracaktır” dedi.
“Ev hanımları işlerini tabii ki yapacaklar ancak dikkat etmeleri gereken bazı hususlar var” diyen Doç. Dr. Yıldızhan, şu önerilerde bulundu: “Öncelikle çevreden yardım almadan çok ağır yükler kaldırılmamalı, eşyalar itilip çekilmemelidir. Cisimler bir yerden başka bir yere taşınırken bel eğik değil dik pozisyonda olmalıdır. “
Yurtiçi ve yurtdışından gelen hastalarına uyguladığı bel ve boyun ameliyatları ile tanınan beyin, omurilik ve sinir cerrahı Doç. Dr. Yıldızhan ev hanımları için önerilerini şöyle sıraladı:
Ayakta çalışırken tek ayağın altına alçak bir cisim çekilmeli, vücut ağırlığı zaman zaman bir bacaktan diğerine aktarılmalıdır.
Eşya taşınırken gövdeye yakın tutulmalıdır.
Bir cismi kaldırırken yavaş ve temkinli hareket edilmeli, ani hareketlerden kaçınılmalıdır.
Ağır bir yük belden daha yukarıya kaldırılmalıdır.
Yük elde iken dönmek gerikiyorsa belden değil, ayakların yeri değiştirilerek dönülmelidir.
Raflardan kitap veya herhangi bir eşya alınırken önce ayak altına yükseltici birşey konmalı ve eşyanın hizasına yükseldikten sonra alınmalıdır.

Baca temizliği
İstanbul’da en çok ot, çöp, baca ve elektrik yangını çıktığına dikkat çekilerek, vatandaşların kış öncesi mutlaka baca temizliği yaptırmaları istendi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, mutfak aspiratörü ve bacalarda biriken kurumların zaman zaman tutuşarak potansiyel yangın tehlikesi oluşturduğu vurgulandı. Biriken kurumların ayrıca baca çıkışını etkileyerek yanma verimini düşürdüğü ve tütme ile dumanın geri tepmesine neden olduğu belirtilen açıklamada, ‘’Geri tepen dumandan yayılan karbonmonoksit gazı zehirlenmeleri nedeniyle ölümler yaşanabiliyor’’ denildi. Bu nedenle ‘’özellikle kış öncesi mutlaka baca temizliği yaptırılması’’ uyarısında bulunulan açıklamada, temizliğin doğalgaz bacalarında yılda bir, normal bacalarda da yılda iki kez olması gerektiği kaydedildi. Lokanta ve yemek fabrika bacalarının ise 15 günde bir yetkili ve ehliyetli firmalara temizlettirilmesinin önemine işaret edilen açıklamada, çatlak bacaların mutlaka tamir ettirilmesi, tıkalı olanların da açtırılması gerektiği bildirildi.

Tertemiz camlar
Hepiniz temizlenmiş cama yağan yağmurun, sıcaklık farklılıklarından oluşan buğunun sıkıntısını yaşıyorsunuz. Gerçek bir yenilik olan Camsil Vitrin; camlarınızı tertemiz yapıyor, yağmur damlacıklarından etkilenmiyor, buğu oluşmasına izin vermiyor. Artık görüşünüz engellenemeyecek!

Türk, temizliği sever

Özellikle turistlere “Türkiye” veya “Osmanlı” deyince akıllarına ilk olarak neyin geldiği sorulsa, kuvvetle muhtemel verecekleri cevap “Türk hamamı” olurdu herhalde… Hoş şimdileri birkaç yıkık dökük zorla ayakta kalabilen hamam olsa da bir devir Osmanlı kültürünün önemli parçalarından biriydi. Tabii hamamların bu denli yaygın olmasının sebebi İslamiyet’in temizliğe verdiği önemin yansımalarıydı. Kirliliğin zıddı olan temizliğin menbaının iman olduğunu bilen halk temizliğe ayrı bir ihtimam gösterirdi. Daha 100 sene evveline kadar Avrupa’da evlerin içerisinde tuvalet ve banyo bulunmazken Peygamber Efendimiz 1400 sene önce Müslümanlara taharet, namaz ve gusül abdesti, misvak ve güzel koku gibi temizliğin edep ve şartlarını öğretmişti. Zaten hamam kültürü de İslamiyet’in temizlik hususundaki bu hassasiyeti üzerine yaygınlaştı.
Müslüman ülkelerdeki durum bu iken Hıristiyan Avrupa’da durum çok farklı idi. Hamam sayısının sekiz olduğu Paris’te halk “banyocu” denen esnaflar sayesinde yıkanma şansına sahipti. Bu adamlar, ikişer ikişer gezerler, bakırdan bir tekneyi peşlerinden sürükleyerek sokak sokak, mahalle mahalle dolaşırlardı. Eğer yıkanmak isteyen bir aile tarafından çağırılırlarsa bakır tekneyi evin bu iş için el verişli bir yerine yerleştirirler, ev halkı da bu şekilde yıkanırdı. Bu şekilde yıkanmak o kadar zor, o kadar masraflı bir işti ki, dar gelirli şehirliler, böyle lüks bir işe pek seyrek kalkışırlardı. Orta halli bir Parisli bile ancak bayramlardan ve önemli günlerden önce temizlenme şansına sahipti. Günümüzden 160 yıl kadar önce Parisli bir Fransız vatandaşının yıllık yıkanma masrafı 3 frank 20 sent gibi bir rakam olmasına karşılık aynı yıl içinde bir kadının doğum yapması bir Parisliye sadece 1 frank 72 sente mal oluyordu.
Rönesans ile birlikte temizlik anlayışında garip bir değişim yaşandı. Bu, o dönemki doktorların Avrupa toplumu üzerinde bıraktığı etki üzerine halkın yıkanmaktan korkmaya başlamasıydı. Bu hayli ilginçti. Zira o dönem doktorlar banyoyu tavsiye etmedikçe yıkanmanın sağlık açısından tehlikeli olduğu inancı yaygındı. “Günlük Sağlık Bakımı” isimli kitabın yazarı olan doktor, “Kulaklara kaçırmamak şartıyla başınızı yıkayabilirsiniz” diyordu. Fakat Jean de Renoe adlı başka bir doktor ise aynı fikirde değildi. “Ellerinizi yıkayabilirsiniz” diyordu. “Ayaklarınız da yıkamanızda bir mahzur yoktur. Fakat başa su sürmek, son derece tehlikelidir. Unutmamalıdır ki başa sürülen su, her türlü derdin kaynağıdır.” görüşünü savunuyordu.
Bu gibi konularla yakından ilgili bir yazar olan Theophrashe Renaudot da bir kitabında aynı konuya temas etmişti: “Doktorlar tavsiye etmedikçe banyo yapmak sadece lüzumsuz bir hareket değil, tehlikelidir de… En büyük zararı da müstakbel annelerin karınlarındaki hayat meyvelerini yok etmesidir.”
İşte sudan bu denli korkulduğu dönemde Avrupa toplumunda pislik almış başını gidiyordu. Öyle ki uzun süredir yıkanmayan, hatta silinip temizlenmeyen insanlar, üzerlerindeki pis kokuyu örtmek için ağır parfümler kullanıyorlardı. Venedik gemileriyle Doğu ülkelerinden gelen pahalı kokular için avuç dolusu paralar ödeniyordu. En kibar muhitlerde bile kadınlar, yanlarında ağır esanslara batırılmış küçük sünger parçaları taşırlar, arada bir koltuk altlarına sürerek kokularını örtmeye çalışırlardı.
Nihayet bu karanlık dönem Pasteur’ün sağlık kurallarına verdiği önemden sonra düzelmeye başladı. Fransız halkı artık suyun korkulacak bir şey olmadığını, aksine sağlığın temizlikle, temizliğin de suyla sağlandığını öğrenmeye başlamıştı. Koskoca Paris’te hamam sayısı sekizi onu geçmezken kısa zamanda bu temizlik evleri çoğaldı.
Osmanlı döneminde hamamlar sadece yıkanıp paklanmanın dışında sosyal renkli mekânlardı da. Hamama, havlu, fırça, kına, sürme, bir kalıp Girit sabunu ve sedef kakmalı nalınlarıyla beraber ve hizmetkarlar eşliğinde gidilirdi. Varlıklı konak hanımları bir bu mahalle hamamlarından geri kalmazdı.
İmparatorluğun en ihtişamlı zamanında, şehrin her mahallesinde sıcak ve soğuk banyolar, çeşmeleri, kubbeli mermer odalarıyla, haftanın belirli günlerinde de sadece kadınlara açık olan bir hamam mutlaka bulunurdu. Evliya Çelebi’nin aktardığına göre, 17. yüzyılda İstanbul’da 4 bin 536 özel hamam ve 300 adet halka açık hamam bulunuyordu. Banyoların evlere girmeye başlamasıyla birlikte bu sayı 19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde 130’lara kadar düşmüştü.
Temizliğe bu denli önem veren Osmanlı’da sabunların da ayrı bir yeri vardı. O dönemler en kaliteli ve en çok aranan sabunlar Girit Adası, özellikle de Kandiye’de yapılanlardı. Kandiye sabunları temizlik ve iyi pişmiş olmaları ile nam salmıştı.
19. yüzyıla gelindiğinde elma, armut, üzüm, şeftali, kiraz, muz, kavun, çilek, kayısı, limon şeklinde üretilen ve her birine has kokusuyla dikkat çeken meyve sabunları piyasaya çıkmıştı.
Osmanlı’nın temizliğe verdiği önem seyyahların da dikkatini çekmiş olacak ki yazdıkları seyahatnâmelerde bu konuya sık sık değinirler.
M. de Thevenot 1665 yılında Paris’te yayınladığı “Relation d’un voyage fait an Levant” isimli eserinde “Türkler çok yaşarlar ve az hasta olurlar. Bizim memleketlerdeki böbrek hastalıkları ve daha bir sürü tehlikeli hastalıkların hiç birini bilmezler. Öyle zannediyorum ki, Türklerin bu mükemmel sıhhatlerinin başlıca sebeplerinden biri de sık sık hamama gitmeleri ve yeyip içmedeki i’tidalleridir. Çünkü az yemek yerler, Hıristiyanlar gibi karma karışık şeyler yemezler, umumiyet itibariyle içki alemleri yapmazlar ve daima idman yaparlar.” der.
Uzun yıllar ülkemizde kalan bir başka seyyah Edmondo de Amicis, 1883 yılında Paris’te yayınladığı “Constantinople” isimli eserinde temizlikle ilgili olarak; “… Yüzler, eller, ayaklar, tertemiz, yamalı kıyafet pek az ve hele kirlisi hemen hiç yok, bütün ictimai sınıflar arasında umumi ve mütekabil bir hürmet ve riayet manzarası göze çarpıyor.” der.
Ayakkabıların eve girince çıkarılma gibi bir adeti olmayan Avrupa’da yaşayan Ledy Craven, 1786 yılında Paris’te yayınladığı “Voyage de Milady Craven a Constaninople, par ia Crimee en 1786” isimli eserinde buna atıfta bulunarak: ‘’…Bu harem dairesinin içi kadar temiz bir yer tasavvur edilemez, döşeme tahtalarıyla dehlizler sık ve sağlam hasırlarla kaplıdır. Ne erkeklerin, ne kadınların dışarıda giydikleri pabuçlarıyla hiç bir zaman ev içlerine girmemeleri Türkler arasında adet olduğu için, döşeme tahtalarında hiçbir zaman kir görülemez.” der.

Temizlik kağıdı kullanmıyoruz

Türkiye, temizlik kağıdını 110 ülkeye ihraç etmesine rağmen, yeterince temizlik kağıdı kullanmıyor. Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri’nin “Temizlik Kağıdı Sektörü Raporu”na göre, temizlik kağıdı tüketimi Avrupa ülkelerinden düşük olan Türkiye, Müslüman ülkeleri arasında, 800 gramlık temizlik kağıdı tüketiminde Tunus’un ardından 7. sırada yer alıyor. Müslüman ülkeler arasında Lübnan, yıllık kişi başına 7.8 kilogram ile ilk sırada yer alıyor. Türkiye’de yeterince temizlik kağıdı kullanılmadığı vurgulanan raporda, temizlik kağıdının en çok tüketilen çeşidi olan tuvalet kağıdında yıllık kişi başına tüketimin 4 rulo, kağıt havlu tüketiminin ise 1 rulo olduğu kaydedildi. Avrupa’da yıllık kişi başına kağıt havlu tüketiminin Türkiye’den 19 kat daha fazla olduğu ifade edilen raporda, Türkiye’de nüfusun sadece yüzde 8’inin kağıt havlu kullandığına işaret ediliyor. Türkiye’nin temizlik kağıdı ihracatının 82 bin ton olduğu ifade edilen raporda, ihracat değerinin 122 milyon dolara ulaştığı kaydedildi. En fazla ihracat gerçekleştirilen ülke olan İsrail’i, Güney Afrika Cumhuriyeti, Romanya ve İngiltere izledi. Türkiye’nin, temizlik kağıdı ithalatı ise 37 milyon dolara ulaştı.

Günlük ev temizliği`nin Püf noktaları

Kötü kokular

Evinizdeki kötü kokulardan kurtulmak için bazı önlemler alabilirsiniz. Örneğin sigara kokusunu gidermek için salonun bazı yerlerine birer tabak içinde sirke koyun. Çöp torbasından yayılan kötü kokular için kutuya limon kabuğu ve buz parçaları koyun.

Toz alırken

Zeminin tozunu almak istediğiniz zaman bir gazete kâğıdını kenarlarından ıslatın ve yere bastırın. Sonra kâğıdı katlayın. Tozdan böylece kurtulursunuz. Tahta döşemelerin tozunu almak için gazete kâğıdı çok kullanışlıdır.

Mürekkep lekeleri

Duvardaki mürekkep lekelerini çıkarmak için bir çay fincanı suya bir yemek kaşığı çamaşır suyu ilave edin. Pamuklu bir bezi bu karışımla ıslatıp lekeli yeri silin.

Duvarları silerken

Evinizin duvarlarını sileceğiniz zaman hafif bir deterjanı suyla karıştırın. Duvarları bu karışımla aşağıdan yukarı doğru silmeye başlayın. Bu şekilde davranınca duvarda leke kalmasını önlersiniz.

Elma kabukları

Yediğiniz elmaların kabukların atmayın. Bunları güzelce kaynatın. Suyuyla tencerelerinizi ve mutfak takımlarınızı yıkayın. Her şeyin pırıl pırıl olduğunu göreceksiniz

Kireçlenmelere karşı

Çaydanlıkların içleri zamanla kireç bağlar. Çaydanlığınızı temizlemek için baş vurabileceğiniz pek çok yöntem vardır. Bunlardan en etkilisini hatırlatalım. Çaydanlığı suyla doldurup kaynatın. İçine bir yemek kaşığı limon asidi koyun.

Teflon tavalar

Sudaki mineraller ve nişastalı yiyecekler, teflon tavalarda beyaz leke bırakabilir. Böyle durumlarda tavayı, limon suyuna ya da beyaz sirkeye batırılmış süngerle silmeyi ihmal etmeyin

Yemek yanınca

Yemeği ocakta unuttunuz ve tencerenin dibi yandı. Tencerenin dibinde kalan yanık yiyecekleri temizlemek zor gelebilir. Tencereyi suyla doldurup yarım çay fincanı tuz atın. Yirmi dakika kaynattıktan sonra kapağını kapatıp bir gece bekletin.

Boya yaparken

Evinizde boya badana yaparken kapı tokmaklarına boya sürülmesinden korkarsınız. Daha sonra bu boyayı çıkarmak güç olur. Siz en iyisi kapı tokmaklarını ve pencere kollarını alimünyum folyo ile sarın. İki iş yapmaktan kurtulursunuz.

Pencere camları

Pencerelerinizde camları tutan macunlar dökülmeye başlarsa, onları yeniden macunlatmanız gerekecek. Ama bunu yapıncaya kadar, dökülen macunları tırnak cilasıyla yapıştırın. Bir süre rahat edersiniz.

Çoraplı süzgeç

Mutfağınızda lavabonun deliğinin sık sık tıkanması canınızı sıkar. Bir süre sonra boruları çıkartıp temizletmeniz gerekir. Oysa lavaboda borunun üzerine eski bir çorap geçirirseniz, borunun tıkanmasını önlersiniz.

Bir tedbir

Küçük çocuk sahibi olan anneler, çocuklarının temizliğiyle yakından ilgilenmek zorundalar. Küçük afacan sandalyesinde otururken yemeklerini dökebilir. Böyle bir durumla karşılaşınca hemen önlem almak için sandalyenin arkasına bir rulo tuvalet kâğıdı yerleştirin. Anında temizlik için tuvalet kâğıdı hemen elinizin altında olsun.

Tuz lekeleri

Islak ayakkabılardaki tuz lekelerini çıkarmak zor olabilir. Islanıp çamurlanan ayakkabıları bir çay fincanı suya bir yemek kaşığı sirke atıp, bu karışımla silin. Tuz lekelerinden eser kalmayacak.

Sigara kokusu

Giysilerinize sigara kokusunun sinmesi sizi rahatsız eder. Giysileri havalandırmakla da bu kokudan kolay kolay kurtulamazsınız. Siz en iyisi sigara kokusu sinmiş giysileri bir temiz çarşafla birlikte kurutucuda beş dakika tutun. Kokudan eser kalmayacak.

Bira lekesi

Bira lekesinin kurumasını beklemeyin. Sirkeye batırılmış bir süngerle lekeli kısmı silin. Daha sonra üzerine bir miktar deterjan serpin ve yarım saat bekleyin. Ilık suda yıkayın. Lekenin çıktığını göreceksiniz.

Dantel perdeler

Dantel perdelerin yıkandıktan sonra ütülenmeleri çok zor olur. Makinede buruşan perdelerin buruşuklarını açmak sıkıntılı dakikalar yaşatır. Dantel perdeleri yıkarken son çalkalama suyuna iki yemek kaşığı toz şeker atın.

Gıcırdayan tahtalar

Döşeme tahtaları zaman zaman gıcırdar. Bu sinir bozucu sesten kurtulmanın bir yolu var. Tahta döşemenin aralırına bir miktar sıvı sabun dökün. Gıcırtı hemen kesilecek.

Buzdolabında muhafaza

Yemeklerin üzerlerini örtmek için kullandığınız ince filmleri rulo halinde buzdolabında muhafaza edin. Kullanmak istediğiniz zaman ince filmler ellerinize yapışmaz.

Özde temizligin tarihçesi

Reklamlarda üzerinde kokteyl elbisesi, plastik leğende bulaşık yıkayan kadınlar var ya; işte onlar gibi aklını temizlikle bozmuş Amerikalı bir kadın gazeteci oturmuş temizliğin endüstriyel, kültürel ve psikolojik tarihçesini yazmış. Bu kitap temizlik obsesyonu yaşayan kadınların nasıl deterjan patlamasına yol açtığının da belgesi aynı zamanda.

Fırçalara askı

Temizlik işlerinde kullandığınız fırça ve süpürgeleri temizledikten sonra bunları nereye kaldıracağınızı bilemezsiniz. Evin göze batmayan bir köşesinde bir duvara askılık yaptırın ve süpürgelerinizi, fırçalarınızı asın. Hem kolayca kururlar hem de yer tutmazlar.

İlaç kaşığı

Şurupların kutularında bulunan plastik ilaç kaşıklarını ilaç bittikten sonra sakın atmayın. Bunları mutfağınızda baharat ölçmek için rahatlıkla kullanabilirsiniz. Plastik kaşıklar, kavanozlara da kolayca girer.

Alet kutusuna naftalin

Evinizde küçük onarımları yapmak için bir araç gereç çantası bulundurursunuz. Ev aletlerinin zamanla pas tutmamaları için alet kutusuna birkaç naftalin tableti yerleştirin.

Kırmızı şarap lekesi

Leke olan yeri ıslak bir süngerle silin. Eğer leke kalın bir kumaş üzerinde oluşmuşsa biraz tuz serpin. Daha sonra çamaşır deterjanı ve sirke karışımıyla lekeli yeri silin. Lekeden iz kalmadığını göreceksiniz.

Klorlama nasıl yapılır?

Kireç kaymağı ile klorlama: Bir litre suya (5 su bardağı) 2.5 yemek kaşığı kireç kaymağı katın. Yarım saat sonra kireç tortusu dibe çöker. Üstte kalan suyu içine kireç tortusu karışmadan dikkatlice bir başka kaba alın. Daha sonra kullanılacak her bir litre suya, bu kenara ayırdığınız kireçli sudan üç damla damlatın. Bu işlemler dikkatli yapıldığı takdirde, temiz ve güvenli su elde etmiş olacaksınız.

Çamaşır suyu ile klorlama: Bir litre suya bir su bardağı çamaşır suyu ilave edin. Daha sonra kullanılacak her bir litre suya bu çamaşır sulu karışımdan üç damla ekleyin. Önerilen çamaşır suyu ve kireç kaymağı oranlarını aşmadığınız takdirde, bu suları güvenle kullanabilirsiniz.

SIMONE de Beauvoir’a göre temizlik, erkek egemen düzenin kadınlara karşı kurduğu kahpece bir kumpastı. Amaç, kadını iş hayatından ve ev dışındaki güçlü dünyadan uzak tutarak düzenin tek efendisi olmaktı. Beauvoir ve diğer tüm feministlere göre, ev işi kadını alçaltan bir eylemdi.

Ama, Beauvoir da evini temizletiyordu; hem de bir kadına.

‘‘Biting The Dust’’ adlı kitabında temizliğin tarihçesini ve kadınların ev işi tutkusunu anlatan Margaret Horsfield’a göre Beauvoir da aslında farkında olmadan içindeki temizlik cinlerine uymuştu.

Tabii bu tartışılır bir iddia. Beauvoir’ın temizlik hastası olup olmadığını bugün tespit etmek çok zor. Ayrıca Sartre ile pislik ve dağınıklık yüzünden tartıştığını düşlemek de çok güç ama, Horsfield’in iddiasına göre bütün sosyal sınıflara mensup kadınlar er ya da geç eşleriyle çeki düzen kavgasına giriyor. Bu kitaptan anlaşıldığı kadarıyla kadınlar aralarında temizlik dışında hiçbir şeyden söz etmiyorlar. Temizliği bizzat yapanlar da, yardımcılarına yaptıranlar da dönüp dolaşıp bu konuya geliyor.

25-75 yaş grubundan 100′ü aşkın kadınla konuşup, ev işi konusundaki akademik araştırmaları, reklamları, çocuk masalları ve edebiyatı inceleyen Horsfield, kadınların ağzından çılgınca temizlik öyküleri anlatıyor. Hınçla temizlik yapan, lavabo ovan, buzdolaplarını hergün tepeden tırnağa çamaşır suyuyla şartlayan bu kadınların öyküleri inanılmaz derecede bunaltıcı. Horsfield’in, kadınların zevk aldığı birer terapi gibi sunduğu bu öykülerin kahramanları arasında, etrafa idrar sıçrıyor diye kocasının ayakta tuvalet yapmasına izin vermeyenler, gecenin üçünde kalkıp yer silenler, guguklu saatin altına gazete kağıdı serenler, beyaz çorap giymiş çocuğunu komşunun temiz olup olmadığını denetlemek üzere o evde ayakkabısız dolaşmaya yollayanlar var.

Feminist teoriyi tamamen dışlayarak kadınların temizliği yürekten sevdiğini ileri süren Horsfield, endüstri devrimi öncesi dönemi hijyen açısından bir felaket olarak tanımlıyor. Bugünkü kir sökücülerin bulunmadığı geçen yüzyılın yağlı isli evlerinden nefretle söz eden Horsfield temizliği gerçekten seven erkekler de aramış ama, bulamamış. Düş kırıklığı içinde şöyle yazıyor:

‘‘Gerçi erkekler de temizlik yapıyor ama, başka çare kalmadığı zaman. Pratik bir yöntem bulup yasak savıyorlar. Her zaman azla yetiniyorlar. Temizliği misyon edinmiyorlar. Çünkü onlarda tutku yok.’’

TEMİZLİK YÜREK İSTER

Horsfield’e göre temizlik tutku ve yürek gerektiriyor. Çünkü bu eylem, dışarıdan eve sızmaya çalışan yabancı hayat biçimlerine (toz, mikrop, mayt vs) karşı yürütülen topyekün bir savaş. Kadın öldürme içgüdüsüyle hareket ederek topraklarını düşmana karşı koruyor. Silahları da deterjanlar oluyor tabii. Aynı erkeklerin ateşli silahlarla bütünleşmesi gibi, düşmana karşı deterjanıyla özdeşleşen kadın için temizlik maddesi ‘‘güç ve iktidar’’ anlamına geliyor. Onunla birlikte her türlü saldırının üstesinden geliyor ve müthiş bir zafer duygusuna kapılıyor. Kutsal bir alanı koruduğu için kendini daha erdemli buluyor.

Nasıl? fena halde takıntılı bir durum değil mi?

Başka bir kitap projesi üzerinde çalışırken bir erkek arkadaşı ‘‘Bence sen yürekten bağlı olduğun bir konuyu ele almasın. Sen en iyisi temizliğin kitabını yaz’’ deyince bu kitabı kaleme alan Horsfield tezini desteklemek için çeşitli masallardan örnekler de veriyor.

Bunlardan biri de Pamuk Prenses. Hani güzel prenses, ormanda yedi cücelerin evine sığınınca ilk iş ortalığı temizler ya, ona gönderme yapıyor.

Ama, örnek yanlış. Bu noktada Beauvoir haklı çıkıyor. Çünkü Pamuk Prenses masalının yaratıcısı Grimm kardeşler ne de olsa erkekti.

Hızlı temizlik

Blenderinizi kullandıktan sonra onn temizlenmesi gözünüzde büyüyebilir. Blenderin üçte birini ılık suyla doldurun. Birkaç damla sıvı deterjan akıtın ve blenderi çalıştırın. On saniye sonra, blenderi çalkalayıp kurulayın.

Cinli temizlik

Giysinize, daktilo yazısını silmek için kullandığınız maddeyi dökerseniz, lekesi nasıl çıkacak diye endişelenmeyin. Nemli bir beze biraz cin damlatın ve bununla lekeli yeri silin.

Tuzlu çözüm

Mutfak halısına yağ dökülürse, yağın döküldüğü bölümü kalın bir tuz tabakasıyla örtün. Tuz tabakası bir gece kalsın. Ertesi gün elektrik süpürgesiyle tuzu alın. Lekeden eser kalmadığını göreceksiniz.

Çay lekesi

Bayatlamış çayı lavaboya döktüğünüz zaman çay leke bırakabilir. Bunu önlemek için lavabonun deliğine bir huni yerleştirin ve çayı huniye boşaltmaya başlayın. Daha sonra lavabo temizlemekten kurtulursunuz.

Banyoda temizlik

Banyonuzun fayanslarının parıldaması için ucuz cins bir şampuandan yararlanın. Bir süngeri ıslatıp iyice sıktıktan sonra üzerine biraz şampuan dökün ve bununla fayansları silin. Daha sonra yumuşak bir bezle kurulayın.

Camlar için

Camların iyi temizlenmesi için bir kova ılık suya iki yemek kaşığı çamaşır sodası ilave edin. Ve bu karışımla camları silin. Camların ve çerçevelerin tertemiz olduklarını göreceksiniz.

Ter lekeleri

Giyeceklerinizdeki ter lekelerinden kurtulmak için suda eriyen asprinlerden birkaçını bir tas suda eritin ve lekeli giysileri bu karışım içinde bir süre tutun.

Sirkeli ev

Sirke, mükemmel bir temizleyici maddedir. Aynaları, camları ve avizeleri temizlemek için ılık suya biraz sirke ilave edin. Yerleri ve mobilyaları da sirkeli suyla temizlemenizde yarar var. İnatçı lekeler için yarı yarıya su ve sirke karışımını kullanın.

Fırın temizlerken

Fırınınızın ızgaralarını temizlemekte güçlük çekiyorsanız telaşlanmayın. Bir sünger taşıyla işinizi görebilirsiniz. Kirli ızgaraları sünger taşıyla temizledikten sonra fırınınızı silin.

Boya işlerinde

Duvarları boyarken radyatörlerin lekelenmesinden korkarsınız. Radyatörlere boya damlaması olasılığı çok fazladır. Siz en iyisi radyatörleri, ince kaplama kağıdıyla sarın.Sonra rahat rahat boyama işine girişin

Kireçlenmesin diye

Banyoda duş yaptıktan sonra suyu kapatın ve bir elinizle duşun başlığına sert bir şekilde vurun. Bu uygulama, suyun başlıkta birikip kireçlenmeye yol açmasını önler.

Leke çıkarıcı kullanırken

Leke çıkarıcılar, kadınların can kurtaranı oldu. Fakat bunları kullanırken bazı hususlara dikkat etmek gerekiyor. Leke çıkarıcıyı lekenin dış kısmından içeri doğru sürün. Kumaşların tersine ilaç sürmenizde yarar var.

Beyaz bluzlar için

Beyaz bluzların daha temiz ve beyaz görünmeleri için basit bir önerimiz olacak. Beyaz bluzların yıkama suyuna biraz karbonat ve limon suyu ilave edin. Sonuçtan memnun kalacaksınız.

Çaydanlıkları temizlerken

Çaydanlığınızı kullandıktan sonra içinde su kalırsa, bu suyu hemen dökün. Çaydanlığın iç kısmının kararmasını önlersiniz. Çaydanlık içinde kalmış suyu yeniden ısıtıp kullanmak doğru olmaz

Sakın kullanmayın

Boşalmış temizlik malzemesi kutularını ve şişelerini yeniden kullanmayı sakın düşünmeyin. Bunları bir an önce yok edin. Ev Temizlik malzemelerinin içerdikleri zehirli maddeler size zarar verebilir.

Temizlikle uğraşırken amonyak içeren bir maddeyi sakın çamaşır suyuyla karıştırmayı denemeyin. Bu karışım zehirli gazlar çıkarabilir. Temizleme malzemelerinin içerdikleri maddeleri dikkatle okuduktan sonra harekete geçin

Cebin yararı

Evinizi süpüreceğiniz zaman, büyük bir cebi olan bir önlük giyin. Süpürgeyi dolaştırırken yerde gördüğünüz öte beriyi bu cebe koyabilirsiniz. Böylece ikide birde çöp kutusuna gitmeniz gerekmez

Fırını kullanırken

Fırınınızı kullanırken alt gözlere et suyu damlar diye, alimünyum foil ile kaplamayı sakın düşünmeyin. Alimünyum foil fırında ısı dağılımını ve havanın dolaşımını olumsuz yönde etkiler. Fırından iyi sonuç alamazsınız

Yağlı boya lekesi

Yağlı boya lekesini çıkarmak imkansız değildir. Lekenin üzerine biraz terebentin sürerek lekenin parçalanmasını sağlayın. Sonra lekeli bölgeyi soğuk suya batırılmış süngerle silin. Bu işlemi birkaç kez tekrarlayın. Ancak boya lekesi tamamen kaybolduktan sonra yıkayabilirsiniz.

Avizeler için

Avizelerin temizlenmesi gözünüzde büyür. Özellikle kristal avizelerin temizliği başlı başına bir iştir. Üç ölçü ılık suya bir ölçü beyaz ispirto ilave edin ve avizenizi bu karışımla, yumuşak bir bez kullanarak silin.

Temizlik yaparken

Evinizi temizlemeye karar verdiğiniz zaman planlı hareket etmelisiniz. Odaları temizlemeye arka taraftan başlayıp kapıya doğru gelmelisiniz. Duvarları da yukardan aşağı doğru temizlemelisiniz.

Ev temizlerken

Evinizi kıyı köşe temizlemeye karar verdiyseniz, yorucu saatler geçireceksiniz. Temizlik yaparken müzik dinlemeyi ihmal etmeyin. Hareketli müzik parçaları enerjinizi artırır. İşlerinizi daha çabuk ve daha kolay yaparsınız.

İpekliler üzerinde

İpekli kumaşlar ya da yıkanmayan kumaşlar üzerinde oluşan su lekesini çıkarmak için bir çaydanlıkta su kaynatın. Kumaşın lekeli kısmını buhara tutun ve leke kayboluncaya kadar bekleyin.

Lekeleri bekletmeyin

Lekeleri uzun süre bekletmekten kaçınmalısınız. Yağlı lekelere hemen talk pudrası ya da nişasta serpin. On dakika bekledikten sonra lekenin üzerindeki tozları alın. Leke çıkarıcı uygulayacağınız zaman, uygulamaya lekenin dış kısmından başlayın.

Sigara kokusu

Giysilerinize sigara kokusunun sinmesi sizi rahatsız eder. Giysileri havalandırmakla da bu kokudan kolay kolay kurtulamazsınız. Siz en iyisi sigara kokusu sinmiş giysileri bir temiz çarşafla birlikte kurutucuda beş dakika tutun. Kokudan eser kalmayacak.

Hayatımızın görünmeyen yüzü

Günlük hayatta gözle geremeyeceğimiz pek çok detayı kitabında açıklayan Bodanis, hayatımızı çevreleyen güzel ve korkutucu detayları gözler önüne seriyor. Çevremiz gözle göremediğimiz bakterilerle, asalaklarla dolu. Mesela yanağınızı koyduğunuz yastık sekiz ayaklı canavarlara evsahipliği yapıyor. Halılarımız ise gözle görülmeyen binlerce döküntüyle dolu: Saç, deri döküntüleri, kepek, tekstil lifleri, böcek kalıntıları, polenler milyonlarca partikül ve daha neler neler…

Ter böyle birikiyor

Mikroskobik kameralarla insan elinin üzerinde oluşan ter taneciklerini de görmek mümkün. Bir saatlik bir çalışmanın ardından insan eli terliyor.

Deterjandan detay

Deterjan baloncukları, saç telinin 500′de 1′i kalınlığında. Bu baloncuklar, gözle görülebilen en ince oluşumlar.

Halılar çöplük gibi

Halılar, saç, deri döküntüleri, elbise ve eşyalardan düşen tekstil lifleriyle dolu. Mikroskobik kameranın çektiği resmin orta yerinde ise bir böcek gözü görülüyor.

Evde sakar bir kocanız varsa ve halıların üzerine sigara ateşi düşürüyorsa; Yanıklarından kurtulmak için yanık yerlerin üzerine zımpara kağıdı ile dairesel hareketler yapın… Hem halınızda derin bir yanık olmayacak, hem de eski desenini koruyacaktır

Eski şişelikler

Evinizde kullanmadığınız bir şişelik varsa, bunu atmayın. Kapının kenarına koyun. Çamurlu ayakkabıları, botları şişeliğe yerleştirebilirsiniz. Daha sonra ayakkabıları buradan alıp temizledikten sonra dolaba kaldırırsınız.

Kedi tüyleri

Evinizde kedi besliyorsanız, tüyleri yüzünden sıkıntı çekiyor olmalısınız. Elektrik süpürgesiyle tüyleri almak çok zor hatta olanaksız. Siz en iyisi kedinizin tüylerini fırçaladığınız fırçayı kullanın. Bununla, kanapeleri, koltukları fırçalayın.

Fincan dipleri

Kahve fincanlarının diplerinde kahve lekesi kalabilir. Bu lekeleri çıkarmak için nemli bir sünger üzerine biraz kabartma tozu serpin. Sonra bununla lekeli kısımları silin. Biraz bekledikten sonra işlemi tekrarlayın. Lekelerden iz kalmayacak.

Süngerin önemi

Bir yere bir şey döküldüğü zaman elimiz hemen kâğıt havlulara gidiyor. Oysa kâğıt havlu yerine sünger kullanırsak, kâğıt havlu masrafımız azalır. Üstelik süngerle temizlemek çok daha kolay ve etkilidir.

Mutfak tezgahındaki lekeler için

Mutfak tezgahınızın üzerindeki lekelerden kurtulmak için, içine tuz ve limon suyu kattığınız bir miktar suyla silmeniz yeterlidir. Tezgahınız üzerindeki lekelerden kurtulduğunuz gibi mis gibi de kokacaktır.

Kızartma yağının sıçramaması için

Patates ya da patlıcan kızartmalarında yağın sıçraması doğaldır, çünkü ne kadar kurularsanız kurulayın, bu iki sebzenin saldığı su yağın sıçramasına neden olur. Bunun için de her ihtimale karşı yağa bayat ekmek kabuğu koyun.

Vişne lekesini çıkartmak için ne yapmalı?

Kolay kolay çıkmayacağını düşündüğünüz vişne lekesini ipekli kumaşlarda ispirtolu pamuğu lekenin üzerine tamponlayıp, ılık suyla durulayarak, beyaz pamuklularda ise sabunla yıkadıktan sonra bir gece süte batırıp durulayarak çıkarabilirsiniz.
Ev temizliği : temizlik şirketi : temizlik şirketleri

Depo Temizliği

24 Şubat 2011 Yazan admin

Depolar, ürünlerin satış öncesi stoklandığı alanlar olarak bilinmelidir. Nemsiz ve kuru, hatta havalandırma şartları çok iyi olmalıdır. Belirli periyotlarda mutlaka depo temizliği yapılmalıdır. Depolarda yapılacak temizlite,

Zeminlerin temizliği ve yıkanması,

Rafların temizliği ve silinmesi,

Depo içindeki ofis, tuvalet, gibi alanların temizliği,

Kablo kanallarının temizliği,

Aydınlatma ve armatürlerin temizliği düzenli olarak yapılmadlıdır.

Temiz bir depoda tutulan ürünler, müşterilere karşı bir prestijdir. Teslim edilen, yada raflanan ürünlerin tozlu olması,

müşteriler açısından ciddi bir prestij kaybıdır.

Depo temizliği

temizlik şirketi, temizlik şirketleri tarafından Depo temizliği düzenli olarak yapılmalır…

Evden Eve Temizlik

31 Ocak 2011 Yazan admin

temizlik sorusuEvden Eve Temizlik

Yeni ev aldınız ve taşınacaksınız …!!! ve Eski evinizi kiraya vereceksiniz yada satacaksınız..

Tam size uygun bir paket… Evden eve temizlik paketi.

Yeni evinizi temizliyoruz taşınıyorsunuz ve eski evinizi temizliyoruz ….

Lütfen temizlik için bizi arayınız : Temizlik  iletişim

Temizlik Resimleri

17 Ocak 2011 Yazan admin

Temizlik resimleri konusunda  size kaynak sağlamak amacı ile, temizlik resimlerini, temizlik fotoğraflarını bir araya getirdik…

Temizlik Şirketleri resimlerini web sitenizde,  broşürünüzde kullanabilirsiniz.  Tüm temizlik firmalarına yada temizik ödevi yapacaklara faydalı olacağını düşünmekteyiz

Temizlik Nedir sorusu aklınıza gelirse,

Temizlik: hertürlü ortamın sağlığı tehdit edecek yada insan sağlığına olumsıuz etkilerden arındırılmış yok etilmiş sağlıklı hale getirilmiş ve getirilme çalışmaları ve uygulamalarının sonucuna temizlik denir.

temizlik fiyatlarıtemizlik web sitesi

Ev Temizliği

11 Ocak 2011 Yazan admin

ev temizligi - ev temizliğiEv Temizliği

Günden güne daha fazla önem kazana ev temizliği, insanların çalışma hayatından fırsat bulamayıp sadece dinlenme amacıyla kullandığımız evlerimizin aslında temizliğin başladığı yer olarak bilinmesinde yada hatırlanmasında fayda var.

Banyo temizliği, tuvalet temizliği, özellikle mutfak temizliği çok önemlidir.

Evde ailenizle ortak kullanım alanları dışında yattığımız mekan yada yatak odamız ve özellikle yatağımızın temizliği de ayrıca önem kazanmaktadır.

Mutlaka ve mutlaka, ortak kullanım alanlarının günlük hatta kullanılıyorsa saatlik temizliği ve hijyeninin yapılması gerekmektedir.

Çamaşır suyu ile yıkanan klozet, küvet yada lavabo % 90 oranında hijyeniktir. Hatta uzun süre hijyenik ve temiz kalmasını sağlayabileceğiniz, sık sık reklamaları yapılan temizlik ürünleri bulunmaktadır.

Bir periyod belirlemek gerekirse…

Lavabo, tuvalet, banyo, küvet gibi alanlar günlük yada günde birkaç kez.

Halıların süpürülmesi günlük yda günde birkaç kez.

Dolapaların silinmesi 3 günde bir yada haftada bir.

Masa ve oturma gruplarının silinmesi 3 günde bir yada haftada bir.

Camların silinmesi 15 günde bir yada ayda bir

Halıların yıkanması 3 ayda bir yada ihitiyaç halinde

kalorifer petekleri avize vitrin gibi alanların silinmesi ayda bir.

Toz biriken yerlerin 15 günde bir,

Mutfak rafları ve özel alanların 15 günde bir yada ihtiyaç halinde silinip temizlenmesi gerekmektedir.

TemizlikTemizlikEv temizliği

Ahşap Evlerin Temizliği

23 Kasım 2010 Yazan admin

Ahşap Evlerin Temizliği

Ahşap evinizin bakımını kısıtlı bir bütçe ayırarak kendiniz de yapabilirsiniz. Bunun için öncelikle ne zaman, hangi bakımı uygulayacağınızı bilmeniz gerekir. Böylece zamanında müdahale ederek ahşap evinizin her zaman yepyeni görünmesini sağlayabilirsiniz.

Ahşap yapıyı korumada ilk adım; emprenye
Yapılardaki ahşap, yapım öncesinde koruma altına alınmalıdır. Bunun için ahşabın ön koruma denilen; emprenye sisteminden geçirilip fırınlanması gerekir. Emprenye, ahşabın yapısına uygun olarak seçilen bir koruyucu maddenin ahşabın bünyesine geçirilmesidir. Bu zehirli maddeler, ahşabın harap olmasına yol açan mantarların oluşumunu önler.

Emprenye işlemi neden gereklidir?
Emprenye olan ahşap çürümez, korozyona uğramaz, hava şartlarından, böcek ve mantarlardan etkilenmez. Zamanla eğrilip bükülmez ve üzerinde çatlamalar meydana gelmez. Bu sistem uygulandığı takdirde ahşap, minimum 50-60 yıl dayanabilir ve ölümsüzleştirilebilir. Ahşap yapıya, püskürtme yoluyla da emprenye yapılabilir.

Ahşabın üzerindeki reçinelerin yakılması
Macun ve boya işlemlerine geçilmeden önce, varsa ahşaptaki reçineler sıcak hava tabancaları (sıcak hava üfler) veya pülümüs ile (gaz ocağına hortum takılarak alev püskürtülmesi) yakılarak reçineler akıtılmalıdır. Yangın tehlikesine karşı sıcak hava üfleyen tabancaların tercih edilmesi daha uygundur.

Uygulanacak boyanın seçilmesi

Dış cephelerde, istediğiniz her boya malzemesini kullanamazsınız. Sadece, ahşabın kabul edeceği ve ahşabın özellikleri düşünülerek geliştirilen boyaları kullanmanız gerekir.

Ahşabın suyu emmesini engelleyen, nefes almasını sağlayan, esnek, çatlamayan, uzun ömürlü ve dökülmeyen boyalar tercih edilmelidir.

Boyama sırasında dikkat edilecek noktalar

Ahşaba, boyadan önce kesinlikle macun çekilmemeli, sadece ek yerlerine ve başlarına macun uygulanmalıdır.

Cepheye macun çekildiği takdirde, boya ile ahşap arasında ikinci bir tabaka oluşup zamanla dökülmelere yol açar. Bu nedenle macun sürmeyip, yüzeydeki ahşap tesirini almak daha doğru olacaktır.

Aylık bakım sırasında yapılması gerekenler

Her ay ahşap yapıların üzerindeki toz, küf ve bakteriler, hafif nemli bir temizlik ürünü ile alınmalıdır. Bu işlemin, çok sıcak saatlerde ve ıslak bezle yapılmaması gerekir. Çünkü bu, ahşapta çatlamalara ve ahşabın çalışmasına neden olabilir. Ahşabın yerle teması önlenmeli ve ahşap, arkasındaki boşluklardan mutlaka hava almalıdır. Nemli bez ile temizlenen yüzey, kuru bir bez ile de tekrar kurutulmalıdır.

Yaz aylarında görülen reçine akmaları daha fazla akıp ahşabı sarartmadan yakılmalıdır.

Çalışmayan pencereler ve şişmiş kapılar zamanında müdahale edilerek bir marangoz tarafından tamir edilmelidir.

Yer döşemelerinde açılmalar var ise; ahşabın biçimine uygun dolgu macunları ile kapatılmalı ve o noktalarda, böcek ve bakteri oluşması önlenmelidir.
temizlik şirketi, temizlik firmaları, temizlik firması,
Yer döşeme cilasının seçimi
Yer döşemesi ahşap ise cila olarak su bazlı olanlar kullanılmalıdır. Su bazlı cilalar insan sağlığına zarar vermez ve kalıcı bir kokuları yoktur. Sert ve dayanıklı cilalar, aşınmaya karşı dirençli oldukları için tercih edilebilir. Su bazlı cila her yıl bir defa bir kat uygulandığında, ahşabın bakımı yapılmış olacaktır.

Yıllık bakım sırasında yapılması gerekenler
Yılda bir ya da iki yılda bir dış cephede görülen çatlak ve çürük bölgelerde gerekli onarım yapıldığı takdirde, ahşap yapının ömrü de uzayacaktır.
Çatlakların macunlanması: Ultraviyole ışınlar ve nem, ahşabın en büyük düşmanıdır ve çatlaklar oluşturur. Dış cephelerde, eğer varsa, her yıl çatlaklar, süper dolgu malzemeleri ile doldurulmalı (çatlayan malzemenin yenisiyle değiştirilmesi daha uygun olacaktır) ve boya işlemi yapılmalıdır.
Çürüyen ahşapların değiştirilmesi: Cephelerde görülen çürümüş ahşaplar; macun veya boya ile doldurulup geçiştirilmemeli, mutlaka yenisiyle değiştirilmelidir. Aksi takdirde, çürüyen ahşap, çevresindeki ahşaplara da zarar verecektir. Her yıl olmasa bile iki yılda bir defa temizlenip kurutulmuş yüzeyler, fazla sıcak olmayan bahar aylarında bir kat örtücü boya ile boyanmalıdır. Bu boyalar asetik asit serpintisi, klorlu hava ve klorlu tuz serpintisine karşı dayanıklıdır.
Eski eser ahşap evin korunması: Eski eser ahşap evlerde, ağacın yaşını uzatacak korumalar yapmak yerine (ağacın ölmesine neden olabilir), ilk haline uygun olarak kullanmak daha iyidir. Yapının uzun süre dayanması isteniyorsa ahşap emprenye edilebilir; ama bu sistem uygulandığında ağaç tamamen ölür. Restorasyonda ağacın kendi devrindeki gibi kullanılması esas prensiptir. Dış cephelerin bakımı zor denir, ama teknik boyalarla boyanıp bilinçli uygulamalar yapıldığında, dış cephe boyasının 8-9 yıl ömrü vardır. 7-8 yılda bir bakımdan geçirildiği takdirde, ahşabın içine hiçbir şekilde atmosferik etki girmediği için, çok uzun yıllar yaşayabilir.

Ofis Temizliği

23 Kasım 2010 Yazan admin

Ofis Temizliği

Temiz ofisler sağlıklı insanlar ve çalışmalar…

Temizlik ofiste çok önemli … Özellikle sağlığınız söz konusu ise ofis temizliği daha da önemli …  ofisler kirli olduğu yada yeterince temizlenmediği için farkında olmadan binlerce  insan hastalanıyor ve iş kaybı oluyor. Bazıları kronik hastalıklar sonucu çalışamıyor, yada ofisten aldığı mikrobu eve taşıyor.

Yetkililere göre öncelikli sebeplerinden biri, ofis ortamlarında ayakkabı ile dışarıdan ofise gelen toz yada mikroplardır.

Zamanla bu mikroplar ofis ortamında toza dönüşür ve çalışanların hasta olmasına sebebiyet verir yada direnci yüksek vücutlarda problem olmaya bilir ama bu evde yaşayanlar için yada gelecekte problem olmayacağı anlamına gelmez.

Çağdaş Toplumlarda öncelikli hizmet olarak gösterilen temizlik, malesef ülkemizde listenin en sonlarındadır. Ayrıca Profesyonel olmayan kişlerce yapılan ve yapılması yönünde talep gören bir hizmettir.

Ofis temizliği ile ilgili olması gereken ise,

Temizlik :Temizlik şirketinden uzman bir kişinin ofisinizin temizliği ve neler yapılacağı konusunda bir ekspertiz hizmeti alınmasıdır. Gelecek kişi ofisinizi inceledikten sonra neyin ne zaman temizleneceğine, hangi periyotlarda olacağına karar vermesi ve bunu size raporlaması gerekir.

Hijyen nedir? Temizlik

14 Kasım 2009 Yazan admin

HİJYEN NEDİR, NE ÖNEMİ VARDIR?
Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanır.

Her insan kendi temizliğinden sorumludur. Çocuk yaşlarda anne, baba veya öğretmenler tarafından çoğu zaman bizzat yapılarak öğretilen temizlik uygulamalarının, çocukluktan sonra bireyin kendisi tarafından yapılması gerekmektedir. Örneğin; tuvaletten sonra ve yiyeceklere dokunmadan önce ellerin yıkanması bir alışkanlık olmalıdır. Her gün yapılan işler arasında banyo yapma bir başka temizlik uygulamasıdır.

Temizliğin sadece görünür kirlenme olduğunda yapılması yeterli değildir. Örneğin; uykudan uyanınca yüzün yıkanması, çamaşırların değiştirilmesi, gündelik temizlik uygulamalarıdır.

Su ve sabun olmadan temizlikten bahsetmek olası değildir. Gelişmiş toplumlarda kişisel temizlikte en fazla kullanılan malzemelerin başında su ve sabun gelmektedir. Bunun yanı sıra banyo süngerleri, lifleri, diş fırçaları, el ve ayak temizliği ile vücut temizliğinde kullanılan fırçalar, tırnak makası ilk akla gelen temizlik araçlarıdır. Bunların tümü başkalarıyla paylaşılmaması gereken, kişisel temizlik araçlarıdır.

Başta kişinin kendi sağlığı olmak üzere, başkalarının da sağlığını korumanın en önemli aracı temizliktir. Sadece beden temizliği değil, kullanılan her şeyi ve her ortamı temiz tutmak da temiz olmanın gereğidir…

Her türlü Temizlik ve hijyen hizmetleri için bizi arayabilirsiniz.

0212 278 22 65

Ev Temizliği

14 Kasım 2009 Yazan admin

EV TEMİZLİĞİ

( İnşaat sonrası ev temizliği için tıklayınız ) yada 0212 278 22 65

Ev temizliği;  Sağlığımız, yaşadığımız ortamın temizliğinden de doğrudan etkilenir. Temizlik işlemleri bilinçli olarak yapılmadığında var olan kirlilik daha geniş yüzeylere yayılabilir. Ancak birçok temizlik firması ve temizlik elemanları dahi, nasıl temizlik yapılması konusunda bilgi sahibi olmayabilirler. Bu noktada Arıpak size bu konuda hizmet ve danışmanlık vermeye hazırdır.

Ortamın temizliği olabildiğince sık yapılır. Temizlik sırasında başka yerlere ait eşyalar yerlerine götürülüp (dolap içi, başka oda vs.) düzenlenerek ortam hazırlandıktan sonra temizlenmelidir. Yerler ve yüzeyler pürüzsüz olmalıdır. Bu nedenle cila ve boya bakımı en geç iki yılda bir yapılmalıdır.

Tüm mobilya ve malzemeler ortama yerleştirilirken, temizlik için kolaylık sağlama düşüncesiyle, özel ilgi gösterilmelidir. Örneğin; yerinden oynamayacak kadar ağır olan parçaların arkasında ve yanında boşluk bırakılır, jaluzi gibi fazla yüzey içeren ve temizliği zor olan malzeme yerine, olanak varsa yıkanabilen basit gereçler kullanılması yararlıdır.

Kirli zeminleri temizlerken kiri temiz alanlara yaymamak amaç olmalıdır. Temizlik gereçleri temizlenen yüzeylerden her zaman ve kesinlikle daha temiz olmalıdır.

1. Önce görünen kirler temizlenir; ileri temizlik, aşamalı olarak uygun sırayla

gerçekleştirilir.

2. Temizlik sırasında öncelikle sıcak su kullanılır.

3. Temizliği yapılan yüzeyler sonunda kuru olarak bırakılır.

4. Kullanılacak malzeme etkili, kullanım amacına ve standartlara uygun olmalıdır.

FARKLI ORTAMLARIN TEMİZLİK ÖZELLİKLERİ – ( Ev temizliği )

1. Yerler ve Yüzeyler – ( Ev temizliği )
· Temizlik sırasında olabildiğince çok yüzeye ulaşmak için, hareket edebilen eşyalar yerlerinden oynatılır.

· Vakumlu süpürge ile toz kaldırmadan süpürülür.

· Süpürme sonrası deterjanlı su ile ıslatılmış paspasla silinir.

· Uzun süre temizlenmemiş, kalıcı kirler bulunan ortamların temizliği özen ister.

Yerlerin önce ıslatılarak, spatula gibi kazıyıcılar yardımıyla, mekanik olarak

temizlenmesi gerekebilir.

· Mobilyaların tozları, nemli bezle silinir. Lekeler varsa, yüzeyi bozmayacak özel

temizleyiciler ya da deterjan kullanılarak temizlenmeli, kuru bez ya da nemli

bezle son bakım yapılmalıdır.

· Fayans yüzeyler her gün deterjanlı nemli bezle silinir. Sabunsuz bezle

durulanır.

· Camlar, çerçeveler ve kapılar, en geç ayda bir, deterjanlı su ile ıslatılmış bezle

temizlenir ve sabunsuz bezle durulanır.

· Kapı kolları, banko ya da merdiven kenarı gibi çok kişinin ellerinin değdiği

yüzeyler, önce sıcak su ve deterjanla, daha sonra dezenfektan eklenmiş suyla silinir.

· Perdeler ve diğer kumaş materyal en geç iki ayda bir çamaşır makinesinde uygun

programla yıkanır ya da gerekirse kuru temizleme yapılır.

· Pano, tablo, ayna, abajur ve radyatör petekleri de temizlenecek yüzeyler

arasındadır ve mobilyalar gibi temizlenir.

· Akıtmayan naylon torbalar ile birlikte kullanılan çöp kovaları, en geç haftada bir,

mekanik temizlik yapıldıktan sonra deterjanlı su ile fırçalanarak temizlenir,

kurulanır.

2. Buzdolapları – ( Ev temizliği )
· Dış kısmının yüzey olarak temizlenmesi, içinin düzenli kullanılması gereği dışında, otomatik eriticili değilse, buzluğun bakımı düzenli olarak yapılmalı, iç yüzeyleri ve raflar deterjanlı sıcak su ile silinmelidir.

· İçinde yalnızca besinler bulundurulmalıdır.

3. Lavabo ve Tuvaletler – ( Ev temizliği )
· Önce görünür kirler ıslatılarak temizlik fırçalarının kazıyıcı kenarları da kullanılarak temizlenir.

· Toz ya da sıvı, ovucu bir deterjanla önce fırçalanarak temizlenir ve su ile durulanır.

· Musluk başları da toz ya da ovucu bir deterjanla, başka bir fırça ya da bez kullanılarak temizlenir.

· Sabunlukların dış yüzey temizliği her temizlikte yerine getirilmelidir. Sıvı sabunlar bittiğinde sabunluklar fırçalanarak temizlenip, kurulanmalı ve bu işlemlerden sonra yeniden doldurulmalıdır.

· Evyelerin dışında kalan yer ve yüzeyler yukarıda belirtildiği gibi temizlenir.

· Tuvalet ve lavabo fırçaları ayrı olmalı, başka yüzeylerde kullanılmamalı ve temas ettirilmemelidir

Temizlik sırasında kullanılan malzemeler ve bunların bakımı da özen ister. Temizlik sırasında eldiven kullanmakta yarar vardır. Burada amaç el cildinin korunmasıdır. Eldiven giyilmeden önce eller kurallara uygun olarak yıkanır ve kurulanır. Kirliliğin yayılmasının eldivenler aracılığıyla olabileceği unutulmamalıdır. Atık bulaşmış eldivenler, kendileri de birer bulaştırıcı araç olurlar. Bu nedenle temizlik sırasında eldivenler, faraş ve fırça gibi bir araç kullanmadan doğrudan, atıklarla temas ettirilmemelidir.

Temizlik bezleri ısıya dayanıklı, tüy bırakmayacak, yumuşak pamuklu kumaşlardan yapılmış sağlam bezler olmalıdır. Kuru ya da nemlendirilmiş olarak, kirlendikçe su ve sabun ya da deterjanla temizlenip durulanarak kullanılır. Yırtılınca yenilenirler. Sıcak su ile yıkanamama özelliği ve gözenekleri nedeniyle çok geniş alan oluşturdukları için temizlenmeleri zor olan plastik süngerler bez yerine kullanılmamalıdır. Görünür biçimde yıprandıklarında yer paspasları yenilenmelidir. Temizlik fırçaları esnek ve hareketli ancak kuvvet uygulayacak kadar sağlam ve ısıya dayanıklı olmalıdır. Bu özellikleri bozulduğunda kullanılmayıp yenilenmelidir.

YİYECEK VE İÇECEKLERİN TEMİZLİĞİ – ( Ev temizliği )
Yiyecek ve içecekler hastalık yapıcı mikroplarla bulaşmamış olmalıdır. Denetlenmiş, kapalı kaynak suları en emin temiz içme suyudur. Açık su kullanmak güvenli değildir. Böyle sular, kaynama başladıktan sonra en az üç dakika daha kaynatılıp soğutulur ve bu sayede temiz olarak içilebilir.

Anne sütü mikropsuz olduğundan ilk altı ay yalnızca emzirilerek beslenen bebekler bu açıdan en güvenli durumda olanlardır. Emzirdikçe süt oluştuğundan, anneler sık emzirerek süt miktarını artırabilirler. Biberon kullanma hem emzirme üzerine olumsuz etkisi olduğundan hem de temizlenme zorluğu nedeniyle mikroplar için uygun ortam oluşturur. Gerektiğinde, bebek beslenmesinde biberon yerine kaşık ya da küçük bardak kullanılmalıdır.

Besin maddelerinde bulunan çok sayıda mikroorganizma, mutfak temizliğinin önemini artırır. Bu nedenle ayrıca özen ister. Gerekli malzemelerin satın alınması ile yemeklerin sunulması arasında, depolama, hazırlama, pişirme, bekletmeden, servis sonrası temizlik ve bakıma kadar tüm iş akışı mutfakta sağlıklı ortam oluşturmada ayrı ayrı önem taşır. Mutfaktaki sıcak ve nemli ortamda bulunan bakterilerin sayısı her 20 dakikada iki katına çıkabilir ve bir tek bakteri 10 saatte 1 milyar olacak şekilde üreyebilir.

Mutfakta alınması gereken sağlık önlemleri içinde, yiyecek maddelerinin gördüğü işlemler özel bir önem taşırsa da, mutfaktaki tüm malzemelerle yüzeyler ve zeminin temizliği en az diğer önlemler kadar önemlidir.

Mutfakta çalışanların elleri, diğer vücut yüzeyleri, ağızları, burunları, dışkı ve giysileri aracılığıyla yiyeceklere mikroplar bulaşabilir.

Mutfakta iş yapanlar ellerini önceden etkili şekilde yıkamalı, ellerinde kesik ve yara bandı olanlar yiyecek hazırlamamalı, yemek hazırlama sırasında sigara içmemeli, saçlar ve buruna temas etmemeli, yemeklerin tadına bakılması gerektiğinde temiz bir kaşık kullanıp sonra hemen yıkamalıdır.

BESİNLERLE İLGİLİ HİJYEN KURALLARI – ( Ev temizliği )
Besinler alındıktan sonra bekletilmeden buzdolabı ya da dolaplara kaldırılır. Son kullanma tarihleri geçmeden kullanılır. Kırık, çatlak ve kirli yumurtalar alınmaz. Zedelenmemiş ve beresiz alınmış sebze ve meyvalardaki toz, toprak, ilaç kalıntıları temiz bol akar suda yıkanır. Sebzelerin hazırlandığı tezgah diğerlerinden ayrıdır.

Dondurulmuş besinler sıcak ortamda değil buz dolabında çözülür, çözüldükten sonra tekrar dondurulmaz. Dondurulmalarına rağmen gıdalarda çürüme bir ölçüde devam eder. Çözme işlemi sırasında bu süreç hızlanır ve oda ısısında uzun sürede çözülen gıdalar kolaylıkla bozulabilir. Özellikle et, kıyma gibi yiyecekler mikropların üremesi için ideal ortamı oluşturur. Bazı buzluk ve derin dondurucuların kapaklarında gıdaların en fazla ne kadar süreyle saklanabileceğine ilişkin bilgi vardır. Gıdaların saklanmasında buna dikkat edilmeli aynı türden gıdaların eski ve yeni üretilmişleri aynı ortamda saklandığında önce eskilerinin tüketilmesine özen gösterilmelidir.

Besin hazırlama alanlarının temizliği besinler kaldırıldıktan sonra yapılır. Özellikle et suları ya da her çeşit etten yapılmış gıdalarla bulaşmış yüzey, alet ve malzemelerin temizliği çok önemlidir. Bu tür yüzey ve malzemeler iş biter bitmez, hemen soğuk suyla akıtılmalı, sonra da yüksek ısıda su ve deterjan kullanılarak temizlenmelidir. Yüzey temizliği için çamaşır suyu da kullanılabilir.

MUTFAKLA İLGİLİ HİJYEN KURALLARI – ( Ev temizliği )
Kullanılan malzemelerin yüzey özellikleri, kalitesi, mutfağın yerleşme planı kuralların uygulanmasını kolaylaştırır şekilde olmalıdır. Yabancı parçalar, cam kırıkları, kırık araç gereç, tezgahlardaki çentik ve bütünlüğünü bozan her tür zedelenme ve kırılma temizlik açısından risk oluşturur.

Mutfakta yiyecek malzemesi kabul yeri, yiyeceklerin işlem gördüğü bölüm, artık ve bulaşıkların bulunduğu alanlar ve temiz kapların muhafaza olduğu yerler birbirinden ayrı olur.

Yerlere dökülen yiyecek maddeleri hemen kaldırılır ve zemin temizlenir.

Yemek kapları yıkanmadan önce, yemek artıklarının temizlenmeleri gerekir. Spatula, bulaşık telleri ve fırçalar bu işlem için kullanılacak araçlardır. Su ile durulama kirleri daha da azaltır. Tabakların makineye uygun şekilde yerleştirilmesi yıkamanın etkililiği için, yıkama işlemine kadar makinenin kapalı tutulması ise ortamın temizliğinin korunması için önemlidir. Bulaşıkların bir yerden bir yere taşınması ve yıkanmak için açıkta bekletilmesi mikropların bulaşmasını ve çoğalmasını artıran bir durumdur.

Bulaşık makinesi fırın ve ocakların temizliği, geniş yüzeyleri ve yiyecek artıkları ile temasları nedeniyle özellik taşır. Mekanik temizlikleri yiyecekler kurumadan spatula ve fırça ile yapılır. Başarı sağlanamayan durumlarda 1/50 konsantrasyonda sulandırılmış çamaşır suyu ile yüzey uygunsa göllenme yapılarak, değilse silinerek yiyecekler uzaklaştırılır.

Yer temizliğinde kullanılan araçlar, tezgah gibi çalışma zemini temizliğinde kesinlikle kullanılmazlar.

ATIKLAR
Çöpler ve diğer insan atıkları her zaman mikrop ve parazit yumurtası barındırır. Yemek ve bulaşık atıkları ıslak, dolayısıyla mikropların çok sevdikleri ortamlardır. Mikroplar genellikle bir aracı olmaksızın başkalarına geçip salgın hastalık yapmazlar. Atıkların üzerlerinde var olan ve üreyen mikroplar suya, ellere, dolayısıyla yiyeceklere geçerek hastalıklara neden olurlar. Bu nedenle el yıkama ile birlikte su ve besin temizliğinin yanı sıra çöplerin ve insan atıklarının uygun şekilde yok edilmesi de bulaşıcı pek çok hastalığa yakalanmamak için gereklidir.

Ev atıklarını toplarken yiyecek atıklarıyla diğerlerini ayrı ayrı biriktirmek ve toplanma yerlerine götürmek en doğrusudur. Bu sayede dönüştürülebilir olanlar kolayca değerlendirilebilir. Çöp torbalarının sokak hayvanları tarafından parçalanması da önlenebilir. Çöp toplamanın sorun olduğu yerlerde yiyecek atıkları hayvan yiyeceği olarak ya da gömülerek yok edilebilir. Temiz boş naylon torbaların başka kullanım için saklanması, temiz olmayanların atılmadan önce katlanıp, düğümlenmesi uçuşan çöpleri azaltacaktır. Çocuk bezleri ve kadın bağları da naylon torbaların içinde, sıkıştırılıp ağzı düğümlenerek atılmalıdır. Kağıt atık, kutu ve konserve kaplarını atmadan önce düzleştirip sıkıştırarak, pet şişeleri küçülterek çöp yığınları kat kat azaltılabilir. Böylece mikrop, parazit, böcek ve kemiriciler tarafından çoğalmak için kullanılacak hacim ve yüzeyler de azaltılmış olur. Çöplerin toplanması için hazırlanmış yerler dışında bir yere kesinlikle çöp bırakmamak, yakında böyle yerler yoksa yiyecek atıklarını torbalara koymadan gömmek, diğerlerini uzakta da olsa var olan yere taşımak çöplerin istenmeyen etkilerinden korunmak için en uygun davranıştır.

Yüzey azaltma tüm haşere mücadelesinin esasıdır. Eskimiş yüzeylerde oluşan gözenek, delik ve çatlaklar haşeratın yerleşerek çoğalması için uygun ortam oluşturur. Bu nedenle yaşadığımız ortamların düzenli bakımını yapmak her tür haşeratla mücadele için ilaçlamadan daha sağlıklı ve güvenli bir yoldur.

Ofis temizliğiEv Temizliği - İletişim

Temizlik şirketleri : ARIPAK Temizlik

Temizliğin Kimyası – Hijyen

25 Kasım 2008 Yazan admin

Deterjan Kimyası
Temizlik işlemlerinde kullanılan deterjanlar kirleri ortamdan uzaklaştırmak ve temizlik sonrası kullanımlarında iyileştirmeler yapabilmek için bir dizi kimyasal maddeye sahiptir.Bunlar bazen tek tek, bazen içlerinden birkaçı bir arada bulunabilmektedir:

  • Yüzey aktif maddeler
  • Sertlik bağlayıcılar
  • Alkaliler
  • Optik ağarûcılar
  • Ağartıcılar
  • Korozyon önleyiciler
  • Köpük düzenleyiciler
  • Enzimler
  • Parfüm
  • Dolgu maddeleri
  • Stabilizatörler
  • Apre maddeleri

Şimdi bunları ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
YÜZEY AKTİF MADDELER
Deterjan molekülleri bir kafa ve bir kuyruk kısmı bulunan ve görünümleri kurbağa larvalarına benzeyen bir yapıya sahiptir.
Bir ucu su tarafından çekilen, bir tarafından itilen, diğer ucu ise su tarafından itilen fakat yağ tarafından çekilen maddelere yüzey aktif madde diyoruz.
hidrofob hidrofil
(Su tarafından iletilen) (Su tarafından çekilen)
Yüzey aktif maddeler, suyun yüzey gerilimini düşürerek temizlik için gereken ıslanmayı sağlar. Kirlerin suda çözünen kısmı yüzeyden ayrılarak yıkama suyuna geçer. Oluşan boşluklarda kirler gevşer. Suda çözünmeyen kirler yumuşar, temizlenmeleri kolaylaşır.
Yüzey aktif maddeler, kirleri yapmış oldukları yüzeylerden koparırlar. Deterjan molekülleri (miselleri) kirlerin etrafını kuşatırlar. Kirler topaklanıp küresel bir hal almaya başlayınca yüzeyle temas eden kısımları azalır. Bu yüzeylere yüzey aktif maddeler yerleşir. Ve kirlerin koparılması kolaylaştıtılır. Mekanik etkinin de yardımıyla kirler daha ufak parçalara ayrılır ve yıkama suyunda tutulurlar. Böylece temizlik işlemi gerçekleşmiş olur.

Yüzey aktif maddelerin bir diğer görevi de kiri yıkama suyu içinde askıda tutarak tekrar çökelmesini önlemektir. Bu kirler su ile birlikte ortamdan uzaklaştırılır.
Kirler temelde üç şekilde su içinde taşınırlar.
Çözelti : Bekletmekle ayrışmayan eşit dağılmış (homojen) karışımlardır. Tuz, Şeker gibi maddeler suyla temaslarında iyonlarına ayrışır ve suyun içinde tamamıyla çözünür. Çözünmüş kirlerin tekrar yüzeye çökmesi söz konusu değildir.
Süspansiyon : Suda çözünmeyen kaü bir madde çok ince bir toz haline getirilip suda iyice karıştırılırsa saydam olmayan, eşit dağılmamış (heterojen) bir karışım oluşur. Bunlara süspansiyon denir. Kararsızdırlar. Tane büyüklüğüne ve cinsine göre er geç ayrışarak çökerler.
Kmülsiyon : Su ve yağ gibi birbiri içinde çözünmeyen iki sıvı birlikte çalkalandığında saydam olmayan heterojen bir karışım olur. Bu karışım kendi halinde bırakıldığında er veya geç iki tabaka halinde ayrılır, (faz ayrımı).
Yıkama suyu içinde süspansiyon (pigment türü kirler) ve emülsiyon (yağ bazlı kirler) halinde taşınan kirler kendi başlarına kararsızdır ve tekrar yüzeye çökebilirler. Bunları kararlı ve sürekli hale getirmek için kullanılan maddelere emülgatör adı verilir. Yüzey aktif maddeler aynı zamanda emülgatördürler. Yüzey aktif maddeler suda çözündüklerinde hidrofil uçlarının ortaya çıkarttığı iyonların niteliğine göre dört ana gruba ayrılır.
———————————————– _Anyonik aktif maddeler
———————————————– +Katyonik aktif maddeler
————————————————Noniyonik aktif maddeler
——————————————– +_ Amfoterik aktif maddeler

Anyonik aktif maddeler : Suda çözündükleri hidrofil uçları anyon, yani (-) yüklü bir iyon oluşturur. Deterjanlar genellikle anyonik aktif maddeler içermektedir. Etkileri ve sudaki çözünürlükleri sıcaklıkta artmaktadır. Bir diğer özellikleri de çok köpürmeleri ve su sertliklerinden olumsuz etkilenmeleridir.
Katyonik aktif maddeler : Sudaki çözeltileri katyon yani (+) yüklü bir iyon oluştururlar. Temizlik gücü zayıf olduğundan yıkama maddelerinde kullanılmazlar. Hiçbir zaman anyon aktif maddelerle birlikte kullanılmaması gerekir. Kullandıklarında birbirlerini nötralize ederek çökerler ve özelliklerini kaybederler. Dezenfektanların ve çamaşır yumuşatıcıların üretiminde kullanılır.
Noniyonik aktif madde : Suda çözündüklerinde herhangi bir iyon oluşturmazlar. Pahalıdırlar. Su sertliğinden etkilenmeleri önemli özeUiklerindendir. Aynı zamanda iyi bir yıkama maddesidir. Alkali ortamda temizlenmemesi gereken malzemelerin temizliğinde kullanılırlar. Anyon aktif maddelere kıyasla daha az köpürürler. Yağlı kirlerin çıkarılmasında oldukça etkilidirler. Düşük sıcaklıklarda bile iyi performans gösterirler.

Amfoterik aktif maddeler : Yapılarında hem anyon aktif maddelerin temizleme hem de katyon aktif maddelerin yumuşatma özelliğini taşırlar. Temizleme güçlerinin yüksek olmasına karşın yapılarının ve üretimlerinin karışık olması daha çok kozmetik sanayinde kullanılmasına yol açmıştır.

SERTLİK BAĞLAYICILAR
Temizlik ürünleri maliyetlerinde önemli bir yer tutar. Sudaki kalsiyum ve magnezyum tuzlarını bağlayarak temizlik üzerindeki olumsuz özelliklerini ortadan kaldırırlar. Özellikle çamaşır yıkamalarında, sudaki kirecin bağlanması önem taşır.
Sert suyla yapılan temizliklerde, kireç yüzeylerde birikerek çamaşırların grileşmelerine ve yıpranmalarına; bulaşık makinelerinde temizlik performansının düşmesine, enerji kayıplarına ve hijyen riskinin artmasına yol açar.
En yaygın olarak kullanılan sodyumtripolifosfat’ ûr. (STPP) Su sertliğinin etkisi bir yıkamada anlaşılmaz ancak 15 yıkama sonrasında görülebilir.
STPP oranlan birbirinden farklı deterjanlar üretilmektedir. Bu nedenle ürün seçiminde deterjan içindeki oranların ve temizlikte kullanılan suyun sertliğini bilmek gerekmektedir.
ALKALİLER
Alkalinite bir ortamdaki hidroksil (OH-) iyonlarının yoğunluğunu verir. Deterjan içindeki alkaliler yıkama ortamındaki OH- iyonlarının yoğunluğunu, dolayısıyla pH’ ını yükselten maddelerdir. Kirler asidik olduklarından ve alkali ortamda daha kolay temizlendiğinden yıkama ve temizlik ortamları genelde alkali ortamlarıdır.
Alkalinite yıkama ortamında gerek kirini gerekse yüzeyin negatif elektrikte (-) yüklenmelerine, dolayısıyla birbirini iterek kirin yüzeyden ayrılmasına yardımcı olur.
Alkalinite, çamaşır yıkama ortamında pamuk, keten gibi doğal elyafların genişlemesine ve kabarmasına yaradığından içlerine yerleşmiş kirlerin yıkama suyu ile temaslarını ve temizlenmelerini kolaylaştı tır.
Alkalinite, yağ türü kirlerde bulunan yağ asitlerini sabuna dönüştürerek temizler.
Genel olarak bir yıkama maddesini alkalinitesi ne kadar yüksekse, temizleme gücünün de o kadar yüksek olduğunu söyleyebiliriz.
Alkali maddelerin yıkama ortamında uzun süre alkalinitesini koruyabilmesi gerekmektedir. Buna tampon özelliği diyoruz. Başlıca alkali maddeler sodyum hidroksit (NaOH), sodyum karbonat- soda (Na2CO,), sodyum silikat (N sodyum meta silikat, sodyum trifosfat

KİR ÇÖZELMESİNİ ÖNLEYİCİLER
Yıkama ortamında yüzeyden ayrılan, fakat suda çözünmeyen kirler son derece ufak parçacıklar halinde, yüzey aktif maddeler ve STP’ nin de yardımıyla yıkama ortamında askıda tutulur, yıkama sonunda suyla birlikte ortamdan uzaklaştırılırlar. Bu etkiyi artırmak için deterjanlar kir çökmesini önleyici maddelerle takviye edilmişlerdir. Başlıca CMC denilen karboksimetilselüloz’ dur. Görevi, temizlenen yüzeyi ve kirleri su ile çıkmayacak şekilde kaplama ve kirin tekrar yüzeye çökmesini önlemektir. Yalnızca selülozik elyaflarda etkilidirler. Polyester türü çamaşırlarda farklı türden kimyasallar kullanılmaktadır.
OPTİK AĞARTICILAR
insan gözü, renk olarak geniş bir elektromanyetik salınım tayfının dar bir aralığını algılar. Beyaz olarak görünen ışık üç ana renk olarak kırmızı, mavi, ve san renklerin birleşmesinden ortaya çıkar.
Yıkama ve ağartma işleminden geçen çamaşırların hafif san renge çalan bir görünümleri vardır. Bunun nedeni çamaşırların üzerine düşen beyaz ışıktaki mavi renk tayfun emerek (absorbe ederek) yansıtmayişlarıdır.
Eskiden, bunu karşılamak için mavi renkte bir boya olan çivit çamaşır temizliğinde kullanılırdı. Günümüzde bu görevi optik ağarücılar yapmaktadır.
Optik ağarücılar çamaşır üzerine düşen ve güneş ışığında %2-5 oranında bulunmasına karşın gözle görünmeyen mor ötesi ışınlar (290nm) emer ve bunları gözle görünebilen mavi renk tayfindaki fiorasan ışığına çevirerek yansıtır. Çamaşırlar olduğundan daha beyaz ve temiz görünür. Bu bir optik aldatmacadır ancak etkilidir.
Optik ağarûcıların etkili olabilmeleri için çamaşırlar tarafından absorbe edilmeleri gereklidir. Pamuklu, polyester ve polyamid kumaşlar için farklı optik ağarücılar geliştirilmiştir.
Klorlu ağarücılara dayanıklılıkları farklı optik ağarücılar vardır.
Piyasadaki hemen tüm deterjanlarda optik ağarücı bulunmaktadır. Belli bir miktarın üzerindeki optik ağarücının yaran yoktur. Optik ağarücıların renkli çamaşırlar üzerinde bazı olumsuz etkileri de bulunmaktadır.
KOROZYON ÖNLEYİCİLERİ
Temizlik işlemlerinde kullanılan kimyasalların metal aksama zarar vermemesi istenmektedirYıkama ortamında silikatlar metal yüzeyler üzerinde kimyasal reaksiyona girmeyen (ineri) ince film tabakası oluşturarak, metalleri paslanmaya karşı korurlar.
KÖPÜK DÜZENLEYİCİLER
Elde veya açık makinelerde kullanılan yıkama maddelerinde köpük olması bir sakınca oluşturmaz. Hatta ürünün kullanım miktarının yeterli olup olmadığının bir ölçüsüdür.

Ancak endüstriyel temizlik işlemlerinde aşın köpük arzu edilmez. Mekanik etki olumsuz etkilenir, taşmalarla birlikte yıkama maddesi kaybı söz konusudur. En büyük sakınca ise durulamada probleme yol açar. Köpük düzenleyiciler bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için temizlik ürünlerine katılırlar.

ENZİMLER
Bir kimyasal reaksiyonu oluşturan, hızını arttıran ve reaksiyon sonunda değişikliğe uğramadan kalan maddelere katalizör denir. Enzimle biyolojik katalizatör diyebileceğimiz protein molekülleridir.
Bazı kirleri oluşturan ufak moleküller kendi başlarına suda kolayca çözümlenmelerine karşın bir araya geldiklerinde çözünmeleri güçleşir. Enzimler, büyük moleküllerinin birleşme noktalarını etkileyerek bu bağın gevşemesini sağlar. Birleşme noktalarından parçalanan moleküller ayrışarak suda çözünür hale gelir. Bu reaksiyonun sonunda enzimler bir katalizör olduklarından hiç bir kayba uğramazlar. Serbest kalan enzimler yeniden görev yapabilirler.
Enzimler seçici (selektir) çalışırlar. Bazıları proteinleri, bazıları yağlan, bazıları ise sadece karbonhidratlar parçalarlar. Etkileri açısından üç grupta toplanırlar.
^ Protease: Protein moleküllerini parçalar
^ Amylase: Karbonhidrat moleküllerini parçalar
^ Iipasa : Yağ moleküllerini parçalar
Yaygın olarak kullanılan Protease’ dır. Enzimlerin etkili olabilmesi için
^ Yıkama suyu sıcaklığının 60″C nin alûnda ^ Yıkama ortamı pH’ inin 9 civarında ^ Klorlu ağarücının ortamlarında çalışılmalıdır.
^ En önemlisi enzimlerin etkinliklerini 12-18 saat gibi uzun bir süre içinde gösterebilmesidir.
PARFÜM
Temizlenen malzemelere güzel bir koku vermek, yıkama esasında yüzeyden ayrılan kirin ısının etkisiyle ortaya yaydığı kötü kokulan örtmek amacıyla yıkama maddelerine parfüm eklenir.
AĞARTMA MADDELERİ
Ağartma maddeleri özellikle çamaşır temizliğinde vazgeçilmez olmakla birlikte yanlış kullanmalan halinde çamaşırlan en çok yıpratan ve ömürlerini kısaltan kimyasallardır. Ağartma maddeleri
^ Bir çok leke türünü beyazlatarak çıkarmak ^ Çamaşırlan genel olarak ağartmak
Gibi temel görev üstlenirler.

Çamaşırlar yıkama maddeleri ile kirden temizlenir, ağartma maddeleri ile lekeleri çıkarılır ve genel olarak beyazlatılır. Unutulmamalıdır ki ağartma hiçbir zaman iyi bir yıkamanın yerini alamaz. Kirleri beyazlatarak temizleyemezsiniz. Kireç ve demirden kaynaklanan renk farklılıklarını ağartma maddesi kullanarak gidermek mümkün değildir. Aksine demirin katalizör etkisiyle çok hızlı reaksiyona giren ağarûcalar çamaşır elyaflarını yıpratarak ömürlerini kısaltır.
Ağartma işleminde ana amaç tekstil elyafin yıpranmadan lekelerin çıkarılması ve çamaşırın beyazlaülmasıdır. Ağartma maddelerinin çamaşırda oluşturduğu hasar bir daha giderilemez. Ağarücalar temelde iki gruba ayrılırlar:
Klor ba^k agarhalar: Kalsiyum hipoklorit (Kireç kaynağı), Sodyum hipoklorit Çamaşır suyu — (Bleach), Sodyum dikloroisosiyanürat (Chlora)
Oksijen ba^k agarhalar: Sodyum Perporat (Oxyla), Hidrojen peroksit (Oxyla Iiquid) Klor Bazlı Ağartıcılar
Kireç kaymağı yıkama ortamında bol miktarda kalsiyum getireceği için çamaşır yıkamaları için uygun değildir.
Sodyum hipoklorit (çamaşır suyun), ülkemizde kullanılan en yaygın ağartma maddesidir. Ucuz ve etkilidir. Dezenfeksiyon özelliği vardır. Ancak, çamaşırlar için tehlikelidir. Üretim sırasında kullanılan sodyum hidroksit, klor gazı ve su ağır metal iyonlarından tamamen arındırılmış olmalıdır. Aksi halde bozuşarak içindeki aktif klorun azalmasına yol açar. Isı, ışık ve konulduğu ambalaj içindeki yabana maddeler de bozunmaya yol açar.
Klor bazlı ağarücıların etkinlikleri, yıkama suyu sıcaklığına, yıkama ortamında serbest halde bulunan ağır metal iyonlarının miktarına ve yıkama ortamının pH’ ına göre değişir.Yıkama suyunun sıcaklığına göre ortamdaki aktif klor miktarını son derece iyi ayarlamak gerekir. Ağır metal iyonları de EDTA veya STP tarafından bağlanmış olmalıdır. Yıkama ortamı pH’ ı 8-11 arası olmalıdır. Daha düşük pH’ larda aktif klor, klor gazı son durulama suyuna antiklor ilave edilmelidir.
Çamaşır üzerinde kalan klor ütü veya kurutma dolaplarında yıpranmaya ve sararmaya yol açar.
Sodyum dikloroisosiyanürat: Pahalı olmasına karşın en güvenli klor bazlı ağartma maddelerinden biridir. Aşın sıcak ve nem olmazsa, aktif klor seviyesini kaybetmeden uzun süre stabil kalır. Çok hızlı reaksiyona girerek çamaşır elyaflarını yıpratmaz. Klor ağarücıların 60′C nin üzerinde kullanılmaktı tavsiye edilmez.
Peroksit Bazlı Ağartıcılar
Sodyum perborat NaBojHjOj.SHjO sabitli bir ağartma maddesi olduğundan; organik maddeler, yüzey aktif maddeler, parfüm vb. ile reaksiyona girmediğinden tüm temizlik ürünleri içine kolaylıkla eklenebilir.
Yıkama ortamında ısı ve alkalitenin etkisiyle hidrojen peroksit (HjOj) açığa çıkararak serbest kalan oksijen (O2) ile ağartma işlevini yerine getirir. Sodyum perboraûn ağartma ve beyazlatma etkisi 60″C ‘ nin altındaki yıkama sıcaklıklarında ağartma etkisinin olabilmesi için perborat aktivatörü olan TEAD kullanmak gerekir. Hatalı kullanımlarda çamaşırlar klora oranla çok daha az yıpranır. Gene, günümüzde kullanılan birçok kumaş boyasının, perboraûn ağartma etkisine dayanıklı olduğu gözlenmiştir. Ters sonuçlarla karşılaşmamak için test yapılması tavsiye edilir.
Ağartma maddelerini kullanırken şu noktalara dikkat edilir. Direkt çamaşır üzerine dökülmemelidir. Yıkama işlemi başladıktan 5 dakika sonra ilave edilmesi tavsiye edilir.
Su sıcaklığının 60″C nin alûnda olduğu yerlerde veya durumlarda klorlu, üstünde oksijenli ağarûcılar kullanınız . Çok lekeli problemlerde dozajları ararınız. Renkli çamaşırlarda klor bazlı ağarûcılar kullanmayınız. Yünlü, ipekli gibi protein bazlı elyaflarda klor bazlı ağarûcılar kesinlikle kullanılmaz.
“Klor bazlı ağarüalat asidik ürünlerle kesinlikle bir arada kullanılmaz” temizlik

YUMUŞATICILAR
Çamaşırların elyaf yüzeyleri yıkama sırasında mekanik hareketin etkisiyle düzenli yapılarını kaybederler. Yumuşaûcılar daha öncede belirtildiği gibi katyonik aktif maddelerdir. Yıkanmış elyafın yüzeylerine yerleşerek (Absorbe olarak) yüzeyi yeniden düzgün bir hale getirirler. Elyafı kabartırlar. Yıkama esnasında gerek sürtünmeden gerekse anyonik maddelerden kaynaklanan statik bir elektriklenme oluşur. Çamaşır yumuşaûcılarının bir diğer etkisi de bu statik elektriklenmeyi ortadan kaldırmaktır. Böylece çamaşırlar toz ve kirleri çekmez silindirden daha kolay geçer.
Çamaşır yumuşatıcıları kullanırken:
^ Yumuşaûcının en son durulama suyuna ilave edilmesine ve sonradan durulama yapılmasına dikkat edilir.
^ Çamaşırlarda, özellikle havlularda sertleşme kireçlenmeden ileri geliyorsa yumuşaûa kullanmanın bir yaran olmaz.
^ Uygun dozajın üzerinde yumuşaûa kullanımının özellikle havlular üzerinde bazı olumsuz yönleri vardır. Havlular kaygan, yapışkan bir hale gelir, su çekme özellikleri azalır. Her gün yıkanan çamaşırlarda bir sonraki yıkamaya aşın miktarda katyon aktif madde taşınmış olur, bu yıkama programını olumsuz etkiler.

Yaşamaya değer ortamlar yaratmak istiyorsak Hijyenik olmak
zorundayız.
Hijyen yunanca bir kelime olan “HYGEIA” dan gelmektedir. Anlamı istenmeyen mikroorganizmalara veya dış etkenlere karşı ortamın sıhhi ve güvenilir hele gelmesidir. Temizliği tamamlanmış ve istenmeyen tüm mikroorganizmalardan arındırılmış ortam HİJYENİK ORTAM dır. Bu manada gıda üreten , hazırlayan ve sunan tüm ortamların insan sağlığı açısından hijyenik olması son derece önem taşımaktadır. Mikroorganizmaların bu anlamda tanımlanması büyük önem taşımaktadır.

——————————————————-

Mikroorganizmalar, temizlik nedir dinde temizlik islamda temizlik dinimizde temizlik temizlik şirketleri temizlik ve sağlık temizliğin önemi çevre temizliği temizlik şirketleri izmir temizlik şirketleri konya temizlik şirketleri fiyatları temizlik ürünleri temizlik malzemeleri ev temizliği

Dezenfeksiyon – Temizlik

24 Kasım 2008 Yazan admin

DEZENFEKSİYON
Yerlerin, çevrenin (çalışma masaları, lavabolar vs.) ve tüm alanların deterjanlarla temizlenerek sağlanan Dekontaminasyon seviyesi sadece güzel görünüm sağlamakla kalmaz, aynı zamanda hastanın da korunmasını garanti eder.
Diğer taraftan risk altında bulunan hastalar en basit mikrobik saldırılara bile hassastırlar. Hastanın korunabilmesi için basit önleyici tedbirlerin yanı sıra çevredeki mikrobik mikroorganizmaların zayıf immun sisteme ( böbrek patolojisi, neonatoloji, onkoloji, hematoloji, metabolik hastalar, enfeksiyöz hastalıklar), bilhassa labil anatomik bölgelere (dermatoloji, plastik cerrahi, yanık üniteleri) veya nadiren görülen korunmasız bölgelere (ameliyathaneler, invaziv tedavi bölümleri vs.) baskının minimuma indirilmesi gerekir.
Dializ merkezlerindeki gibi riskin düşük ve aspesifik göründüğü tedavi merkezlerinde sadece yerlerin Dekontaminasyon yeterli değildir. Böyle yerlerde çeşitli kompleks aletler ve potansiyel enfeksiyon kaynağı olabilecek hastalar yoğun olarak bulunduğundan makineler ve servis bölümlerinin de Dekontaminasyon gereklidir. Bu işlem hastayla teması fazla olan kaynaklarda daha yoğun olmalıdır.

Organik artıklarla (kan, cerahat vs.) bulaşmayan servis bölümlerinin (yerler, duvarlar, vs.) kuaterner amonyum tuzları, biguanidler veya bunların karışımlariyla muamelesi yeterlidir. Bu bileşikler çevredeki mikrobik florayı kabul edebilecek düzeylere indirir ve maliyeti de uygundur. Unutulmamalıdır ki; bu işlemin her gün geniş alanlara uygulanması gereklidir. Üstelik rahatsız edici kokusu veya buharı olmamalı ve yeterli anti mikrobik aktiviteye sahip olmalıdır. Hastalarla sık ve yakın temasta olan yüzeyler ise (teşhis ve tedavi için kullanılan aparatların dış yüzeyleri, ameliyat masaları, vs. veya yumuşak dezenfektanlarla kısmen dezenfekte edilmiş organik artıklarla-sekresyonlarla kontamine olmuş yüzeyler gibi) daha kuvvetli anti mikrobik etkiye sahip bileşiklerle düzenli olarak dezenfekte edilmelidir. Bu amaçla aldehitler kullanılmalıdır. Aldehitlerin organik sekresyonlara hızlı bir etkisi vardır ve en az toksik ve iritan maddelerdir. Bu nedenle hastaların, aparatların ve pahalı cihazların zarar görmemesi için de uygundur.
Hastanelerde amaç sadece kiri yok etmek değil, mikrobik florayı da azaltmak olduğundan dezenfeksiyon şarttır.

Dezenfeksiyonla yüzeylerdeki mikroorganizma sayısı azaltılır ve hatta bazı çok özel durumlarda daha dayanıklı olan bakteri sporları da ortadan kaldırılır(sterilizasyon).
FİZİKSEL VE KİMYASAL DEZENFEKSİYON
Dezenfeksiyon ve strelizasyon fiziksel veya kimyasal yollarla yapılabilir. Geleneksel fiziksel sterilizasyon buhar otoklavlarında elde edilen yüksek sıcaklıkta belli bir zaman süresinde bekletilerek yapılır. (Genellikle 12l”C 15 dk) Bu işlem; bazı bakteri sporları merkezi yoğunluğuyla tespit edilebilir. (Protoplast) Merkezi, aşırı dehidrasyon durumunda nükleik asitler ve proteinler içerir. Stoplazma önce lipitlerden oluşan bir spor membraniyla, ev son olarak da polipeptitlerden oluşan bir dış zarla kaplıdır. (Spor zarı)
Sporların gelişmiş dış kabuğu yaygın olarak kullanılan kuaterner amonyum bileşikleri, guanidin türevleri, alkoller (laboratuvarda spor taşıyan örneklerin dekontaminasyonunun araştırılmasında kullanılır) gibi dezenfektanlara rezistandır. Bu maddeler sporların yarattığı engelleri aşamazlar ve protoplazmaya ulaşamadıkları için etki gösteremezler.
Etkisiz bileşiklerin sporisit etki göstermeleri muhtemelen spor kabuğunun polaritesini değiştirmesine veya içine nüfuz edebilmesine bağlıdır. Bu etki, kuaterner amonyum bileşiklerinin gluteraldehitle kombinasyonlarında görülür. Bazı ticari preparasyonların sporisit etkisini arttırmak için pratik uygulamalar önerilmiştir.
Spor zarına nüfuz edebilen ve sporun içeriğini bozabilen maddeler esas olarak aldehitlerdir: Glutarik, formik ve glioksal (12). Bunların üçünün de etkisi genel kural olarak sporun kabuğunda bulunan amit kökleri veya purin ya da pirimidin bazlı nükleik asitlerle aminin reaksiyona girmesine bağlanır. En etkili aldehit kombinasyonları (küçük miktarda formaldehit ile gluteraldehit) Bacillus subtilis sporlarına hemen hemen diğerlerinin 10 katı daha etkindir.
Sporların tahribi sadece dezenfektanının konsantrasyonuna ve zamana bağlı değildir.(Kabuğa penetrasyon ve yavaş yavaş protoplazmanın değişmesi) Çeşitli türlere ait sporlar farklı direnç gösterirler. Bacillus subtilis sporlarında 6 logaritmalık bir inaktivasyon elde etmek için (dezenfektanın sporisit etkili olduğunu söyleyebilmek için % 99,999′ luk bir inhibisyon şarttır) gluteraldehit solüsyonuyla 3 saatlik bir temas süresi 8 saate uzar. Gluteraldehitle 30 dakikalık bir temas c tetani sporlarının % 99,99 in aktivasyonunu sağlarken B.pumilus sporların ancak %90′ ını inaktivite eder.
Sıcaklık da sporisit etkiyi etkileyen faktörlerden biridir. Aldehitlerin (özellikle formaldehit ve glioksal) etkisi ılık ortamda en azından 10 kat artar. Fakat bu önerilemez, çünkü bu sefer karsinojen olduğundan şüphelenilen iritan buharları çoğalır.
Pratik şartlarda sporisit kimyasal uygulamalara verilen önem artmıştır. (6 Logaritmaya eşit bir inhibisyon) Aslında aletlerin kullanıldıktan sonra doğru bir deterjanla doğru olarak temizlenmesi sporların sayısını ciddi ölçüde azaltır.

HASTANE HİJYENİ
Böylece aletler organik artıklardan da temizlenir. Gerçekçi bir tahminle temizlenmiş aletlerin üzerinde birkaç ünite yada 30-40 ünite spor kalır. Yani pratikte laboratuvar şartlarında olduğundan çok daha düşük seviyelerdeki sporların dekontaminasyonu gereklidir.

Kaynak : http://temizlik.blogspot.com