Temizlik ve sabunun icadı
28 Şubat 2011 Yazan adminSabun ve tarihçesi
Her zaman temizliği ve saflığı hatırlatan sabun, günlük yaşantımızın önemli bir parçası Geçmişi M.Ö. altı binlere kadar uzanan sabun kullanımı, zamanla günlük yaşantımızın önemli bir parçası haline geldi, vazgeçilmez oldu. Fenikeliler sabunu bulana kadar, kül ve kil geleneksel temizlik aracı olarak kullanıyordu. M.Ö. 600′de bulunan ve kullanımı ortaçağda genişleyen sabun, tarih içinde kimi zaman değerli bir değiş tokuş aracı olarak kimi zamansa ilaç olarak kullanıldı. Geçmişte Fenikeliler ile Galyalılar arasında önemli bir takas aracı olan sabun, Roma döneminde, kadınların en gözde temizlik aracı haline geldi.
Sabun niteliği taşıyan Maddelerle ilgili ilk yazılı belge ise, Mezopotamya’da M.Ö. III. bin yıldan kalma kil tabletleri Bu tabletlerde, potasyum ve yağla karıştırılarak elde edilen bir maddeden söz ediliyor.
Eski zamanlardan kalma bir Roma masalına göre, sabunu ilk defa kadınlar keşfetmiş. Hayvanların kurban edildiği Sapo Dağı’nın kıyısında bulunan Tiber Nehri’nde çamaşırlarını yıkayan kadınlar, çamaşırlarını eskiye oranla daha az çaba sarf ederek temizledikleri fark ettiler. Çünkü, hayvanların kurban edildiği Sapo Dağı’ndan Tiber Nehri’ne, yağmurla birlikte hayvan yağları ve odun külleri karışıyordu.
Bu karışım ise, bayanların çamaşır Günü için hoş bir hediye oluyordu. İngiltere’nin eski halklarından Keltler de, hayvansal yağlar ve Bitki küllerinden ürettikleri sabuna “Saipo” adını verdi, bu sözcük daha sonra “Soap” olarak değişti. M.Ö. 1500′e ait Ebers Papirüsinde, kişisel temizliklerine düşkün olan Mısırlılar’ın, hayvan ve sebze yağları ile alkalinli Tuzdan elde edilen sabunsu bir maddeyle yıkandıkları belirtiliyor.
Yunanlılar’a bakacak olursak, onlar da en az Mısırlılar kadar temizliğe önem veriyorlardı. Sabun kullanmayan Yunanlılar, vücutlarını yağ ve killerle sıvadıktan sonra, kum ya da sünger taşı parçalarıyla fırçalıyor ve “strigil” denen kavisli metal bir aletle vücutlarında oluşan tabakayı kazıyorlardı. Bunu suya girerek yıkanma ve zeytinyağı ile yağlanma izliyordu.
Kişisel temizliği oldukça önemseyen Roma ulusunda ise, banyo kültürü oldukça yaygındı. Hamamlara aşırı düşkün olan Romalılar’da banyo yapmak en temel sosyal görevdi. M.Ö 25 yılında yüzlerce hamamın bulunduğu Roma’da banyonun Altın çağı başladı. Roma’da yaşanan zengin banyo kültürünü, Erken Hıristiyan Kilisesi dini açıdan uygunsuz olduğu gerekçesiyle çok çabuk saf dışı bıraktı.
Fakat M.S. 476′da Batı Roma’nın yıkılmasıyla birlikte Avrupa’da, hamam alışkanlığı tarihe karıştı. Kişisel temizlikte gözlenen bu gerileme ve Sağlıksız yaşam koşulları, Ortaçağ Avrupasında büyük sorunlara neden oldu. Temizlik, artık halk kültürünün bir parçası değildi. Yaklaşık 17. yy’a kadar yaşanan bu karanlık dönemde ihmal edilen kişisel temizlik aynı zamanda 14. yy’da büyük veba salgınını doğurdu. Eski Romalıların sabun yapımıyla ilgili bilgilerinin Avrupa’ya yayılmasıyla önemli sabun yapım merkezleri ortaya çıktı.
Sabun yapımcılığı 7. yy’da Avrupa’da meslek haline geldi. Sebze ve hayvan yağlarına bitki külleri ve güzel kokular katan sabun yapımcıları kendi ticaret ağlarını kurdular. Güzel kokuların da katılmasıyla artan sabun çeşitleri çamaşır yıkamada ve banyo yapmak için kullanıldı.
Sabuna talep arttıkça üretimi de arttı ve sabuncular bir esnaf grubu oluşturdu. 10. Yüzyılda Bizans’ta esnaf loncaları içinde sabuncu esnafı grubu da vardı. Türkler yaklaşık olarak 11. yy’a kadar sabun yerine sulardaki soda, çöven, saparma, sabun otu, süt kökü, kaşık otu, kılaya kavuğu, acı Ağaç, herdemtaze, tavşankulağı, hintkestanesi gibi saponinli maddeleri ve kül kullandı. Belgelere göre bugünkü sabunun ilkel şekli ilk çağlarda Araplar tarafından yapıldı. Sabunculuk, ortaçağda İslam ülkelerinde gelişmiş bir imalat koluydu. Osmanlı’nda sabun esnafı tertip edilen törenlerde esnaf alaylarında yer alıyordu. Osmanlılarda sabun imali ve tüketiminin oldukça yaygın olduğuna arşiv vesikalarında rastlıyoruz.
Sabun üretiminin 12. yy’da başlandığı İngiltere’de ise, 1622 yılında I. King James, sabun üretim tekelini yılda 100 bin dolar karşılığında bir sabun yapımcısına verdi. Fakat, sabun lüks sayılıp yüzde yüz vergiye tabi tutulduğundan halkın banyo yapması imkansızdı. Temizlik ve Su sistemleri Roma ve Girit’teki sistemlerle yarış edecek düzeye gelmiş olmasına rağmen, ülkede temizliğe karşı genel bir isteksizlik hakimdi.
Dickens dönemi, korkunç bir pislik içinde geçti. Hastalıklar iyiden iyiye yayılıyordu. 1842′de, İngiltere Fakir Yasası Komisyonu sekreteri olan Edwin Chadwick’in çabaları sonucunda, Parlamento, 1846′da “Halk Hamamlarını ve Yıkanma Evleri Hareketi”ni onayladı ve Gladstone, 1853′te sabun vergisini kaldırdı. 1860′ta Londra’da sayısı 10 olan halka açık yıkanma evleri, bir milyondan fazla sayıya yükseltildi. Bu hareket Amerika’ya da yayıldı. Amerikan Tıp Topluluğu Dergisi’nin 1892 Ekim sayısında; korunma tedaviden daha olduğu takdirde, halka açık büyük bir hamam kurmanın, hastane inşa etmekten daha ucuza mal olacağını yazmaktaydı.
Gerçek anlamda bilimsel sabun yapımı ise, 18. yy’da da Michel Eugene Chevreul’un katkılarıyla, önceden belirlenen kesin amaçların elde edilmesini sağlayan kimyasal formüllerin ortaya konmasıyla başlıyor. Buhar makinesi gibi buluşların gerçekleşmesiyle de, sabun yapımı gerçek bir sanayiye dönüşüyor. Sabunun sert sularda eritildiği zaman yeterince köpürmemesinin yol açtığı sakıncayı giderme çalışmaları, 1930′lu yıllarda ABD’de ilk deterjanların ortaya çıkmasını sağlıyor ve o tarihten bu yana deterjan yapımı da önemli bir sanayi dalına dönüşüyor.
Osmanlı İmparatorluğu sabun üretimi açısından çok zengindi. Trablus sabunu, çiçek sabunu, misk sabunu, Hünkari sabun, beyaz ve siyah paşa sabunu, alaca sabun, kara sabun, kokulu sabun, Kandiye sabunu Girit Sabunu, Arap sabunu, leke sabunu ve fes sabunu… Bunlar imparatorlukta üretilen sabun türlerinin sadece birkaçı… Osmanlılarda sabunla ilgili ilk düzenlemeler Fatih Sultan Mehmet, İkinci Beyazıt, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman devri kanunnamelerinde görülür.
Fatih dönemine ait Foça sabunhanesi ile ilgili düzenlemede ve Yavuz devrine ait Trablus Sancağı kanunnamesinde sabun konusunda hukuki düzenlemeler bulunur. Sonraki dönemlerde sabunun üretimi, kalitesi, fiyatı, kontrolü, ticareti ve sabuncu esnafı konularında oldukça fazla vesika ve düzenleme bulunması dikkat çekiyor. Sabun temel olarak, zeytinyağı, prina yağı, Ay çiçek yağı, yerfıstığı yağı, palmiye özü yağı, iç yağı gibi maddelerden elde edilen yağ asitleri ile Sodyum tuzlarının tepkimesinden oluşuyor. Sabun üretimi, yıkama, pişirme, sıvılaştırma ve sabunlaşma olmak üzere dört evreden meydana geliyor. Yoğurma sırasında parfümler katılarak kokulu sabunlar elde ediliyor.
Kozmetik sanayinin gelişmesiyle sadece temizlik maddesi olmaktan çıkıp, özel formüller ve kokularla farklı özellikler kazanan sabun, gençlik, güzellik ve pürüzsüz bir cildin en doğal kaynağı haline geldi.
Sabun üretimi
Çok çeşitli yöntemler bulunan sabun yapımında, en basit yöntem, soğukta yapımdır. Sodyum ya da potasyum hidroaksit çözeltilerinin gerektiği, “yağ içinde su” tipinde bir emülsiyonun hazırlanmasına dayanır. Sıvı yağ birleşenleri ve dirişik Alkali çözeltisinin karışımına dayanan bu yöntem, basit olduğu için küçük tesislerde uygulanır; ürünün iyi kullanılmasını engelleyen sabunlaşmış bölümlerin, sabun kütlesi içinde kalmaları gibi önemli bir sakıncası vardır. “Marsilya”tipi diye adlandırılan klasik yöntemde, sırasıyla hamurlaştırma, tuzlama, pişirme ve arıtma işlemleri uygulanır. Sabun Hamuru daha sonra soğumaya bırakılır. 35-40
kg. paralel yüzler haline getirilir ve kalıplar halinde kesilir.
Bugün sabunlar, ısıtıcı çift çeperli bir besleme haznesi içinde tutulur ve hücreli pres filtrelere benzeyen bir soğutma presine sürülür. Sürekli çalışan daha modern cihazlar sabunu hem soğutur hem de suyunu alır; böylece toz sabun elde edilir. Geleneksel usullerin yerini alan diğer usuller de vardır. Bunlardan birinde hammaddelerin hidrolizden çıkan ve düşük Basınç altında damıtılarak saflaştırılan yağ asitleri kullanılır; bu Asitler, alkali oksitler, alkali Karbonatlar veya organik bazlarda nötürleştirilir. Bu şekilde elde edilen ürünler genellikle tuvalet sabunu yapımından kullanılır. Gerçek sürekli sabun yapımı 1934′e doğru ortaya atıldı. “Clayton” metodunda yüksek Sıcaklık uygulanır ve sonra yeniden hidratlanan susuz bir sabun elde edilir.
Gunther Jacobs’un “JPC” yönteminde, yağları eritmek ve sodyum hidroksitle emülsiyon oluşturmak için etkisiz bir eritici kullanılır; elde edilen kütle, Atmosfer basıncından daha düşük bir basınç altında, cm’ye 7 g’lık bir gerilimin etkisinde bırakılarak, eriticinin ve glikolin buharlaştırılması sağlanır. “Du pont de Nemours” yönteminde, Marsilya yöntemiyle aynı ilkeler uygulanır ve üretimin her aşamasında merkez kaç işlemi yapılır. “Yağ içinde su” tipinde bir emülsiyonun kullanıldığı “Monsavon” yöntemi, Arı sabunda % 61 yağ asidi ve % 0.2 sodyum hidroksit fazlası olacak biçimde, düşük Sıcaklıkta deriştirme alkali çözeltisiyle yapılır; Sıcak bir çepere temas ederek başlayan tepkime egzotermik olduğu için kendi kendine sürer.
Sabun, kule içinde, derişikliği sınır hidroksit çözeltisine eşit olan derişik hidroksit çözeltisiyle yıkanır ve arıtma, bir miktar düz sabunun erilitildiği ve esmer bölümlerin elde edildiği hafifçe alkali bir su katılarak yapılır. Fazlar (yüzde 75 sabun, yüzde 25 esmer faz), çift zarflı kaplarda 12- 24 Saat dinlendirilerek ayrılır. Esmer faz böylece, arı sabundan ve sınır hidroksit çözeltisinden, belirli bir miktar sodyum klörür katılarak ayrılır.
Tedavide sabun
Önceleri tıpta ‘hariçten tedavi edici’ olarak ele alınan sabun, zamanla vücut temizliği için kullanılmaya başlandı. Geçmişten günümüze sabun, bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışında dezenfekte olarak kullanılıyor. Kişisel temizliklerine düşkün olan Mısırlılar, deri hastalıklarından korunmak için, hayvan ve sebze yağları ile alkalinli tuzdan elde edilmiş sabunsu bir maddeyle yıkanıyorlardı. Bu şekilde hem kişisel temizliklerini yerine getiriyor hem de yaralarını tedavi ediyorlardı. M.S. II. yüzyılda yaşamış eski Yunan hekimi Galenos Klaudios, sabunun deri hastalıkları temizliğinde etkili olduğunu belirtiyor, hastalarına sabunu tavsiye ediyordu. Temizliğin öncüsü Musa ise, dini hükümler kadar temizlik kriterlerini de öne sürüyor ve dini arınmışlığın ifadesi olarak İsraillileri elbiselerini temiz tutmaya çağırıyordu. Musa, zarar verici boyutlara ulaşarak kavmini tehdit eden pisliğin farkına varmıştı. Ona göre temizliğin noksanlığı “öldürücü”ydü, hastalık demekti.
O zamanlarda cüzam ve pislik eş anlamlı sayılıyordu. Günümüzde de tedavide çeşitli sabunlar kullanılıyor: Bademyağı sabunu: Bademyağı ile sodyum hidroksitten elde edilir ve çeşitli ilaçlarda sıvağ olarak kullanılır. Donyağı sabunu; hayvani yağlarla sodyum hidroksitten elde edilir; Alkollü çözeltisi, opedeldok balsamının temel maddesini meydana getiren bir jeldir. Arap sabunu; potas sabunu veya yumuşak sabun, bazen uyuz tedavisinde kullanılır. Potaslı
Hindistan cevizi yağı sabunu; Suda uygun bir şekilde çözündürülüp sterilize edilerek cerrahi sabun denen sabunu meydana getirir. (ameliyattan önce ellerin ve eldivenlerin yıkanması için kullanılır). Çeşitli ilaçlar (kükürt, ihtiyol, katran, çeşitli antiseptikler) katılmış katı sabunlar tıbbi sabunları meydana getirir ve dermatozlarda kullanılır.
Osmanlı’da sabun
Sabun, Osmanlı Devleti’nde ‘sabunhane’ denilen ve şahıslara ait olan imalathanelerde geleneksel yöntemlerle üretiliyordu. Sabunun hammaddesi zeytinyağı ve içyağıydı. Ekonomik değeri olan ve tercih edilen sabunlar zeytinyağından imal edilenlerdi. Osmanlı İmparatorluğu’nda sabun üretimi yapılan yerlerin başında Zeytin yağının bol olduğu yerler olan Batı Anadolu ve Adalar, Şam, Halep ve Namlus geliyordu. O dönemde en fazla sabun üreten merkezler ise Midilli ve Girit Adaları, Ayvalık, Edremit, Kemer Edremit, İzmir, Kızılcatuzla, Yunda Acası ve Urla’ydı. Buralarda imal edilen sabunun büyük bir bölümü, saray, ordu ve İstanbul halkının ihtiyacını karşılamak üzere ‘Dersaadet tahsisatı’ olarak ayrılırdı.
Osmanlı Devleti’nde en kaliteli ve en çok aranan sabunlar Girit Adası, özellikle de Kandiye’de yapılanlardı. Kandiye sabunları temizlik ve iyi pişmiş olmaları ile nam salmıştı. Bu özelliklerinden dolayı Midilli ve Edremit sabunlarının üzerine ‘Girit Sabunu’ damgası vurularak taklit edilmiş ve bu durum Giritli sabuncuların şikayetine sebep oldu. Hanya, Kandiye, Resmo başta olmak üzere Girit’te elde edilen zeytinyağının önemli miktarı sabun üretiminde kullanılmaktaydı. 18. yüzyılın ilk yıllarında Girit’te sabunhane sayısı birkaç tane iken, yüzyıl ortalarına doğru on misliden fazla arttı ve adadaki sabunhanelerin adedi daha sonra 45′e ulaştı. Lübnan’daki Trablusşam kenti ve çevresi de zeytinyağının bolca bulunduğu ve sabun üretiminin de o nispette fazla olduğu bir bölgeydi.
Özellikle Nablus, Kudüs, Rakka ve Şam sabunculuğunun çok geliştiği ve sabun ihraç eden şehirlerdi. Buralarda sabunun geçmişi 14. yüzyılın ortalarına kadar gidiyordu. Anadolu’nun ve Mısır’ın sabun ihtiyacı da büyük ölçüde bu bölgelerden karşılanmaktaydı. Sabunu çok meşhur olan ve sabun ihraç eden Halep’te 19. yüzyıl sonlarında 12 sabunhane mevcuttu. Halep ve civarında imal edilen sabunlar yerel ihtiyacı karşılamaları dışında, Avrupalı ticaret şirketleri ve büyük tüccarlar tarafından Suriye dışına ihraç ediliyordu. Edirne ve Kudüs’te imal edilen ‘misk sabunu’ ise Osmanlı sarayına, sultanlara ve devlet ricaline sunulan değerli hediyeler arasındaydı.
Meyve sabunları
Parfüm kokulu sabunların yeni yeni hayatımıza girdiği düşünüldüğünde, meyve kokulu sabunların bundan en az üç yüz yıl önce ülkemizde kullanılmaya başlanması sabunlara tarihi bir işlev de yüklüyor. Görenlerin Plastik meyvelere benzettiği, ancak bilenlerin fark edebileceği meyve sabunları, tarihte hem temizlik hem de süs eşyası olarak kullanılırdı. Elma, Armut, üzüm, şeftali, kiraz, muz, kavun, çilek, kayısı, Limon şeklinde üretilen ve her birine has kokusuyla dikkat çeken meyve sabunları, 19. Yüzyılda Edirne’nin en önemli ticaret maddesiydi. Bitki ve otlardan elde edilen yağların burun, ciğer doğrudan ve deri tarafından vücuda alındığını kabul edersek bu sabunların süs olmaktan çıkıp, doğal ilaç işlevi üstlendiğini de görürüz. Meyve esanslı sabunlar, bugünkü Limon, şeftali ve elma kokulu sabun ve şampuanlara temel oluşturduğunu da söyleyebiliriz. Eskiden temizlik şimdi ise sadece süs aracı olarak kullanılan meyve sabunları, bildiğimiz yeşil sabunların eritilmesinden elde ediliyor.
Sıvı haline getirilen sabun, içine birkaç damla gül yağı konulduktan sonra soğuyana kadar bekletiliyor. Daha sonra sabun hamurunun yoğrulmasına geçiliyor. Hangi meyvenin kokusu verilmişse, Hamura onun şekli veriliyor. Son olarak da aslına uygun olarak boyanıp hazır hale geliyor. Üretilen sabunların hepsi piyasada satılmaz, büyük bir kısmı padişahın isteği üzerine İstanbul’a Topkapı Sarayı’na gönderilirdi. Mis kokulu meyve sabunları, aynı zamanda çok değerli bir süs eşyasıydı. Özellikle padişah kızları ve cariyeleri çeyizlerine, odalarına bu sabunları koyarlardı. Ayrıca padişahların yabancı devlet başkanlarına gönderdiği hediyeler arasına meyve sabunları da konulmasına özen gösterilirdi.
Sponsorlar : Temizlik Halı Halı Temizlik temizlik şirketi : temizlik şirketleri
Halı Yıkamacılar
18 Şubat 2011 Yazan admin
Günden güne çoğalıyor, Halı yıkama firmaları yada diğer bir adla Halı yıkamacılar.
Halılarınızı nerede yıkatıyorsunuz yada halılarınız ne şartlarla yıkanıyor biliyormusunuz?
Sadece istanbulda legal ve ilegal (Vergi Dışı) Halı yıkama ilemi yapan kuruluşların 1500′ ün üzerinde olduğu tahmin edilmektedir.
Yazılarımızda sürekli yaşam a lanlarında temizliğin önemini vurgulamaktayız. Fakat unutulmamalıdır ki halı özellikle evlerimizdeki halıların temizliği ve hijyeni oldukça önemlidir.
İşte bu sebepten dolayı halı yıkamacınızı iyi seçmelisiniz.
Halınız nerede yıkanıyor
Halı nasıl yıkanıyor
Halı yıkarken hangi kimyasallar kullanılıyor
Sedece temiz koksun diye esanas kullanılıyor mu?
Halınız nasıl kurutuluyor
Yıkanan Halınız size ne şekilde sunuyor.
Tüm bu soruların cevabını bulmak için bizi arayabilirsiniz. 0212 278 22 65
Biz sadece duvardan duvara halı yıkıyoruz fakat Temizlik sektöründe uzun yıllar edindiğimiz tecrübe ve deneyimlerimizi sizlerle paylaşmak isteriz.
Link:
Duvardan duvara Halı yıkama
Halı yıkama firmaları ve halı yıkama şirketleri
Temizlik ve Hijyen hakkında bilinmeyenler
08 Şubat 2011 Yazan admin
HİJYEN, TEMİZLİK nereden çıktı ve tarihte temizlik ve hijyenle ilgili gelişmeler, bilinmeyen ilginç gerçekleri sizlerle paylaşalım istedik.
Hastanelerin temiz tutulmasıyla ilgili ilk kampanya 1843 yılında Oliver Wendell Holmes Sr. tarafından başlatıldı. Ancak bu kampanya o zaman için insanları küçük görme olarak algılandı ve çok eleştirildi. Amerikan Doğum Uzmanı Charles Meigs daha sonra “Doktorlar centilmen insanlardır ve centilmenlerin elleri temiz olur” diyerek durumu toparlamaya çalıştı.
NASA uzay mekiği tuvaleti tasarlanması için son olarak 23.4 milyon dolar harcadı. Yer çekimi olmayan uzayda tuvalet için dakikada 850 litre emme teknolojisine sahip tuvalet geliştirdiler.
Hijyen Yunan sağlık ve temizlik tanrısı ‘Hygieia’dan ve ‘Ay’dan geliyor. Eski yunanlılar temizlik öncesi çift vardiya çalışırlardı.
İnsan vücudu 1.000′e yakın bazı bakterilerin evidir. İnsan vücudunda ABD’de yaşayan insanlardan daha fazla mikrop var.
İlk diş fırçası 1498 yılında Çin’de Sibirya domuzunun kısa ve sert kıllarından büyük baş hayvanların kemikleri oyularak yapıldı. Ancak düzenli diş fırçalama Amerikalı askerlere 2. Dünya Savaşı boyunca zorla kabul ettirilebildi.
1935 yılında Amerika’nın Kuzey Tissue bölgesin de mısır koçanından yapılan kıymıksız tuvalet kağıdı gururla sunuldu. Öncesinde tuvalet kağıdı olarak farklı bitkiler kullanılmıştı.
Avrupa ve Amerika’da 17. ve 19. yy arasında hastanelerdeki bebek ya da anne ölümleri hemşire ve doktorların hijyenik olmamaları yüzünden gerçekleşti.
Televizyon kumandasına dikkat. Arizona Üniversitesi uzmanları hastane odalarında yer alan TV kumandalarını inceledi ve tuvaletten çıkanların ellerinden daha kötü bir sonuca ulaştı. Kumandaların antibiyotiğe dirençli Staphylococcus bakterisi yaydığını ve hastanelerde gerçekleşen enfeksiyonel ölümleri artırdığı belirlendi.
Sabun ismi mitolojik Sapo dağından gelmektedir.
İnsan vücudu 1.000′e yakın bazı bakterilerin evidir. İnsan vücudunda ABD’de yaşayan insanlardan daha fazla mikrop vardır.
Anti bakteriyel sabunlar enfeksiyondan korumada diğer normal sabunlardan daha çok etkili değildir. Ayrıca oldukça geniş bir yelpazede bakteri ve mantarlara karşı etki gösteren antiseptik ajan olan triclosan sabun sıvı sabun vb. temizleyici ürünlerde ve dezenfektanlarda sıklıkla katılır. Hatta Triclosan’ın se ks hormonlarını bozduğu isteksizliğe neden olduğu ileri sürülüyor.
Eski Mısırlılar ve Aztekler idrar torbası yüzünden cilt sorunları yaşarlardı. İdrarda bulunan üre bakterileri de öldürür.
Temizlikle ilgili küçük bir zafer de İngiltere’nin ortaçağ kralı 4. Henry zamanında olmuş. Kral 4. Henry dinsel krallık seramonilerine katılanların en az bir kere yıkanmasını istedi.
Florida’da bir 7. sınıf öğrencisi okuldaki bilim fuarında fast food restaurantlarının dondurma makinelerinde tuvalet lavabolarından daha fazla bakteri bulunduğunu belirterek ödül kazandı.
Yere düşen bir yiyeceği hemen almanızın bir önemi yoktur bakterinin yiyeceğe bulaşması için zamana ihtiyacı yoktur. Düştüğünde zaten bulaşmış olur.
18. yy’da Londra’da insanlar dışkılarını pencereden sokağa atarladı. Daha sonra sokaklar suyla yıkanırdı.
11 bin çocuk üzerinde yapılan araştırmada hijyenik ürünlerin egzama ve astım riskini artırdığı belirlenmiştir.
Hintliler el ve ayaklarının dışında vücutlarının geri kalanını yıkadıklarında milyonlarca bakterinin yaşamlarını tehlikeye atacağını hasta olacaklarına inanır.
Taski Jontec Resitol Sert Zemin Cilası
01 Şubat 2011 Yazan adminTaski Jontec Resitol Sert Zemin Cilası
Ürün Özellikleri
Sert zemin cilası, ekstra kalite.
Koli içi Adet: 2
AÇIKLAMA
Düz ve suya dayanıklı, sert yüzeylerin çoğu için yüksek-parlatıcı özellikli, kayma dirençli zemin emülsiyonu. Polimerlerin ve mumların özel karışımına dayanan teknolojisi, geleneksel zemin emülsiyonları karşısında önemli alkol ve dezenfektanlara karşı daha iyi direnç gösterdiğini kanıtladı. Hafif Okaliptüs kokusu katılan bu bileşim, uygulama sırasında ne personeli ne de hastaları rahatsız etmeyerek sağlık merkezlerinde kullanılmasını ideal hale getirmektedir. Koruyucu film katmanı, yoğun giriş çıkış trafiğinin olduğu yerlerde bile aşınmaya karşı iyi bir direnç gösterir.
ÖZELLİKLERİ
* Geleneksel zemin emülsiyonları karşısında alkole ve dezenfektanlara karşı üstün direnç
* Yüksek-parlatıcı özellikli, koruyucu tabaka
* Okaliptüs kokusu
* Dayanıklı ve aşınma dirençli koruma
* Uygulama kolaylığı, kısa kuruma süresi
* Parlatmaya iyi cevap
* Uluslar arası standartlara (ASTM D-2047) göre kaymaya karşı dirençli
ÜRÜN AVANTAJLARI
* Sağlık merkezinde kullanım için ideal
* Zeminin optik temizliğini garanti eder.
* Uygulama hastaları ve personeli rahatsız etmeyecektir.
* Yoğun giriş çıkış trafiğinin olduğu yerlerde bile aşınmaya karşı iyi direnç
* Düz, suya dayanıklı sert zeminlerin çoğunda paspas veya bez ile uygulanabilir.
* Mükemmel dağılım (düzleştirme) için eşit şekilde yayılır.
* Tüm genel bakım yöntemlerine iyi yanıt verir.
* Çalışanlarınız ve müşterileriniz için garantili güvenlik
KULLANIM TALİMATLARI
Dozaj:
Ürün kullanıma hazırdır. Seyreltmeden kullanın.
Uygulama:
Sadece zımparalanmış ve derinlemesine durulanmış ve tamamen kuru zeminlere uygulayın. Gözenekli ve hasarlı zeminlere, uygulamadan önce JohnsonDiversey zemin kaplayıcı uygulayın. Ürünü, idareli olarak yere dökün ve hala ıslakken üst üste çakışan 1-1.5 m uzunlukta şeritlerde cila ile beraber eşit olarak dağıtın. Benzer şekilde ilave kaplamalar uygulamadan önce, (20-30) dakika boyunca tamamen kurumasını bekleyin. Gözeneksiz, düz zeminlere iki defa kaplama yapın. Gözenekli zeminler için genellikle üç kaplama yeterlidir.
Muşamba:
İlk kaplama kuruduktan sonra, muşamba zemini mavi tamponlu tek diskli yıkama makinesi ile düzleştirin, sonra ıslak paspaslama yapın ve ilave kaplamalar uygulamadan önce tamamen kurumasını bekleyin.
Üst zımparalama ve yeniden kaplama: Üst cila katmanını ayırmak ve kirli solüsyonu ıslak vakum temizleyici ile veya yıkama kurutma makinesi ile toplamak için. Islak elektrik süpürgesi ya da kombine yer yıkama makinesi. Tamamen kurumasını bekleyin ve ilave kaplama(lar) uygulayın.
Önemli not:
Diğer maddelerle seyreltmeyin veya karıştırmayın. 5°C?nin altındaki sıcaklıklarda saklamayın. Dışarıda veya ıslak yerlerde kullanmayın.
TEKNİK DATA
Görünüm : Süt gibi beyaz sıvı
Relatif yoğunluk (20°C) : 1.03
pH (direkt) : 7.9 – 8.4
Uygulama miktarı : 20-40 ml/m2
Sürme cila pvc cilası
Temizlik Malzemeleri Temizlik Ürünleri
26 Ocak 2011 Yazan adminTemizlik Malzemeleri - Temizlik Ürünleri
Temizlik amacıyla aşağıda bulunan malzemelerden yararlanılmaktadır
- Lastikli Yer Silme Aleti
- Ara Kabloları,
- Cam Silme Aleti.
- Cam Silme Peluşu, Cila Pedi.
- Paspas Arabası.
- Dış Cephe Asansörü.
- Çöp Toplama Arabası.
- Fırçalar
- El Tipi Ovma Pedleri.
- Eldiven,
- Faraş,
- Halı Yıkama Makinesi,
- Halı Kurutma Makinesi,
- Islak Paspas Aparatları,
- İç Alan ve dış Alan Fırçaları,
- Vakum Makinesi,
- Koruma Örtüleri.
- Koruyucu Elbiseler,
- Lavabo Pompası,
- Leke Çıkarma Bezleri,
- Merdiven ve Tabure,
- Motorlu Yol Süpürme Makinesi,
- Nemli Paspas Aparatları,
- Cila Makinesi.
- Parlatma Pedi.
- Spatulalar,
- Sprey Şişeleri,
- Su Çekeceği,
- Tazyikli Su Makinesi,
- El Süpürgesi,
- Temizlik Arabası,
- Temizlik Otomatı,
- Tuvalet Fırçası,
- Yıkama Pedi,
- Elektrikli Süpürge,
- Toz Bezi.
- Mop.
- Temizlik Kutusu,
- Süngerler.
Temizlik sırasında yukarıda sıralanan malzemelerden birçoğu bir arada kullanılmaktadır. Bunlardan sıklıkla kullanılan malzeme türlerinden bazılarına aşağıda açıklamalı olarak yer verilmiştir.
Lastikli Yer Silme Aleti
Beton, mozaik, taş, mermer v.b. yerlerin temizliğinde fazla suların çekilmesi amacıyla kullanılır. Suyu çekerek, yüzey üzerindeki ince toz ve çamurlar temizlenir. 35-40 cm. uzunluğundaki metal veya ahşap ağıza, 4-5 cm. genişliğinde lastik yerleştirilmesi şeklinde yapılmıştır. Kullanıldıktan sonra yıkanması ve kurulanması gerekir. Lastiklerinin yıpranması durumunda su çekme gücü azalır.
Süpürgeler
Temizlik araçlarından biri olan süpürgeler piyasada, otomatik ya da el süpürgesi ve elektrikli süpürge olmak üzere iki gruba ayrılır. Ot süpürgesi ya da el süpürgesi, süpürge otundan, plastikten ve çalılardan yapılmış olan süpürgelerdir. Genelde bahçelerin ve dış mekanların temizliğinde kullanılır. Islak veya kuru olarak kullanılabilir. Kol gücüyle kullanıldığı için kullanan kişiye fazla enerji harcatır. Toz kaldırdığı için kapalı alanların temizliğinde kullanılması sakıncalıdır. Açık alanların temizliğinde kullanılmalıdır. Balkon, park ve bahçe gibi.
Elektrik süpürgesi ise elektrikle çalışan, tozlan ve kırıntıları emerek temizleyen makinedir. En büyük avantajı; zamandan ve enerjiden büyük bir tasarruf sağlaması ve temizlik anında toz kaldırmamasıdır. Özellikle, duvardan duvara halı döşeli kapalı mekanlarda çok sık kullanılan bir araçtır. Halı kaplamalar çok fazla toz emdikleri için böyle zeminlerde emiş gücü fazla elektrikli süpürgeler kullanılmalıdır.
Sanayi tipi makinelerde kablo uzunluğu dikkate alınmalı, uzatma kullanmaya gerek duyulmayacak ölçüde olmalıdır. Elektrik kablosu topraklı olmalı ve üretildiği ülkedeki kalite standartları tarafından onaylanmış olmalıdır. Watt gücü değil, saniyede emdiği hava miktarı dikkate alınmalıdır. Ses desibeli önemlidir. Personel ve çevre sağlığı açısından toz filtresi, kağıt filtresi ve mikrofiltre takılmasına uygun olmalıdır. Elektrik süpürgesinin büyüklüğü kullanılacağı alanın özelliğine bağ; olarak dikey, büyük, yatık ve küçük tiplerden biri olabilir.Elektrikli süpürge kullanırken dikkat edilecek başlıca husus; fış ve kordonun bozuk olmamasıdır. Elektrikli süpürgeyi çalıştırırken, önce kordonu makineye takılmalı ve sonra fişi prize takılmalıdır. Çivi, iğne gibi küçük fakat makine için zararlı olan maddeler elektrik süpürgesiyle alınmamalıdır. Aksi halde, elektrik süpürgesinin tüpü veya silindiri bozulabilir. Ayrıca, yeterli uzunluktaki kordon (3 metre) çalışma sırasında kolaylık sağlayacaktır. Elektrik süpürgelerini uzun süre kullanabilmek için şu hususlara dikkat etmek gerekir:
- Elektrikli süpürgeler her gün veya çok sık kullanılıyorsa daha sık
boşaltılmalıdır.
- Torbası boş olan süpürge, tozlan daha iyi emer.
- Haftada bir defa torbanın içi dışına çevrilip iyice fırçalanmalıdır. Toz torbası
hiçbir zaman yıkanmamalıdır.
- Elektrikli süpürgenin fırçası,sık sık (saç,toz,iplik, kırpıntı vs. gibi maddelerden) temizlenmelidir.
Faraş
Süpürge veya fırça ile süpürülen çöpleri ve tozları toplamakta kullanılır. Ucuzluğu, hafifliği, kolay temizliği gibi sebeplerden dolayı genellikle plastik olanları tercih edilir. Plastik faraşlar fazla sıcakta bozulacağından serin yerde muhafaza edilmeli ve gerektiğinde sıcak deterjanlı su ile yıkanmalıdır. Saplı, tekerlekli, geniş hazneli olanlar genel alanların temizliğinde tercih edilir. Faraşlar her kullanımdan sonra yıkanmalı ve temizlenmelidir.
Temizlik Kovası
Sıvı maddeleri içine koymaya ve taşımaya yarayan kulplu kaplardır. Taşınması kolay, temizliği basit ve ses çıkarmadığı için genellikle plastikten yapılmış olanları tercih edilir. Temizlik kovaları, kullanıldıktan sonra sıcak sodalı su ile iyice yıkanıp kurumaya bırakılmalıdır.
Fırçalar
Kullanılacak yüzeye göre biçimleri farklılık gösterir.Doğal liflerin (kıl, ot) yanı plastik olanları da bulunur. Bunlar genelde lavabo ve tuvalet temizliğinde kullanılır. Kıl fırçalar hiçbir zaman kılları üzerinde dayalı durumda bırakılmamalıdır. Aksi takdirde, kılları bozulur. Kıl fırçaları kendinden daha sert bir fırça ile veya madeni bir tarakla fırçalanarak kılların üzerindeki tüy, kırpıntı, iplik, saç, toz gibi maddeler temizlenmelidir. Bundan başka, ucu sivri bir tahta parçası ile fırçanın dipleri temizlenmelidir.
Fırçalar daima açık havada kurutulmalıdır. Kıl fırçaların en iyisi at kılından yapılmış olanlarıdır. Bu fırçaların kılları 4-5 cm. uzunluğunda, tahta kısmı sağlam Olmalıdır. Plastik fırçalar, ucuzluğu ve temizliğinin kolay olması ve rutubetten etkilenmemesi gibi özelliklere sahiptir. Hasır fırçalar ise, taş, beton, mermer ve t.ıhta yüzeylerin ovularak yıkanmasında, paspas yapımında kullanılan araçlardır. Ot süpürgeden yapılan fırçalar, uzun saplı ve sapsız olarak satılır. Fırçaların uzun ömürlü ve verimli olması için;
- Kullanıldıktan sonra sert bir fırça ile temizliği yapılmalı,
- Ilık deterjanlı su ile yıkanıp durulanmalı,
- Zaman zaman kıllarına (kıl fırçalarda) sertlik kazandırmak için tuzlu suda
bekletilmeli,
- Kurutma için sapı yere gelecek şekilde bekletilmelidir.
Toz Bezi
Çok çeşitli kumaşlardan yapılırlar. Nemli ve kuru olarak kullanılabilir. Toz bezlerinin hav ve tüy bırakmayan kumaşlardan seçilmesi, avuç içinde toplanacak büyüklükte olması gerekmektedir.Ayrıca, her alanda kullanılan toz bezlerinin ayrı renkte seçilmesi gerekmektedir. Bu şekilde, daha kolay ayırt edilebilecektir. Toz bezleri kullanıldıktan sonra sıcak deterjanlı su ile yıkanmalıdır. Oda içinde silkelenmemelidir.
Süngerler ve Pedler
Süngerler, banyo, lavabo, hah, duvar gibi yerlerin temizliğinde kullanılmaktadır. Gözenekli, su emme özelliği olan esnek araçlardır. Islak zeminlerin temizlenmesinde bezin yaptığı işi yapar. Yeşil, mavi ve beyaz olmak üzere üç renkten üretilir. Yeşil ve mavi mutfak malzemelerindeki yemek artıkları ve lekeleri çıkarmak için kullanılırken, beyaz, sıhhi tesisat vb. yüzeylerin temizliğinde ve genel temizlikte kullanılır. Süngerler son yıllarda bir yüzlerine çok ince alüminyum tel koyulmasıyla su toplama, köpük alma yanında, ovalama amacıyla da kullanılmaktadır.
Pedler, cila ve yıkama makineleriyle birlikte kullanılan aparatlardır. Genellikle yüzey ovalama amacıyla kullanılırlar. Kullanılış amaçlarına göre farklı renklerde üretilirler. Ped rengi ve kullanış amacıyla ilgili bilgilere aşağıda yer verilmektedir.
- Beyaz ped: Islak ve kuru olarak kullanılır.’ Otomatik yer temizleme/cilalama makinelerinde parlatma amacıyla kullanılır.
- Yeşil ped: yerin cilalanmasından önce yapılması gereken ovma işlemi için kullanılır. Mevcut cilayı kaldırarak temizlik yapar.
- Mavi ped: Islak veya köpüklü ovma işlemlerinin yanında kuvvetli spreyle temizlenmede kullanılır.
- Kırmızı ped: Sprey temizliğinde kullanılır.
- Siyah ped: En sert ve aşındırıcı olanıdır. Cila sökmek ya da yaş yüzeylerde etkin temizlik amacıyla kullanılır.
Temizlik Kutusu
Her kat personeline yaptığı işle ilgili olarak temizlik arabasından odalara ve (.alışma yerine malzeme taşınması, temizlik malzemelerini odalarda unutmaması İçin kullanılır. Temizlik malzemelerinin tamamı bu kutu vasıtasıyla bir arabada ı.ıkınır. Temizlik kutusunun kullanımı elemana oda ve temizlik arabası arasındaki gidiş geliş sayısını azaltması nedeniyle de tercih edilmektedir Bu kutuda taşınan malzemelerden bazıları şunlardır: Temizlik bezleri, deterjanlar, temizlik tellen, fırçalan.
Yıkama Makineleri
Her tür zeminde kolaylık!, kullanılabilen ovalama, şampuanlama, yıkama yapan makinelerdir. Yerdeki kir ve atık suyun ve köpüğün kirli su kazanına tekrar toplanması makine tarafından sağlandığı için tek kişi bile rahatlıkla zemin temizliği yapabilir. Kombine yer temizlik makineleri kirli zeminlerden geçtiğinde arkasına temizlenmiş bir alan bırakmaktadır. Fırçalama ped’i ile yerleri ovalayan makine bu
arada şampuanlamayı da yapmakta alanlardaki kirli sular emilmekte ve makineler tekerlekli püskürtme ve emri Püskürtme setinin makineye montajı ile Daha sonra vakum ile şampuanlanan temizliği tamamlanmış olmaktadır. Bu udi sayesinde temizliği kolay hale getirir, Bunların yıkanmasında iş gücü bakımından büyük bir tasarruf sağlanır. Günümüze, halı yıkama amacıyla üretilen buharlı makineler bulunmaktadır. Bu makineler zemin temizliğini yıkama ya da şampuanlama ile değil, sadece buharla yapan aktadır. Henüz sanayi tipi modellerinin üretilmediği bu yıkama makineleri zamandan ve malzemeden tasarruf sağlamaktadır.
Cila Makineleri
Zeminlere cila atılması amacıyla pullanılan makinelerdir. Düşük devirli cila makineleri, 150-200 devir arasındadır. Sert zemin yıkamada, halı yıkamada, kristalize cila yapmada ve parlatmada kullanılırlar Siyah, kahverengi ve çelik yünü olmak üzere üç türü pedle çalışırlar. Bu tür makinelerin deterjan tankı.ovma fırçası ve sprey şişesi gibi aparatları vardır. Yüksek dev rli cila makineleri, 1000 devir ve yukarısında güce sahiptir. Wax ve polimer bazlı cilaların bakım, onarım ve parlatılması için uygundur. Siyah,kırmızı, beyaz ped ve sprey şişesi aparatları bulunur. Küçük cila makineleri ise, dar alanların temizliğinde ve cilalanmasında kullanılır. Küçük cila makinesinde ped taşıyıcısı, şampuanlama fırçası, deterjan tankı ve yeşil ped bulunur.
Temizlik Otomatları
Fabrikalar, alışveriş merkezleri v.b düz geniş alanların temizliğinde kullanılan bu makineler, tiplerine göre saatte en az bin metrekare zemini temizler ve vakumlar. Temiz su tankları 30 İt. ile 200 İt. arasında değişen bu makineler, personelden de tasarruf sağlar. Bu makinelerle bir kişinin saatte 3 bin metrekare zemini temizlemesi mümkündür. Temizleme fırçası kullanılabildiği gibi, ped tutucu aparatla zeminin özelliğine göre çeşitli renkte ped kullanmak mümkündür. Akülü ve kablolu tipleri olduğu gibi binilebilir tipleri de mevcuttur.
Genellikle binilebilir olan bu otomatların sadece süpürme yapan modelleri de bulunmaktadır. Bu tür süpürme otomatları, geniş kapalı ve açık alanlarda kullanıldığı gibi. yollar ve kaldırım kenarlarının da süpürülmesinde kullanılabilir. Islatma sistemi olan makineler ile bu süpürme işlemi toz kaldırmadan da yapılabilir. Genellikle, benzinli motorlu olan bu araçlar yanlarından çıkan geniş hortumlu vakum aparatlarıyla, yaprak, şişe v.b büyük partikülleri de toplayabilir.
Basınçlı Püskürtme Makineleri
Bu makineler ile temizlenecek zemine arzu edilen basınçta su püskürtülebilir. Genellikle, dış cephe ve araç temizliğinde kullanılır. Basınç etkisinden dolayı kimyasal kullanılması gerekmeyebilir. Su ile çözülebilen kirler için ideal bir temizleme makinesidir.
Çift Kovalı Pres
Zeminlerin günlük temizliğinde ıslak veya nemli paspas ile kullanılır. Çift kova ve döner pres sistemi ile kirli suyun bir kovada toplanması diğer kovadaki suyun sürekli temiz kalmasını sağlanır. Toplanan kir zemine tekrar yayılmamış olur. Bu sistemle temizlikte paspas izi kalmaz ve temizlik maddesinin israfı önlenir.
Temizlik amacıyla kullanılan malzeme ve kimyasal ürünler şöyle sıralanabilir:
- Cam temizleme ürünleri,
- Cilalar,
- Çöp torbalan,
- Dezenfektanlar
- Genel temizlik ürünleri,
- Kir ve cila sökücüler.
- Kişisel hijyen ve bakım ürünleri.
- Tekstil yıkama maddeleri,
- Pas sökücüler.
- Ovma ürünleri.
- Metal parlatıcılar,
- Leke çıkartıcılar
Temizlik ve öneriler
05 Ocak 2011 Yazan admin
Leke, tekstil üzerinde belirli bir bölgede oluşan, kumaşın ipliklerini etkileyen boyar madde şeklinde bir ‘kir’ dir. Çok çeşitli şekillerde oluşabilen lekelerin özellikleri de çok değişik olabilir. Bu sebeple, hangi leke ve hangi kumaşta nasıl bir işlem uygulanması gerektiği bilinmeli ve doğru metot uygulanmalıdır.
Aşağıda belirttiğimiz temizlik önerileri, ürününüzde/eşyalarınızda oluşabilecek lekelerin çıkarılmasında size kolaylık sağlayacaktır.
Genel Temizlik Önerileri
· Ürününüzü kesinlikle lekeli bir şekilde bırakmayınız. Hemen hemen bütün lekeler, yeni oluştuklarında, kurumalarına fırsat bırakılmadan silinirse çıkarılır. Isı, ışık ve hava ile temas, lekeyi sabitleştirir ve çıkarılması zorlaşır. En zor lekelerin bile taze iken çıkarılması kolaydır.
· Ürününüzün üzerine leke yapabilecek herhangi bir madde (su, çay, yiyecek maddeleri vs.) dökülmesi durumunda hemen müdahale ediniz. Sıvı maddeleri, emici bir bez veya kâğıt havlu ile emdirerek temizleyiniz, katı maddeleri ise kumaşa zarar vermeden alınız. Kumaş üzerinde leke kalması durumunda ‘Kumaş Çeşidine Göre Temizleme Önerileri’ bölümünde belirtildiği gibi temizleyiniz.
· Temizleme işlemi için kullanacağınız bütün karışımları, kumaşın görünmeyen bir yerinde test ediniz. Karışımı kumaş üzerinde uygulayınız ve beyaz bir havluyu üzerine bastırınız. 20 saniye kadar bekledikten sonra kumaşın rengi havluya geçmemişse ve kumaşta tüylenme, renk akması vb. problem olmamışsa o karışımı kullanabilirsiniz, aksi takdirde kullanmayınız. Bazı kumaşlar özel tasarımları sebebiyle hassastır. Bu tip kumaşların temizlikleri de çok hassas yapılmalıdır. Kumaşın görünmeyen bölgesinde yapacağınız deneme size bu konuda bir fikir verecektir.
· Ürününüzün üzerinde oluşabilecek tozları, leke oluşmasına fırsat bırakmadan temizleyiniz. Ürün üzerine dökülen herhangi bir sıvı (temiz su bile aynı etkiyi gösterebilir) kumaş üzerinde leke oluşmasına sebep olabilir. Oluşabilecek lekeleri ‘Kumaş Çeşidine Göre Temizleme Önerileri’ bölümünde belirtildiği gibi temizleyiniz.
· Temizlik için sert cisimler, kimyasal maddeler, çamaşır suyu gibi ağartıcılar kullanmayınız.
· Kumaşı, ıslatarak, bastırarak, fırçalayarak temizlemeyiniz.
· Halı yıkama makinesi kullanmayınız.
· Kurutma işlemi için ütü kullanmayınız ve ürünü güneş ışığında bırakmayınız.
· Kuru temizleme yapılabilir etiketi veya işareti yoksa kesinlikle kuru temizleme yaptırmayınız. Kuru temizlemenin doğru uygulandığından emin olunuz. Yanlış uygulanan kuru temizleme işlemi kumaşınıza zarar verebilir.
· Yıkanabilir etiketi veya işreti yoksa kesinlikle yıkamayınız. Yıkanabilir kumaşlarda mutlaka talimatlara uygun hareket ediniz.
Ürününüzde kullanılan kumaş cinsine göre tavsiye edilen temizlik metotları aşağıda verilmiştir. Ürününüzün kumaş cinsini, Bellona teknik servisinden veya çağrı merkezinden öğrenebilirsiniz.
Kumaş Çeşidine Göre Temizleme Önerileri
Not: Aşağıda belirtildiği gibi yapılan temizlik işlemleri sonucunda, temizlenen bölgenin etrafında leke kalabilir. Böyle bir durumla karşılaşmamak için genel (ürünün tüm bölgelerini kapsayan) temizlik yapmanız önerilir.
Şönil-Goblen-Bukle-Örme
Sıvı Lekeler
1. Emici bir kumaş parçası veya kâğıt havlu yardımıyla kumaş üzerindeki sıvıyı (çay, kahve vs.) tamamen kurulayın.
2. Ilık sabunlu su hazırlayın ve köpürtün. Yumuşak bir bez parçasını hazırladığınız su ile hafif nemlendirin. Oluşan köpüğü bez ile alarak dairesel hareketlerle lekeyi temizleyin. (sabunlu suyu direkt olarak lekeli bölgeye dökmeyin, üzerinde oluşan köpüğü kumaş üzerinde tatbik edin) Temizleme için kullanacağınız bezin, pamuklanmayan ve renk vermeyen bir bez olmasına dikkat edin.
3. temizleme işlemi bittikten sonra kumaşı korumaya bırakın. Kuruyan kumaşın havlarını, yumuşak bir fırçayla fırçalayarak veya elinizle hav yönüne paralel bir şekilde düzeltin.
Kurumuş Lekeler
1. Sünger veya yumuşak bir kumaş parçası yardımıyla lekeyi dairesel hareketlerle silerek temizleyin. Bu işlemi yaparken kumaşa zarar vermemeye dikkat edin. Lekeyi sert bir cisimle kazımayın. Kumaş üzerindeki kalıntıları yumuşak bir fırça veya bez kullanarak tamamen temizleyin.
2. Kumaş üzerinde leke kalırsa, sıvı lekelere yapılan işlemi uygulayın.
Flok-Alkantra-Nubuk
Sıvı Lekeler
1. Emici bir kumaş parçası veya kâğıt havlu yardımıyla kumaş üzerindeki sıvıyı (çay, kahve vs.) tamamen kurulayın.
2. Ilık sabunlu su hazırlayın ve köpürtün. Yumuşak bir bez parçasını hazırladığınız su ile hafif nemlendirin. Oluşan köpüğü bez ile alarak dairesel hareketlerle lekeyi temizleyin (sabunlu suyu direkt olarak lekeli bölgeye dökmeyin, üzerinde oluşan köpüğü kumaş üzerinde tatbik edin) Temizleme için kullanacağınız bezin, pamuklanmayan ve renk vermeyen bir bez olmasına dikkat edin.
3. Temizleme işlemi bittikten sonra kumaşı kurumaya bırakın. Kuruyan kumaşın havlarını, yumuşak bir fırça ile fırçalayarak veya elinizle hav yönüne paralel bir şekilde düzeltin.
4. Temizleme işleminde alkol kullanmayın. Kumaş üzerine alkol veya kolonya döküldüğü takdirde hiç dokunmadan kurulamaya bırakın. Kuruduktan sonra leke kalırsa, yukarıda belirtildiği şekilde temizleyin.
Kurumuş Lekeler
1. Sünger veya yumuşak bir kumaş parçası yardımıyla lekeyi dairesel hareketlerle silerek temizleyin. Bu işlemi yaparken kumaşa zarar vermemeye dikkat edin. Lekeyi sert bir cisimle kazımayın. Kumaş üzerindeki kalıntıları yumuşak bir fırça veya bez kullanarak tamamen temizleyin.
2. Kumaş üzerinde leke kalırsa, sıvı lekelere yapılan işlemi uygulayın.
Suni Deri
Sıvı Lekeler
1. Emici bir kumaş parçası veya kâğıt havlu yardımıyla deri üzerindeki sıvıyı (çay, kahve vs.) tamamen kurulayın.
2. Ilık sabunlu su hazırlayın ve köpürtün. Yumuşak bir bez parçasını hazırladığınız su ile hafif nemlendirin. Oluşan köpüğü bez ile alarak dairesel hareketlerle lekeyi temizleyin.( sabunlu suyu direkt olarak lekeli bölgeye dökmeyin, üzerinde oluşan köpüğü kumaş üzerinde tatbik edin) Temizleme için kullanacağınız bezin, pamuklanmayan ve renk vermeyen bir bez olmasına dikkat edin.
3. Deriyi kurumaya bırakın. Kuruduktan sonra kalan leke kalıntılarını silerek temizleyin.
4. Yukarıdaki işlemler sonucunda temizlenmeyen lekeleri, %10 alkol ihtiva eden su ile silin.
Kurumuş Lekeler
1. Sünger veya yumuşak bir kumaş parçası yardımıyla lekeyi dairesel hareketlerle silerek temizleyin. Bu işlemi yaparken kumaşa zarar vermemeye dikkat edin. Lekeyi sert bir cisimle kazımayın. Çok kurumuş ve çıkmayan lekeleri hafifçe nemlendirerek yumuşatın. Deri üzerindeki kalıntıları yumuşak bir fırça veya bez kullanarak tamamen temizleyin.
2. Deri üzerinde leke kalırsa, sıvı lekelere yapılan işlemi uygulayın.
Pamuklu
Sıvı Lekeler
1. Emici bir kumaş parçası veya kâğıt havlu yardımıyla kumaş üzerindeki sıvıyı (çay, kahve vs.) tamamen kurulayın.
2. Ilık sabunlu su hazırlayın ve köpürtün. Yumuşak bir bez parçasını hazırladığınız su ile hafif nemlendirin. Oluşan köpüğü bez ile alarak dairesel hareketlerle lekeyi temizleyin. (sabunlu suyu direkt olarak lekeli bölgeye dökmeyin, üzerinde oluşan köpüğü kumaş üzerinde tatbik edin) Temizleme için kullanacağınız bezin, pamuklanmayan ve renk vermeyen bir bez olmasına dikkat edin.
3. Temizleme işlemi bittikten sonra kumaşı kurumaya bırakın.
4. Pamuklu kumaşların temizlenmesi sırasında tüylenme olmaması için temizleme işlemini mümkün olduğunca yavaş yapın. (pamuklu kumaşların özellikleri gereği, temizleme işlemi tüylenmeye sebep olabilir) Oluşabilecek tüyleri küçük bir makas yardımıyla, kumaşa zarar vermeden temizleyin.
Kurumuş Lekeler
1. Sünger veya yumuşak bir kumaş parçası yardımıyla lekeyi dairesel hareketlerle silerek temizleyin. Bu işlemi yaparken kumaşa zarar vermemeye dikkat edin. Lekeyi sert bir cisimle kazımayın. Kumaş üzerindeki kalıntıları yumuşak bir fırça veya bez kullanarak tamamen temizleyin.
2. Kumaş üzerinde leke kalırsa, sıvı lekelere yapılan işlemi uygulayın.
Kolay Temizlik Koltuk Temizliği Halı yıkama Ev temizliği Ofis temizliği
Temizlik Bezleri – Mikrofiber
03 Ocak 2011 Yazan admin
Öncelikle Mikro fiber hakkında kısa bir tanım yapmak gerekirse, Microfiber Nedir ?
Microfiber temizlik bezi polyamid ve polyester elyafın binlerce metre çekilerek inceltilmesi ile üretilmektedir.Microfiber bezlerle yapılan temizlikte deterjana kesinlikle ihtiyaç yoktur.Tüm ihtiyacınız olan şey bir miktar sudur.Microfiber temizlik bezi normal temizlik bezleri ne göre 10 kat daha fazla emiş gücüne sahiptir. Microfiber bezler kuru olarak kullanıldığında statik enerji prensibine göre, nemli olarak kullanıldığında ise emici kılcal damar prensibine göre çalışmaktadır. Microfiber temizlik bezleri ‘nin astımlı ve alerjili kişiler için uygunluğu da testlerle kanıtlanmıştır.Bu nedenle Avrupa ve Amerika daki bütün hastanelerde ve çoğu evde yaygın olarak kullanılır.
Microfiber Temizlik Bezlerinin Başlıca Özellikleri :
Her hangi bir temizlik sıvısı kullanmaya gerek kalmaz, hatta temizlik bezi nin uzun ömrü için deterjansız kullanım şarttır.
Nemli kullanıldığında mükemmel şekilde temizler, temizlik bezi kuru kullanıldığında elektrostatik yöntemle toz alır.
Süper emici özelliği vardır, dayanıklıdır.
Narin yüzeylere zarar vermez.
Deterjansız yağ giderir.
Gözle görülmeyen parçacıkları microfiber temizlik bezi giderir.
Microfiber Bezleri Kullanmanın Avantajları Nelerdir ?
Toz , kir ve yağları kolayca yok eder
Deterjana ihtiyaç yoktur, temizlik bezi bundan dolayı para tasarrufu sağlar
Temizlik bezi, Diğer temizlik bezleri gibi iz bırakmaz
Bakteri ve mikropları yok eder
Alerjili ve astımlı kişiler için uygundur
Temizlik bezleri ile temizlikte sadece çok az miktarda su kullanılır
Çevre dostudur
Nerelerde Kullanılır ? Kullanım alanları
Banyo (Lavabo, fayans, yer, küvet vs)
Mutfak ( Tezgah, ocak, yer, masa, evye, armatür vs)
Pencereler ve aynalar
Parke, PVC, Mermer, Linolyum ve tüm sert zeminler
Televizyon, müzik seti, bilgisayar vs.
Araba (İç ve dış), motosiklet vs
Hijyen İçin Microfiber Bez
Avrupa da son 20 yılda microfiber bez kullanımı beredeyse standard hale gelmiştir. Özellikle silver nanoteknoloji microfiber bez , bakterileri öldürme özelliğine sahiptir. Geleneksel mikrofiber bez de olduğu gibi sadece kir ve bakteriyi ortamdan uzaklaştırmak yerine nano silver microfiber bez teknolojisi ile artık bakteriler öldürülebilmektedir.
Temizlik Bezi İpuçları
Microfiber temizlik bezi ile deterjan kullanabilir?
Kullanabilirsiniz, ancak sadece su ile de aynı temizlik verimini alacağınızdan boşuna deterjan kullanmış olursunuz. Sadece su önerilir, ancak güzel bir koku istiyorsanız sabunlu su kullanabilirsiniz.
Microfiber temizlik bezini ilk kullandığımda bir miktar elyaf dökülmesi normal midir ?
Tüm tekstil ürünlerinde ilk kullanıldığında bir miktar elyaf çıkması normaldir. Microfiber bezi yıkadığınızda yada suda 5-10 dakika kaynattığınızda artık bu elyaf dökülmesi olmayacaktır.
Microfiber bezin kullanım ömrü nedir ?
Doğal olarak bu, temizlik sıklığına bağlıdır. Haftada 1 ya da 2 kez temizlik baz alındığında 2 yıl ya da daha uzun süre microfiber mop ları ya da temizlik bezini rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Deterjansız Temizlik mümkün mü ?
Evet, deterjansız temizlik mümkün, hatta bazen daha iyi temizlik yapılmaktadır. Örneğin parke zeminde deterjan ile temizlik yapıldığında yüzeyde bir miktar deterjan filmi kalacaktır. Özellikle küçük çocukların zemine dokunduklarını ve daha sonra ellerini ağızlarına götürdükleri düşünülürse deterjanı kullanmadan önce iki kere düşünmek gerekir.
Mikrofiber bez , Microfiber temizlik bezi Yer bezi
Sopalı yer bezleri, ıslak ve kuru yer bezi yedekleri
Cam temizleme bezi
Ahşap Evlerin Temizliği
23 Kasım 2010 Yazan admin Ahşap Evlerin Temizliği
Ahşap evinizin bakımını kısıtlı bir bütçe ayırarak kendiniz de yapabilirsiniz. Bunun için öncelikle ne zaman, hangi bakımı uygulayacağınızı bilmeniz gerekir. Böylece zamanında müdahale ederek ahşap evinizin her zaman yepyeni görünmesini sağlayabilirsiniz.
Ahşap yapıyı korumada ilk adım; emprenye
Yapılardaki ahşap, yapım öncesinde koruma altına alınmalıdır. Bunun için ahşabın ön koruma denilen; emprenye sisteminden geçirilip fırınlanması gerekir. Emprenye, ahşabın yapısına uygun olarak seçilen bir koruyucu maddenin ahşabın bünyesine geçirilmesidir. Bu zehirli maddeler, ahşabın harap olmasına yol açan mantarların oluşumunu önler.
Emprenye işlemi neden gereklidir?
Emprenye olan ahşap çürümez, korozyona uğramaz, hava şartlarından, böcek ve mantarlardan etkilenmez. Zamanla eğrilip bükülmez ve üzerinde çatlamalar meydana gelmez. Bu sistem uygulandığı takdirde ahşap, minimum 50-60 yıl dayanabilir ve ölümsüzleştirilebilir. Ahşap yapıya, püskürtme yoluyla da emprenye yapılabilir.
Ahşabın üzerindeki reçinelerin yakılması
Macun ve boya işlemlerine geçilmeden önce, varsa ahşaptaki reçineler sıcak hava tabancaları (sıcak hava üfler) veya pülümüs ile (gaz ocağına hortum takılarak alev püskürtülmesi) yakılarak reçineler akıtılmalıdır. Yangın tehlikesine karşı sıcak hava üfleyen tabancaların tercih edilmesi daha uygundur.
Uygulanacak boyanın seçilmesi
Dış cephelerde, istediğiniz her boya malzemesini kullanamazsınız. Sadece, ahşabın kabul edeceği ve ahşabın özellikleri düşünülerek geliştirilen boyaları kullanmanız gerekir.
Ahşabın suyu emmesini engelleyen, nefes almasını sağlayan, esnek, çatlamayan, uzun ömürlü ve dökülmeyen boyalar tercih edilmelidir.
Boyama sırasında dikkat edilecek noktalar
Ahşaba, boyadan önce kesinlikle macun çekilmemeli, sadece ek yerlerine ve başlarına macun uygulanmalıdır.
Cepheye macun çekildiği takdirde, boya ile ahşap arasında ikinci bir tabaka oluşup zamanla dökülmelere yol açar. Bu nedenle macun sürmeyip, yüzeydeki ahşap tesirini almak daha doğru olacaktır.
Aylık bakım sırasında yapılması gerekenler
Her ay ahşap yapıların üzerindeki toz, küf ve bakteriler, hafif nemli bir temizlik ürünü ile alınmalıdır. Bu işlemin, çok sıcak saatlerde ve ıslak bezle yapılmaması gerekir. Çünkü bu, ahşapta çatlamalara ve ahşabın çalışmasına neden olabilir. Ahşabın yerle teması önlenmeli ve ahşap, arkasındaki boşluklardan mutlaka hava almalıdır. Nemli bez ile temizlenen yüzey, kuru bir bez ile de tekrar kurutulmalıdır.
Yaz aylarında görülen reçine akmaları daha fazla akıp ahşabı sarartmadan yakılmalıdır.
Çalışmayan pencereler ve şişmiş kapılar zamanında müdahale edilerek bir marangoz tarafından tamir edilmelidir.
Yer döşemelerinde açılmalar var ise; ahşabın biçimine uygun dolgu macunları ile kapatılmalı ve o noktalarda, böcek ve bakteri oluşması önlenmelidir.
temizlik şirketi, temizlik firmaları, temizlik firması,
Yer döşeme cilasının seçimi
Yer döşemesi ahşap ise cila olarak su bazlı olanlar kullanılmalıdır. Su bazlı cilalar insan sağlığına zarar vermez ve kalıcı bir kokuları yoktur. Sert ve dayanıklı cilalar, aşınmaya karşı dirençli oldukları için tercih edilebilir. Su bazlı cila her yıl bir defa bir kat uygulandığında, ahşabın bakımı yapılmış olacaktır.
Yıllık bakım sırasında yapılması gerekenler
Yılda bir ya da iki yılda bir dış cephede görülen çatlak ve çürük bölgelerde gerekli onarım yapıldığı takdirde, ahşap yapının ömrü de uzayacaktır.
Çatlakların macunlanması: Ultraviyole ışınlar ve nem, ahşabın en büyük düşmanıdır ve çatlaklar oluşturur. Dış cephelerde, eğer varsa, her yıl çatlaklar, süper dolgu malzemeleri ile doldurulmalı (çatlayan malzemenin yenisiyle değiştirilmesi daha uygun olacaktır) ve boya işlemi yapılmalıdır.
Çürüyen ahşapların değiştirilmesi: Cephelerde görülen çürümüş ahşaplar; macun veya boya ile doldurulup geçiştirilmemeli, mutlaka yenisiyle değiştirilmelidir. Aksi takdirde, çürüyen ahşap, çevresindeki ahşaplara da zarar verecektir. Her yıl olmasa bile iki yılda bir defa temizlenip kurutulmuş yüzeyler, fazla sıcak olmayan bahar aylarında bir kat örtücü boya ile boyanmalıdır. Bu boyalar asetik asit serpintisi, klorlu hava ve klorlu tuz serpintisine karşı dayanıklıdır.
Eski eser ahşap evin korunması: Eski eser ahşap evlerde, ağacın yaşını uzatacak korumalar yapmak yerine (ağacın ölmesine neden olabilir), ilk haline uygun olarak kullanmak daha iyidir. Yapının uzun süre dayanması isteniyorsa ahşap emprenye edilebilir; ama bu sistem uygulandığında ağaç tamamen ölür. Restorasyonda ağacın kendi devrindeki gibi kullanılması esas prensiptir. Dış cephelerin bakımı zor denir, ama teknik boyalarla boyanıp bilinçli uygulamalar yapıldığında, dış cephe boyasının 8-9 yıl ömrü vardır. 7-8 yılda bir bakımdan geçirildiği takdirde, ahşabın içine hiçbir şekilde atmosferik etki girmediği için, çok uzun yıllar yaşayabilir.
El Yıkama- Kişisel hijyen
02 Aralık 2009 Yazan admin
Ellerinizi uygun yöntemle sık sık yıkamalısınız…
Ellerinizi;
Her iş başlangıcında,
Çiğ besinleri elledikten sonra,
Her tuvalet çıkışında,
Sigara içtikten ve mendil kullandıktan sonra,
Parayı elledikten sonra,
Yara ve sivilcelere dokunulduğunda,
Kirli araç-gereçleri elledikten sonra,
Öksürüp-hapşırdıktan sonra,
Çöpleri elledikten sonra,
Yemekleri servis etmeden önce mutlaka uygun teknikle yıkayın.
El yıkama tekniği
1. El yıkama öncesinde takı ve mücevher gibi aksesuarlar çıkarılır. Ilık su sabunu daha iyi köpürtür ve bu nedenle suyun ısısı ılık olacak şekilde ayarlanır.
2. Bilekler, avuç içi, ellerin sırt ve parmak araları ile tırnakların kenar ve uçları sabun ile köpürtülerek en az 20 saniye süreyle kuvvetlice ovuşturulur.
3. Eller su altında iyice durulanır.
4. Eller bileklerden başlayarak kağıt havlu ile kurulanır.
5. Aynı kağıt havlu ile musluk kapatılır.
YÜZEY AKTİF MADDELER
02 Aralık 2009 Yazan adminYüzey Aktif Maddeler bir hidrofilik ve bir de hidrofobik kısım içeren moleküllerdir. Bulundukları ortamın yüzey gerilimini düşürerek emülsiyonlaşmayı kolaylaştırır ve köpük oluşumunu kontrol etmemize imkan sağlarlar.
Yüzey aktif maddelerin molekül yapısında bulunan hidrofob kısım normal olarak dallanmış hidrokarbon, diğer kısımı olan hidrofil kısım ise iyonik veya kuvvetli polar gruplardan oluşur.
Hidrofilik gruplarından dolayı yüzey aktif maddeler şu şekilde sınıflandırılır;
Anyonik Yüzey Aktifler
Katyonik Yüzey Aktifler
Nanyonik Yüzey Aktifler
Amfoterik Yüzey Aktifler
Anyonik Yüzey Aktif Maddeler
Bir Lipofilik hidrokarbon grubu bir veya iki hidrofil grupla bağlantılı olan yüzey aktif maddelerdir. Çözelti içinde bir negatif iyon bir de pozitif yüklü iyon verecek tarzda disosiyasyona uğrarlar. Anyonik kısım yüzey aktif özellik gösterir. Ucuz üretimleri olduğundan özellikle deterjan endüstrisinde oldukça çok kullanılırlar.
Katyonik Yüzey Aktif Maddeler
Bir Lipofilik hidrokarbon grubu, bir veya birden fazla hidrofilik grup ihtiva ederken, çözelti içinde katyon ve anyonik halde çözünürler. Katyonik kısım yüzey aktif özellik gösterir. Islatıcı, Tekstilde yumuşatıcı ve korozyon önleyici olarak yoğun olarak kullanılırlar.
Tetraalkilamonyumklorür (QAC)
Nonyonik Yüzey Aktif Maddeler
İyonik olmayan bu moleküllerin iyon olamayan grubunda çoğunlukla çok sayıda oksijen, azot veya kükürt atomları vardır. Bu tipteki moleküllerinin suda çözünen kısmında hidroksil gruplar veya bir polioksi etilen zinciri içerebilir. Çözelti içinde iyonlarına ayrışmayan bir şekil sergilerler.Su molekülleri ile H bağı yapmaları Hidrofilliklerinin derecesini gösterir.
Temizliğin Kimyası – Hijyen
25 Kasım 2008 Yazan adminDeterjan Kimyası
Temizlik işlemlerinde kullanılan deterjanlar kirleri ortamdan uzaklaştırmak ve temizlik sonrası kullanımlarında iyileştirmeler yapabilmek için bir dizi kimyasal maddeye sahiptir.Bunlar bazen tek tek, bazen içlerinden birkaçı bir arada bulunabilmektedir:
- Yüzey aktif maddeler
- Sertlik bağlayıcılar
- Alkaliler
- Optik ağarûcılar
- Ağartıcılar
- Korozyon önleyiciler
- Köpük düzenleyiciler
- Enzimler
- Parfüm
- Dolgu maddeleri
- Stabilizatörler
- Apre maddeleri
Şimdi bunları ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
YÜZEY AKTİF MADDELER
Deterjan molekülleri bir kafa ve bir kuyruk kısmı bulunan ve görünümleri kurbağa larvalarına benzeyen bir yapıya sahiptir.
Bir ucu su tarafından çekilen, bir tarafından itilen, diğer ucu ise su tarafından itilen fakat yağ tarafından çekilen maddelere yüzey aktif madde diyoruz.
hidrofob hidrofil
(Su tarafından iletilen) (Su tarafından çekilen)
Yüzey aktif maddeler, suyun yüzey gerilimini düşürerek temizlik için gereken ıslanmayı sağlar. Kirlerin suda çözünen kısmı yüzeyden ayrılarak yıkama suyuna geçer. Oluşan boşluklarda kirler gevşer. Suda çözünmeyen kirler yumuşar, temizlenmeleri kolaylaşır.
Yüzey aktif maddeler, kirleri yapmış oldukları yüzeylerden koparırlar. Deterjan molekülleri (miselleri) kirlerin etrafını kuşatırlar. Kirler topaklanıp küresel bir hal almaya başlayınca yüzeyle temas eden kısımları azalır. Bu yüzeylere yüzey aktif maddeler yerleşir. Ve kirlerin koparılması kolaylaştıtılır. Mekanik etkinin de yardımıyla kirler daha ufak parçalara ayrılır ve yıkama suyunda tutulurlar. Böylece temizlik işlemi gerçekleşmiş olur.
Yüzey aktif maddelerin bir diğer görevi de kiri yıkama suyu içinde askıda tutarak tekrar çökelmesini önlemektir. Bu kirler su ile birlikte ortamdan uzaklaştırılır.
Kirler temelde üç şekilde su içinde taşınırlar.
Çözelti : Bekletmekle ayrışmayan eşit dağılmış (homojen) karışımlardır. Tuz, Şeker gibi maddeler suyla temaslarında iyonlarına ayrışır ve suyun içinde tamamıyla çözünür. Çözünmüş kirlerin tekrar yüzeye çökmesi söz konusu değildir.
Süspansiyon : Suda çözünmeyen kaü bir madde çok ince bir toz haline getirilip suda iyice karıştırılırsa saydam olmayan, eşit dağılmamış (heterojen) bir karışım oluşur. Bunlara süspansiyon denir. Kararsızdırlar. Tane büyüklüğüne ve cinsine göre er geç ayrışarak çökerler.
Kmülsiyon : Su ve yağ gibi birbiri içinde çözünmeyen iki sıvı birlikte çalkalandığında saydam olmayan heterojen bir karışım olur. Bu karışım kendi halinde bırakıldığında er veya geç iki tabaka halinde ayrılır, (faz ayrımı).
Yıkama suyu içinde süspansiyon (pigment türü kirler) ve emülsiyon (yağ bazlı kirler) halinde taşınan kirler kendi başlarına kararsızdır ve tekrar yüzeye çökebilirler. Bunları kararlı ve sürekli hale getirmek için kullanılan maddelere emülgatör adı verilir. Yüzey aktif maddeler aynı zamanda emülgatördürler. Yüzey aktif maddeler suda çözündüklerinde hidrofil uçlarının ortaya çıkarttığı iyonların niteliğine göre dört ana gruba ayrılır.
———————————————– _Anyonik aktif maddeler
———————————————– +Katyonik aktif maddeler
————————————————Noniyonik aktif maddeler
——————————————– +_ Amfoterik aktif maddeler
Anyonik aktif maddeler : Suda çözündükleri hidrofil uçları anyon, yani (-) yüklü bir iyon oluşturur. Deterjanlar genellikle anyonik aktif maddeler içermektedir. Etkileri ve sudaki çözünürlükleri sıcaklıkta artmaktadır. Bir diğer özellikleri de çok köpürmeleri ve su sertliklerinden olumsuz etkilenmeleridir.
Katyonik aktif maddeler : Sudaki çözeltileri katyon yani (+) yüklü bir iyon oluştururlar. Temizlik gücü zayıf olduğundan yıkama maddelerinde kullanılmazlar. Hiçbir zaman anyon aktif maddelerle birlikte kullanılmaması gerekir. Kullandıklarında birbirlerini nötralize ederek çökerler ve özelliklerini kaybederler. Dezenfektanların ve çamaşır yumuşatıcıların üretiminde kullanılır.
Noniyonik aktif madde : Suda çözündüklerinde herhangi bir iyon oluşturmazlar. Pahalıdırlar. Su sertliğinden etkilenmeleri önemli özeUiklerindendir. Aynı zamanda iyi bir yıkama maddesidir. Alkali ortamda temizlenmemesi gereken malzemelerin temizliğinde kullanılırlar. Anyon aktif maddelere kıyasla daha az köpürürler. Yağlı kirlerin çıkarılmasında oldukça etkilidirler. Düşük sıcaklıklarda bile iyi performans gösterirler.
Amfoterik aktif maddeler : Yapılarında hem anyon aktif maddelerin temizleme hem de katyon aktif maddelerin yumuşatma özelliğini taşırlar. Temizleme güçlerinin yüksek olmasına karşın yapılarının ve üretimlerinin karışık olması daha çok kozmetik sanayinde kullanılmasına yol açmıştır.
SERTLİK BAĞLAYICILAR
Temizlik ürünleri maliyetlerinde önemli bir yer tutar. Sudaki kalsiyum ve magnezyum tuzlarını bağlayarak temizlik üzerindeki olumsuz özelliklerini ortadan kaldırırlar. Özellikle çamaşır yıkamalarında, sudaki kirecin bağlanması önem taşır.
Sert suyla yapılan temizliklerde, kireç yüzeylerde birikerek çamaşırların grileşmelerine ve yıpranmalarına; bulaşık makinelerinde temizlik performansının düşmesine, enerji kayıplarına ve hijyen riskinin artmasına yol açar.
En yaygın olarak kullanılan sodyumtripolifosfat’ ûr. (STPP) Su sertliğinin etkisi bir yıkamada anlaşılmaz ancak 15 yıkama sonrasında görülebilir.
STPP oranlan birbirinden farklı deterjanlar üretilmektedir. Bu nedenle ürün seçiminde deterjan içindeki oranların ve temizlikte kullanılan suyun sertliğini bilmek gerekmektedir.
ALKALİLER
Alkalinite bir ortamdaki hidroksil (OH-) iyonlarının yoğunluğunu verir. Deterjan içindeki alkaliler yıkama ortamındaki OH- iyonlarının yoğunluğunu, dolayısıyla pH’ ını yükselten maddelerdir. Kirler asidik olduklarından ve alkali ortamda daha kolay temizlendiğinden yıkama ve temizlik ortamları genelde alkali ortamlarıdır.
Alkalinite yıkama ortamında gerek kirini gerekse yüzeyin negatif elektrikte (-) yüklenmelerine, dolayısıyla birbirini iterek kirin yüzeyden ayrılmasına yardımcı olur.
Alkalinite, çamaşır yıkama ortamında pamuk, keten gibi doğal elyafların genişlemesine ve kabarmasına yaradığından içlerine yerleşmiş kirlerin yıkama suyu ile temaslarını ve temizlenmelerini kolaylaştı tır.
Alkalinite, yağ türü kirlerde bulunan yağ asitlerini sabuna dönüştürerek temizler.
Genel olarak bir yıkama maddesini alkalinitesi ne kadar yüksekse, temizleme gücünün de o kadar yüksek olduğunu söyleyebiliriz.
Alkali maddelerin yıkama ortamında uzun süre alkalinitesini koruyabilmesi gerekmektedir. Buna tampon özelliği diyoruz. Başlıca alkali maddeler sodyum hidroksit (NaOH), sodyum karbonat- soda (Na2CO,), sodyum silikat (N sodyum meta silikat, sodyum trifosfat
KİR ÇÖZELMESİNİ ÖNLEYİCİLER
Yıkama ortamında yüzeyden ayrılan, fakat suda çözünmeyen kirler son derece ufak parçacıklar halinde, yüzey aktif maddeler ve STP’ nin de yardımıyla yıkama ortamında askıda tutulur, yıkama sonunda suyla birlikte ortamdan uzaklaştırılırlar. Bu etkiyi artırmak için deterjanlar kir çökmesini önleyici maddelerle takviye edilmişlerdir. Başlıca CMC denilen karboksimetilselüloz’ dur. Görevi, temizlenen yüzeyi ve kirleri su ile çıkmayacak şekilde kaplama ve kirin tekrar yüzeye çökmesini önlemektir. Yalnızca selülozik elyaflarda etkilidirler. Polyester türü çamaşırlarda farklı türden kimyasallar kullanılmaktadır.
OPTİK AĞARTICILAR
insan gözü, renk olarak geniş bir elektromanyetik salınım tayfının dar bir aralığını algılar. Beyaz olarak görünen ışık üç ana renk olarak kırmızı, mavi, ve san renklerin birleşmesinden ortaya çıkar.
Yıkama ve ağartma işleminden geçen çamaşırların hafif san renge çalan bir görünümleri vardır. Bunun nedeni çamaşırların üzerine düşen beyaz ışıktaki mavi renk tayfun emerek (absorbe ederek) yansıtmayişlarıdır.
Eskiden, bunu karşılamak için mavi renkte bir boya olan çivit çamaşır temizliğinde kullanılırdı. Günümüzde bu görevi optik ağarücılar yapmaktadır.
Optik ağarücılar çamaşır üzerine düşen ve güneş ışığında %2-5 oranında bulunmasına karşın gözle görünmeyen mor ötesi ışınlar (290nm) emer ve bunları gözle görünebilen mavi renk tayfindaki fiorasan ışığına çevirerek yansıtır. Çamaşırlar olduğundan daha beyaz ve temiz görünür. Bu bir optik aldatmacadır ancak etkilidir.
Optik ağarûcıların etkili olabilmeleri için çamaşırlar tarafından absorbe edilmeleri gereklidir. Pamuklu, polyester ve polyamid kumaşlar için farklı optik ağarücılar geliştirilmiştir.
Klorlu ağarücılara dayanıklılıkları farklı optik ağarücılar vardır.
Piyasadaki hemen tüm deterjanlarda optik ağarücı bulunmaktadır. Belli bir miktarın üzerindeki optik ağarücının yaran yoktur. Optik ağarücıların renkli çamaşırlar üzerinde bazı olumsuz etkileri de bulunmaktadır.
KOROZYON ÖNLEYİCİLERİ
Temizlik işlemlerinde kullanılan kimyasalların metal aksama zarar vermemesi istenmektedirYıkama ortamında silikatlar metal yüzeyler üzerinde kimyasal reaksiyona girmeyen (ineri) ince film tabakası oluşturarak, metalleri paslanmaya karşı korurlar.
KÖPÜK DÜZENLEYİCİLER
Elde veya açık makinelerde kullanılan yıkama maddelerinde köpük olması bir sakınca oluşturmaz. Hatta ürünün kullanım miktarının yeterli olup olmadığının bir ölçüsüdür.
Ancak endüstriyel temizlik işlemlerinde aşın köpük arzu edilmez. Mekanik etki olumsuz etkilenir, taşmalarla birlikte yıkama maddesi kaybı söz konusudur. En büyük sakınca ise durulamada probleme yol açar. Köpük düzenleyiciler bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için temizlik ürünlerine katılırlar.
ENZİMLER
Bir kimyasal reaksiyonu oluşturan, hızını arttıran ve reaksiyon sonunda değişikliğe uğramadan kalan maddelere katalizör denir. Enzimle biyolojik katalizatör diyebileceğimiz protein molekülleridir.
Bazı kirleri oluşturan ufak moleküller kendi başlarına suda kolayca çözümlenmelerine karşın bir araya geldiklerinde çözünmeleri güçleşir. Enzimler, büyük moleküllerinin birleşme noktalarını etkileyerek bu bağın gevşemesini sağlar. Birleşme noktalarından parçalanan moleküller ayrışarak suda çözünür hale gelir. Bu reaksiyonun sonunda enzimler bir katalizör olduklarından hiç bir kayba uğramazlar. Serbest kalan enzimler yeniden görev yapabilirler.
Enzimler seçici (selektir) çalışırlar. Bazıları proteinleri, bazıları yağlan, bazıları ise sadece karbonhidratlar parçalarlar. Etkileri açısından üç grupta toplanırlar.
^ Protease: Protein moleküllerini parçalar
^ Amylase: Karbonhidrat moleküllerini parçalar
^ Iipasa : Yağ moleküllerini parçalar
Yaygın olarak kullanılan Protease’ dır. Enzimlerin etkili olabilmesi için
^ Yıkama suyu sıcaklığının 60″C nin alûnda ^ Yıkama ortamı pH’ inin 9 civarında ^ Klorlu ağarücının ortamlarında çalışılmalıdır.
^ En önemlisi enzimlerin etkinliklerini 12-18 saat gibi uzun bir süre içinde gösterebilmesidir.
PARFÜM
Temizlenen malzemelere güzel bir koku vermek, yıkama esasında yüzeyden ayrılan kirin ısının etkisiyle ortaya yaydığı kötü kokulan örtmek amacıyla yıkama maddelerine parfüm eklenir.
AĞARTMA MADDELERİ
Ağartma maddeleri özellikle çamaşır temizliğinde vazgeçilmez olmakla birlikte yanlış kullanmalan halinde çamaşırlan en çok yıpratan ve ömürlerini kısaltan kimyasallardır. Ağartma maddeleri
^ Bir çok leke türünü beyazlatarak çıkarmak ^ Çamaşırlan genel olarak ağartmak
Gibi temel görev üstlenirler.
Çamaşırlar yıkama maddeleri ile kirden temizlenir, ağartma maddeleri ile lekeleri çıkarılır ve genel olarak beyazlatılır. Unutulmamalıdır ki ağartma hiçbir zaman iyi bir yıkamanın yerini alamaz. Kirleri beyazlatarak temizleyemezsiniz. Kireç ve demirden kaynaklanan renk farklılıklarını ağartma maddesi kullanarak gidermek mümkün değildir. Aksine demirin katalizör etkisiyle çok hızlı reaksiyona giren ağarûcalar çamaşır elyaflarını yıpratarak ömürlerini kısaltır.
Ağartma işleminde ana amaç tekstil elyafin yıpranmadan lekelerin çıkarılması ve çamaşırın beyazlaülmasıdır. Ağartma maddelerinin çamaşırda oluşturduğu hasar bir daha giderilemez. Ağarücalar temelde iki gruba ayrılırlar:
Klor ba^k agarhalar: Kalsiyum hipoklorit (Kireç kaynağı), Sodyum hipoklorit Çamaşır suyu — (Bleach), Sodyum dikloroisosiyanürat (Chlora)
Oksijen ba^k agarhalar: Sodyum Perporat (Oxyla), Hidrojen peroksit (Oxyla Iiquid) Klor Bazlı Ağartıcılar
Kireç kaymağı yıkama ortamında bol miktarda kalsiyum getireceği için çamaşır yıkamaları için uygun değildir.
Sodyum hipoklorit (çamaşır suyun), ülkemizde kullanılan en yaygın ağartma maddesidir. Ucuz ve etkilidir. Dezenfeksiyon özelliği vardır. Ancak, çamaşırlar için tehlikelidir. Üretim sırasında kullanılan sodyum hidroksit, klor gazı ve su ağır metal iyonlarından tamamen arındırılmış olmalıdır. Aksi halde bozuşarak içindeki aktif klorun azalmasına yol açar. Isı, ışık ve konulduğu ambalaj içindeki yabana maddeler de bozunmaya yol açar.
Klor bazlı ağarücıların etkinlikleri, yıkama suyu sıcaklığına, yıkama ortamında serbest halde bulunan ağır metal iyonlarının miktarına ve yıkama ortamının pH’ ına göre değişir.Yıkama suyunun sıcaklığına göre ortamdaki aktif klor miktarını son derece iyi ayarlamak gerekir. Ağır metal iyonları de EDTA veya STP tarafından bağlanmış olmalıdır. Yıkama ortamı pH’ ı 8-11 arası olmalıdır. Daha düşük pH’ larda aktif klor, klor gazı son durulama suyuna antiklor ilave edilmelidir.
Çamaşır üzerinde kalan klor ütü veya kurutma dolaplarında yıpranmaya ve sararmaya yol açar.
Sodyum dikloroisosiyanürat: Pahalı olmasına karşın en güvenli klor bazlı ağartma maddelerinden biridir. Aşın sıcak ve nem olmazsa, aktif klor seviyesini kaybetmeden uzun süre stabil kalır. Çok hızlı reaksiyona girerek çamaşır elyaflarını yıpratmaz. Klor ağarücıların 60′C nin üzerinde kullanılmaktı tavsiye edilmez.
Peroksit Bazlı Ağartıcılar
Sodyum perborat NaBojHjOj.SHjO sabitli bir ağartma maddesi olduğundan; organik maddeler, yüzey aktif maddeler, parfüm vb. ile reaksiyona girmediğinden tüm temizlik ürünleri içine kolaylıkla eklenebilir.
Yıkama ortamında ısı ve alkalitenin etkisiyle hidrojen peroksit (HjOj) açığa çıkararak serbest kalan oksijen (O2) ile ağartma işlevini yerine getirir. Sodyum perboraûn ağartma ve beyazlatma etkisi 60″C ‘ nin altındaki yıkama sıcaklıklarında ağartma etkisinin olabilmesi için perborat aktivatörü olan TEAD kullanmak gerekir. Hatalı kullanımlarda çamaşırlar klora oranla çok daha az yıpranır. Gene, günümüzde kullanılan birçok kumaş boyasının, perboraûn ağartma etkisine dayanıklı olduğu gözlenmiştir. Ters sonuçlarla karşılaşmamak için test yapılması tavsiye edilir.
Ağartma maddelerini kullanırken şu noktalara dikkat edilir. Direkt çamaşır üzerine dökülmemelidir. Yıkama işlemi başladıktan 5 dakika sonra ilave edilmesi tavsiye edilir.
Su sıcaklığının 60″C nin alûnda olduğu yerlerde veya durumlarda klorlu, üstünde oksijenli ağarûcılar kullanınız . Çok lekeli problemlerde dozajları ararınız. Renkli çamaşırlarda klor bazlı ağarûcılar kullanmayınız. Yünlü, ipekli gibi protein bazlı elyaflarda klor bazlı ağarûcılar kesinlikle kullanılmaz.
“Klor bazlı ağarüalat asidik ürünlerle kesinlikle bir arada kullanılmaz” temizlik
YUMUŞATICILAR
Çamaşırların elyaf yüzeyleri yıkama sırasında mekanik hareketin etkisiyle düzenli yapılarını kaybederler. Yumuşaûcılar daha öncede belirtildiği gibi katyonik aktif maddelerdir. Yıkanmış elyafın yüzeylerine yerleşerek (Absorbe olarak) yüzeyi yeniden düzgün bir hale getirirler. Elyafı kabartırlar. Yıkama esnasında gerek sürtünmeden gerekse anyonik maddelerden kaynaklanan statik bir elektriklenme oluşur. Çamaşır yumuşaûcılarının bir diğer etkisi de bu statik elektriklenmeyi ortadan kaldırmaktır. Böylece çamaşırlar toz ve kirleri çekmez silindirden daha kolay geçer.
Çamaşır yumuşatıcıları kullanırken:
^ Yumuşaûcının en son durulama suyuna ilave edilmesine ve sonradan durulama yapılmasına dikkat edilir.
^ Çamaşırlarda, özellikle havlularda sertleşme kireçlenmeden ileri geliyorsa yumuşaûa kullanmanın bir yaran olmaz.
^ Uygun dozajın üzerinde yumuşaûa kullanımının özellikle havlular üzerinde bazı olumsuz yönleri vardır. Havlular kaygan, yapışkan bir hale gelir, su çekme özellikleri azalır. Her gün yıkanan çamaşırlarda bir sonraki yıkamaya aşın miktarda katyon aktif madde taşınmış olur, bu yıkama programını olumsuz etkiler.
Yaşamaya değer ortamlar yaratmak istiyorsak Hijyenik olmak
zorundayız.
Hijyen yunanca bir kelime olan “HYGEIA” dan gelmektedir. Anlamı istenmeyen mikroorganizmalara veya dış etkenlere karşı ortamın sıhhi ve güvenilir hele gelmesidir. Temizliği tamamlanmış ve istenmeyen tüm mikroorganizmalardan arındırılmış ortam HİJYENİK ORTAM dır. Bu manada gıda üreten , hazırlayan ve sunan tüm ortamların insan sağlığı açısından hijyenik olması son derece önem taşımaktadır. Mikroorganizmaların bu anlamda tanımlanması büyük önem taşımaktadır.
——————————————————-
Mikroorganizmalar, temizlik nedir dinde temizlik islamda temizlik dinimizde temizlik temizlik şirketleri temizlik ve sağlık temizliğin önemi çevre temizliği temizlik şirketleri izmir temizlik şirketleri konya temizlik şirketleri fiyatları temizlik ürünleri temizlik malzemeleri ev temizliği


