TemizliÄŸin Kimyası – Hijyen
25 Kasım 2008 Yazan adminDeterjan Kimyası
Temizlik işlemlerinde kullanılan deterjanlar kirleri ortamdan uzaklaştırmak ve temizlik sonrası kullanımlarında iyileştirmeler yapabilmek için bir dizi kimyasal maddeye sahiptir.Bunlar bazen tek tek, bazen içlerinden birkaçı bir arada bulunabilmektedir:
- Yüzey aktif maddeler
- Sertlik bağlayıcılar
- Alkaliler
- Optik ağarûcılar
- Ağartıcılar
- Korozyon önleyiciler
- Köpük düzenleyiciler
- Enzimler
- Parfüm
- Dolgu maddeleri
- Stabilizatörler
- Apre maddeleri
Şimdi bunları ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
YÜZEY AKTİF MADDELER
Deterjan molekülleri bir kafa ve bir kuyruk kısmı bulunan ve görünümleri kurbağa larvalarına benzeyen bir yapıya sahiptir.
Bir ucu su tarafından çekilen, bir tarafından itilen, diğer ucu ise su tarafından itilen fakat yağ tarafından çekilen maddelere yüzey aktif madde diyoruz.
hidrofob hidrofil
(Su tarafından iletilen) (Su tarafından çekilen)
Yüzey aktif maddeler, suyun yüzey gerilimini düşürerek temizlik için gereken ıslanmayı sağlar. Kirlerin suda çözünen kısmı yüzeyden ayrılarak yıkama suyuna geçer. Oluşan boşluklarda kirler gevşer. Suda çözünmeyen kirler yumuşar, temizlenmeleri kolaylaşır.
Yüzey aktif maddeler, kirleri yapmış oldukları yüzeylerden koparırlar. Deterjan molekülleri (miselleri) kirlerin etrafını kuşatırlar. Kirler topaklanıp küresel bir hal almaya başlayınca yüzeyle temas eden kısımları azalır. Bu yüzeylere yüzey aktif maddeler yerleşir. Ve kirlerin koparılması kolaylaştıtılır. Mekanik etkinin de yardımıyla kirler daha ufak parçalara ayrılır ve yıkama suyunda tutulurlar. Böylece temizlik işlemi gerçekleşmiş olur.
Yüzey aktif maddelerin bir diğer görevi de kiri yıkama suyu içinde askıda tutarak tekrar çökelmesini önlemektir. Bu kirler su ile birlikte ortamdan uzaklaştırılır.
Kirler temelde üç şekilde su içinde taşınırlar.
Çözelti : Bekletmekle ayrışmayan eşit dağılmış (homojen) karışımlardır. Tuz, Şeker gibi maddeler suyla temaslarında iyonlarına ayrışır ve suyun içinde tamamıyla çözünür. Çözünmüş kirlerin tekrar yüzeye çökmesi söz konusu değildir.
Süspansiyon : Suda çözünmeyen kaü bir madde çok ince bir toz haline getirilip suda iyice karıştırılırsa saydam olmayan, eşit dağılmamış (heterojen) bir karışım oluşur. Bunlara süspansiyon denir. Kararsızdırlar. Tane büyüklüğüne ve cinsine göre er geç ayrışarak çökerler.
Kmülsiyon : Su ve yağ gibi birbiri içinde çözünmeyen iki sıvı birlikte çalkalandığında saydam olmayan heterojen bir karışım olur. Bu karışım kendi halinde bırakıldığında er veya geç iki tabaka halinde ayrılır, (faz ayrımı).
Yıkama suyu içinde süspansiyon (pigment türü kirler) ve emülsiyon (yağ bazlı kirler) halinde taşınan kirler kendi başlarına kararsızdır ve tekrar yüzeye çökebilirler. Bunları kararlı ve sürekli hale getirmek için kullanılan maddelere emülgatör adı verilir. Yüzey aktif maddeler aynı zamanda emülgatördürler. Yüzey aktif maddeler suda çözündüklerinde hidrofil uçlarının ortaya çıkarttığı iyonların niteliğine göre dört ana gruba ayrılır.
———————————————– _Anyonik aktif maddeler
———————————————– +Katyonik aktif maddeler
————————————————Noniyonik aktif maddeler
——————————————– +_ Amfoterik aktif maddeler
Anyonik aktif maddeler : Suda çözündükleri hidrofil uçları anyon, yani (-) yüklü bir iyon oluşturur. Deterjanlar genellikle anyonik aktif maddeler içermektedir. Etkileri ve sudaki çözünürlükleri sıcaklıkta artmaktadır. Bir diğer özellikleri de çok köpürmeleri ve su sertliklerinden olumsuz etkilenmeleridir.
Katyonik aktif maddeler : Sudaki çözeltileri katyon yani (+) yüklü bir iyon oluştururlar. Temizlik gücü zayıf olduğundan yıkama maddelerinde kullanılmazlar. Hiçbir zaman anyon aktif maddelerle birlikte kullanılmaması gerekir. Kullandıklarında birbirlerini nötralize ederek çökerler ve özelliklerini kaybederler. Dezenfektanların ve çamaşır yumuşatıcıların üretiminde kullanılır.
Noniyonik aktif madde : Suda çözündüklerinde herhangi bir iyon oluşturmazlar. Pahalıdırlar. Su sertliğinden etkilenmeleri önemli özeUiklerindendir. Aynı zamanda iyi bir yıkama maddesidir. Alkali ortamda temizlenmemesi gereken malzemelerin temizliğinde kullanılırlar. Anyon aktif maddelere kıyasla daha az köpürürler. Yağlı kirlerin çıkarılmasında oldukça etkilidirler. Düşük sıcaklıklarda bile iyi performans gösterirler.
Amfoterik aktif maddeler : Yapılarında hem anyon aktif maddelerin temizleme hem de katyon aktif maddelerin yumuşatma özelliğini taşırlar. Temizleme güçlerinin yüksek olmasına karşın yapılarının ve üretimlerinin karışık olması daha çok kozmetik sanayinde kullanılmasına yol açmıştır.
SERTLİK BAĞLAYICILAR
Temizlik ürünleri maliyetlerinde önemli bir yer tutar. Sudaki kalsiyum ve magnezyum tuzlarını bağlayarak temizlik üzerindeki olumsuz özelliklerini ortadan kaldırırlar. Özellikle çamaşır yıkamalarında, sudaki kirecin bağlanması önem taşır.
Sert suyla yapılan temizliklerde, kireç yüzeylerde birikerek çamaşırların grileşmelerine ve yıpranmalarına; bulaşık makinelerinde temizlik performansının düşmesine, enerji kayıplarına ve hijyen riskinin artmasına yol açar.
En yaygın olarak kullanılan sodyumtripolifosfat’ ûr. (STPP) Su sertliÄŸinin etkisi bir yıkamada anlaşılmaz ancak 15 yıkama sonrasında görülebilir.
STPP oranlan birbirinden farklı deterjanlar üretilmektedir. Bu nedenle ürün seçiminde deterjan içindeki oranların ve temizlikte kullanılan suyun sertliğini bilmek gerekmektedir.
ALKALİLER
Alkalinite bir ortamdaki hidroksil (OH-) iyonlarının yoÄŸunluÄŸunu verir. Deterjan içindeki alkaliler yıkama ortamındaki OH- iyonlarının yoÄŸunluÄŸunu, dolayısıyla pH’ ını yükselten maddelerdir. Kirler asidik olduklarından ve alkali ortamda daha kolay temizlendiÄŸinden yıkama ve temizlik ortamları genelde alkali ortamlarıdır.
Alkalinite yıkama ortamında gerek kirini gerekse yüzeyin negatif elektrikte (-) yüklenmelerine, dolayısıyla birbirini iterek kirin yüzeyden ayrılmasına yardımcı olur.
Alkalinite, çamaşır yıkama ortamında pamuk, keten gibi doğal elyafların genişlemesine ve kabarmasına yaradığından içlerine yerleşmiş kirlerin yıkama suyu ile temaslarını ve temizlenmelerini kolaylaştı tır.
Alkalinite, yağ türü kirlerde bulunan yağ asitlerini sabuna dönüştürerek temizler.
Genel olarak bir yıkama maddesini alkalinitesi ne kadar yüksekse, temizleme gücünün de o kadar yüksek olduğunu söyleyebiliriz.
Alkali maddelerin yıkama ortamında uzun süre alkalinitesini koruyabilmesi gerekmektedir. Buna tampon özelliği diyoruz. Başlıca alkali maddeler sodyum hidroksit (NaOH), sodyum karbonat- soda (Na2CO,), sodyum silikat (N sodyum meta silikat, sodyum trifosfat
KİR ÇÖZELMESİNİ ÖNLEYİCİLER
Yıkama ortamında yüzeyden ayrılan, fakat suda çözünmeyen kirler son derece ufak parçacıklar halinde, yüzey aktif maddeler ve STP’ nin de yardımıyla yıkama ortamında askıda tutulur, yıkama sonunda suyla birlikte ortamdan uzaklaÅŸtırılırlar. Bu etkiyi artırmak için deterjanlar kir çökmesini önleyici maddelerle takviye edilmiÅŸlerdir. BaÅŸlıca CMC denilen karboksimetilselüloz’ dur. Görevi, temizlenen yüzeyi ve kirleri su ile çıkmayacak ÅŸekilde kaplama ve kirin tekrar yüzeye çökmesini önlemektir. Yalnızca selülozik elyaflarda etkilidirler. Polyester türü çamaşırlarda farklı türden kimyasallar kullanılmaktadır.
OPTİK AĞARTICILAR
insan gözü, renk olarak geniş bir elektromanyetik salınım tayfının dar bir aralığını algılar. Beyaz olarak görünen ışık üç ana renk olarak kırmızı, mavi, ve san renklerin birleşmesinden ortaya çıkar.
Yıkama ve ağartma işleminden geçen çamaşırların hafif san renge çalan bir görünümleri vardır. Bunun nedeni çamaşırların üzerine düşen beyaz ışıktaki mavi renk tayfun emerek (absorbe ederek) yansıtmayişlarıdır.
Eskiden, bunu karşılamak için mavi renkte bir boya olan çivit çamaşır temizliğinde kullanılırdı. Günümüzde bu görevi optik ağarücılar yapmaktadır.
Optik ağarücılar çamaşır üzerine düşen ve güneş ışığında %2-5 oranında bulunmasına karşın gözle görünmeyen mor ötesi ışınlar (290nm) emer ve bunları gözle görünebilen mavi renk tayfindaki fiorasan ışığına çevirerek yansıtır. Çamaşırlar olduğundan daha beyaz ve temiz görünür. Bu bir optik aldatmacadır ancak etkilidir.
Optik ağarûcıların etkili olabilmeleri için çamaşırlar tarafından absorbe edilmeleri gereklidir. Pamuklu, polyester ve polyamid kumaşlar için farklı optik ağarücılar geliştirilmiştir.
Klorlu ağarücılara dayanıklılıkları farklı optik ağarücılar vardır.
Piyasadaki hemen tüm deterjanlarda optik ağarücı bulunmaktadır. Belli bir miktarın üzerindeki optik ağarücının yaran yoktur. Optik ağarücıların renkli çamaşırlar üzerinde bazı olumsuz etkileri de bulunmaktadır.
KOROZYON ÖNLEYİCİLERİ
Temizlik işlemlerinde kullanılan kimyasalların metal aksama zarar vermemesi istenmektedirYıkama ortamında silikatlar metal yüzeyler üzerinde kimyasal reaksiyona girmeyen (ineri) ince film tabakası oluşturarak, metalleri paslanmaya karşı korurlar.
KÖPÜK DÜZENLEYİCİLER
Elde veya açık makinelerde kullanılan yıkama maddelerinde köpük olması bir sakınca oluşturmaz. Hatta ürünün kullanım miktarının yeterli olup olmadığının bir ölçüsüdür.
Ancak endüstriyel temizlik işlemlerinde aşın köpük arzu edilmez. Mekanik etki olumsuz etkilenir, taşmalarla birlikte yıkama maddesi kaybı söz konusudur. En büyük sakınca ise durulamada probleme yol açar. Köpük düzenleyiciler bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için temizlik ürünlerine katılırlar.
ENZİMLER
Bir kimyasal reaksiyonu oluşturan, hızını arttıran ve reaksiyon sonunda değişikliğe uğramadan kalan maddelere katalizör denir. Enzimle biyolojik katalizatör diyebileceğimiz protein molekülleridir.
Bazı kirleri oluşturan ufak moleküller kendi başlarına suda kolayca çözümlenmelerine karşın bir araya geldiklerinde çözünmeleri güçleşir. Enzimler, büyük moleküllerinin birleşme noktalarını etkileyerek bu bağın gevşemesini sağlar. Birleşme noktalarından parçalanan moleküller ayrışarak suda çözünür hale gelir. Bu reaksiyonun sonunda enzimler bir katalizör olduklarından hiç bir kayba uğramazlar. Serbest kalan enzimler yeniden görev yapabilirler.
Enzimler seçici (selektir) çalışırlar. Bazıları proteinleri, bazıları yağlan, bazıları ise sadece karbonhidratlar parçalarlar. Etkileri açısından üç grupta toplanırlar.
^ Protease: Protein moleküllerini parçalar
^ Amylase: Karbonhidrat moleküllerini parçalar
^ Iipasa : Yağ moleküllerini parçalar
Yaygın olarak kullanılan Protease’ dır. Enzimlerin etkili olabilmesi için
^ Yıkama suyu sıcaklığının 60″C nin alûnda ^ Yıkama ortamı pH’ inin 9 civarında ^ Klorlu aÄŸarücının ortamlarında çalışılmalıdır.
^ En önemlisi enzimlerin etkinliklerini 12-18 saat gibi uzun bir süre içinde gösterebilmesidir.
PARFÜM
Temizlenen malzemelere güzel bir koku vermek, yıkama esasında yüzeyden ayrılan kirin ısının etkisiyle ortaya yaydığı kötü kokulan örtmek amacıyla yıkama maddelerine parfüm eklenir.
AĞARTMA MADDELERİ
Ağartma maddeleri özellikle çamaşır temizliğinde vazgeçilmez olmakla birlikte yanlış kullanmalan halinde çamaşırlan en çok yıpratan ve ömürlerini kısaltan kimyasallardır. Ağartma maddeleri
^ Bir çok leke türünü beyazlatarak çıkarmak ^ Çamaşırlan genel olarak ağartmak
Gibi temel görev üstlenirler.
Çamaşırlar yıkama maddeleri ile kirden temizlenir, ağartma maddeleri ile lekeleri çıkarılır ve genel olarak beyazlatılır. Unutulmamalıdır ki ağartma hiçbir zaman iyi bir yıkamanın yerini alamaz. Kirleri beyazlatarak temizleyemezsiniz. Kireç ve demirden kaynaklanan renk farklılıklarını ağartma maddesi kullanarak gidermek mümkün değildir. Aksine demirin katalizör etkisiyle çok hızlı reaksiyona giren ağarûcalar çamaşır elyaflarını yıpratarak ömürlerini kısaltır.
Ağartma işleminde ana amaç tekstil elyafin yıpranmadan lekelerin çıkarılması ve çamaşırın beyazlaülmasıdır. Ağartma maddelerinin çamaşırda oluşturduğu hasar bir daha giderilemez. Ağarücalar temelde iki gruba ayrılırlar:
Klor ba^k agarhalar: Kalsiyum hipoklorit (Kireç kaynağı), Sodyum hipoklorit Çamaşır suyu — (Bleach), Sodyum dikloroisosiyanürat (Chlora)
Oksijen ba^k agarhalar: Sodyum Perporat (Oxyla), Hidrojen peroksit (Oxyla Iiquid) Klor Bazlı Ağartıcılar
Kireç kaymağı yıkama ortamında bol miktarda kalsiyum getireceği için çamaşır yıkamaları için uygun değildir.
Sodyum hipoklorit (çamaşır suyun), ülkemizde kullanılan en yaygın ağartma maddesidir. Ucuz ve etkilidir. Dezenfeksiyon özelliği vardır. Ancak, çamaşırlar için tehlikelidir. Üretim sırasında kullanılan sodyum hidroksit, klor gazı ve su ağır metal iyonlarından tamamen arındırılmış olmalıdır. Aksi halde bozuşarak içindeki aktif klorun azalmasına yol açar. Isı, ışık ve konulduğu ambalaj içindeki yabana maddeler de bozunmaya yol açar.
Klor bazlı aÄŸarücıların etkinlikleri, yıkama suyu sıcaklığına, yıkama ortamında serbest halde bulunan ağır metal iyonlarının miktarına ve yıkama ortamının pH’ ına göre deÄŸiÅŸir.Yıkama suyunun sıcaklığına göre ortamdaki aktif klor miktarını son derece iyi ayarlamak gerekir. Ağır metal iyonları de EDTA veya STP tarafından baÄŸlanmış olmalıdır. Yıkama ortamı pH’ ı 8-11 arası olmalıdır. Daha düşük pH’ larda aktif klor, klor gazı son durulama suyuna antiklor ilave edilmelidir.
Çamaşır üzerinde kalan klor ütü veya kurutma dolaplarında yıpranmaya ve sararmaya yol açar.
Sodyum dikloroisosiyanürat: Pahalı olmasına karşın en güvenli klor bazlı aÄŸartma maddelerinden biridir. Aşın sıcak ve nem olmazsa, aktif klor seviyesini kaybetmeden uzun süre stabil kalır. Çok hızlı reaksiyona girerek çamaşır elyaflarını yıpratmaz. Klor aÄŸarücıların 60′C nin üzerinde kullanılmaktı tavsiye edilmez.
Peroksit Bazlı Ağartıcılar
Sodyum perborat NaBojHjOj.SHjO sabitli bir ağartma maddesi olduğundan; organik maddeler, yüzey aktif maddeler, parfüm vb. ile reaksiyona girmediğinden tüm temizlik ürünleri içine kolaylıkla eklenebilir.
Yıkama ortamında ısı ve alkalitenin etkisiyle hidrojen peroksit (HjOj) açığa çıkararak serbest kalan oksijen (O2) ile aÄŸartma iÅŸlevini yerine getirir. Sodyum perboraûn aÄŸartma ve beyazlatma etkisi 60″C ‘ nin altındaki yıkama sıcaklıklarında aÄŸartma etkisinin olabilmesi için perborat aktivatörü olan TEAD kullanmak gerekir. Hatalı kullanımlarda çamaşırlar klora oranla çok daha az yıpranır. Gene, günümüzde kullanılan birçok kumaÅŸ boyasının, perboraûn aÄŸartma etkisine dayanıklı olduÄŸu gözlenmiÅŸtir. Ters sonuçlarla karşılaÅŸmamak için test yapılması tavsiye edilir.
Ağartma maddelerini kullanırken şu noktalara dikkat edilir. Direkt çamaşır üzerine dökülmemelidir. Yıkama işlemi başladıktan 5 dakika sonra ilave edilmesi tavsiye edilir.
Su sıcaklığının 60″C nin alûnda olduÄŸu yerlerde veya durumlarda klorlu, üstünde oksijenli aÄŸarûcılar kullanınız . Çok lekeli problemlerde dozajları ararınız. Renkli çamaşırlarda klor bazlı aÄŸarûcılar kullanmayınız. Yünlü, ipekli gibi protein bazlı elyaflarda klor bazlı aÄŸarûcılar kesinlikle kullanılmaz.
“Klor bazlı aÄŸarüalat asidik ürünlerle kesinlikle bir arada kullanılmaz” temizlik
YUMUÅžATICILAR
Çamaşırların elyaf yüzeyleri yıkama sırasında mekanik hareketin etkisiyle düzenli yapılarını kaybederler. Yumuşaûcılar daha öncede belirtildiği gibi katyonik aktif maddelerdir. Yıkanmış elyafın yüzeylerine yerleşerek (Absorbe olarak) yüzeyi yeniden düzgün bir hale getirirler. Elyafı kabartırlar. Yıkama esnasında gerek sürtünmeden gerekse anyonik maddelerden kaynaklanan statik bir elektriklenme oluşur. Çamaşır yumuşaûcılarının bir diğer etkisi de bu statik elektriklenmeyi ortadan kaldırmaktır. Böylece çamaşırlar toz ve kirleri çekmez silindirden daha kolay geçer.
Çamaşır yumuşatıcıları kullanırken:
^ Yumuşaûcının en son durulama suyuna ilave edilmesine ve sonradan durulama yapılmasına dikkat edilir.
^ Çamaşırlarda, özellikle havlularda sertleşme kireçlenmeden ileri geliyorsa yumuşaûa kullanmanın bir yaran olmaz.
^ Uygun dozajın üzerinde yumuşaûa kullanımının özellikle havlular üzerinde bazı olumsuz yönleri vardır. Havlular kaygan, yapışkan bir hale gelir, su çekme özellikleri azalır. Her gün yıkanan çamaşırlarda bir sonraki yıkamaya aşın miktarda katyon aktif madde taşınmış olur, bu yıkama programını olumsuz etkiler.
YaÅŸamaya deÄŸer ortamlar yaratmak istiyorsak Hijyenik olmak
zorundayız.
Hijyen yunanca bir kelime olan “HYGEIA” dan gelmektedir. Anlamı istenmeyen mikroorganizmalara veya dış etkenlere karşı ortamın sıhhi ve güvenilir hele gelmesidir. TemizliÄŸi tamamlanmış ve istenmeyen tüm mikroorganizmalardan arındırılmış ortam HİJYENİK ORTAM dır. Bu manada gıda üreten , hazırlayan ve sunan tüm ortamların insan saÄŸlığı açısından hijyenik olması son derece önem taşımaktadır. Mikroorganizmaların bu anlamda tanımlanması büyük önem taşımaktadır.
——————————————————-
Mikroorganizmalar, temizlik nedir dinde temizlik islamda temizlik dinimizde temizlik temizlik şirketleri temizlik ve sağlık temizliğin önemi çevre temizliği temizlik şirketleri izmir temizlik şirketleri konya temizlik şirketleri fiyatları temizlik ürünleri temizlik malzemeleri ev temizliği
Dezenfeksiyon – Temizlik
24 Kasım 2008 Yazan adminDEZENFEKSİYON
Yerlerin, çevrenin (çalışma masaları, lavabolar vs.) ve tüm alanların deterjanlarla temizlenerek sağlanan Dekontaminasyon seviyesi sadece güzel görünüm sağlamakla kalmaz, aynı zamanda hastanın da korunmasını garanti eder.
Diğer taraftan risk altında bulunan hastalar en basit mikrobik saldırılara bile hassastırlar. Hastanın korunabilmesi için basit önleyici tedbirlerin yanı sıra çevredeki mikrobik mikroorganizmaların zayıf immun sisteme ( böbrek patolojisi, neonatoloji, onkoloji, hematoloji, metabolik hastalar, enfeksiyöz hastalıklar), bilhassa labil anatomik bölgelere (dermatoloji, plastik cerrahi, yanık üniteleri) veya nadiren görülen korunmasız bölgelere (ameliyathaneler, invaziv tedavi bölümleri vs.) baskının minimuma indirilmesi gerekir.
Dializ merkezlerindeki gibi riskin düşük ve aspesifik göründüğü tedavi merkezlerinde sadece yerlerin Dekontaminasyon yeterli değildir. Böyle yerlerde çeşitli kompleks aletler ve potansiyel enfeksiyon kaynağı olabilecek hastalar yoğun olarak bulunduğundan makineler ve servis bölümlerinin de Dekontaminasyon gereklidir. Bu işlem hastayla teması fazla olan kaynaklarda daha yoğun olmalıdır.
Organik artıklarla (kan, cerahat vs.) bulaşmayan servis bölümlerinin (yerler, duvarlar, vs.) kuaterner amonyum tuzları, biguanidler veya bunların karışımlariyla muamelesi yeterlidir. Bu bileşikler çevredeki mikrobik florayı kabul edebilecek düzeylere indirir ve maliyeti de uygundur. Unutulmamalıdır ki; bu işlemin her gün geniş alanlara uygulanması gereklidir. Üstelik rahatsız edici kokusu veya buharı olmamalı ve yeterli anti mikrobik aktiviteye sahip olmalıdır. Hastalarla sık ve yakın temasta olan yüzeyler ise (teşhis ve tedavi için kullanılan aparatların dış yüzeyleri, ameliyat masaları, vs. veya yumuşak dezenfektanlarla kısmen dezenfekte edilmiş organik artıklarla-sekresyonlarla kontamine olmuş yüzeyler gibi) daha kuvvetli anti mikrobik etkiye sahip bileşiklerle düzenli olarak dezenfekte edilmelidir. Bu amaçla aldehitler kullanılmalıdır. Aldehitlerin organik sekresyonlara hızlı bir etkisi vardır ve en az toksik ve iritan maddelerdir. Bu nedenle hastaların, aparatların ve pahalı cihazların zarar görmemesi için de uygundur.
Hastanelerde amaç sadece kiri yok etmek değil, mikrobik florayı da azaltmak olduğundan dezenfeksiyon şarttır.
Dezenfeksiyonla yüzeylerdeki mikroorganizma sayısı azaltılır ve hatta bazı çok özel durumlarda daha dayanıklı olan bakteri sporları da ortadan kaldırılır(sterilizasyon).
FİZİKSEL VE KİMYASAL DEZENFEKSİYON
Dezenfeksiyon ve strelizasyon fiziksel veya kimyasal yollarla yapılabilir. Geleneksel fiziksel sterilizasyon buhar otoklavlarında elde edilen yüksek sıcaklıkta belli bir zaman süresinde bekletilerek yapılır. (Genellikle 12l”C 15 dk) Bu iÅŸlem; bazı bakteri sporları merkezi yoÄŸunluÄŸuyla tespit edilebilir. (Protoplast) Merkezi, aşırı dehidrasyon durumunda nükleik asitler ve proteinler içerir. Stoplazma önce lipitlerden oluÅŸan bir spor membraniyla, ev son olarak da polipeptitlerden oluÅŸan bir dış zarla kaplıdır. (Spor zarı)
Sporların gelişmiş dış kabuğu yaygın olarak kullanılan kuaterner amonyum bileşikleri, guanidin türevleri, alkoller (laboratuvarda spor taşıyan örneklerin dekontaminasyonunun araştırılmasında kullanılır) gibi dezenfektanlara rezistandır. Bu maddeler sporların yarattığı engelleri aşamazlar ve protoplazmaya ulaşamadıkları için etki gösteremezler.
Etkisiz bileşiklerin sporisit etki göstermeleri muhtemelen spor kabuğunun polaritesini değiştirmesine veya içine nüfuz edebilmesine bağlıdır. Bu etki, kuaterner amonyum bileşiklerinin gluteraldehitle kombinasyonlarında görülür. Bazı ticari preparasyonların sporisit etkisini arttırmak için pratik uygulamalar önerilmiştir.
Spor zarına nüfuz edebilen ve sporun içeriğini bozabilen maddeler esas olarak aldehitlerdir: Glutarik, formik ve glioksal (12). Bunların üçünün de etkisi genel kural olarak sporun kabuğunda bulunan amit kökleri veya purin ya da pirimidin bazlı nükleik asitlerle aminin reaksiyona girmesine bağlanır. En etkili aldehit kombinasyonları (küçük miktarda formaldehit ile gluteraldehit) Bacillus subtilis sporlarına hemen hemen diğerlerinin 10 katı daha etkindir.
Sporların tahribi sadece dezenfektanının konsantrasyonuna ve zamana baÄŸlı deÄŸildir.(KabuÄŸa penetrasyon ve yavaÅŸ yavaÅŸ protoplazmanın deÄŸiÅŸmesi) ÇeÅŸitli türlere ait sporlar farklı direnç gösterirler. Bacillus subtilis sporlarında 6 logaritmalık bir inaktivasyon elde etmek için (dezenfektanın sporisit etkili olduÄŸunu söyleyebilmek için % 99,999′ luk bir inhibisyon ÅŸarttır) gluteraldehit solüsyonuyla 3 saatlik bir temas süresi 8 saate uzar. Gluteraldehitle 30 dakikalık bir temas c tetani sporlarının % 99,99 in aktivasyonunu saÄŸlarken B.pumilus sporların ancak %90′ ını inaktivite eder.
Sıcaklık da sporisit etkiyi etkileyen faktörlerden biridir. Aldehitlerin (özellikle formaldehit ve glioksal) etkisi ılık ortamda en azından 10 kat artar. Fakat bu önerilemez, çünkü bu sefer karsinojen olduğundan şüphelenilen iritan buharları çoğalır.
Pratik şartlarda sporisit kimyasal uygulamalara verilen önem artmıştır. (6 Logaritmaya eşit bir inhibisyon) Aslında aletlerin kullanıldıktan sonra doğru bir deterjanla doğru olarak temizlenmesi sporların sayısını ciddi ölçüde azaltır.
HASTANE HİJYENİ
Böylece aletler organik artıklardan da temizlenir. Gerçekçi bir tahminle temizlenmiş aletlerin üzerinde birkaç ünite yada 30-40 ünite spor kalır. Yani pratikte laboratuvar şartlarında olduğundan çok daha düşük seviyelerdeki sporların dekontaminasyonu gereklidir.
Kaynak : http://temizlik.blogspot.com

